"Haberlerimiz büyük basında neden çıkmıyor?" diye soran işçilere Aydın Doğan'dan cevap
Aydın Doğan'ın sahip olduğu Radikal'de 41, Fanatik'te ise 11 gazetecinin işine dün son verildi. Grupta çalışan gazeteciler bugün Posta ve Milliyet'te kıyımın devam edeceğini, Milliyet'tekinin ise daha büyük bir kıyım olacağını belirtiyorlar.
Gazetenin her bölümünden işçi çıkarıldığı, haber bölümünün ise tamamen lağvedildiği Radikal'de 41 kişi içerisinde Atilla Özsever, Celal Başlangıç gibi hak gaspları, emek dünyası, cezaevleri, Kürt sorunu hakkında yazan gazeteciler de bulunuyor. Atılan gazeteciler arasında 12'si idari personel.
Atılan gazeteciler içerisinde daha önce Sabah'ta yapıldığı gibi yalnız sendikalıların değil, sendikalı olmayanların da işine son verildi. Çıkarılanlar arasında, yaşı nedeniyle iş bulma ihtimali zayıf olanlar ile hamile kadınlar da bulunuyor.
İşten atılma sonrasında Türkiye Gazeteciler Sendikası, yalnızca yazılı bir açıklama yapacak. Halen çalışanlar arasında ise sessizlik hakim. Gazetede, atılanların kapıya kadar alkışlarla uğurlanması önerisi ise başta atılanlar tarafından kabul edilmedi!
Doğan Medya Grup'ta 'küçülme politikası' sonucu yaşanan işten atmalar dışında, çalışanları taşıyan servislerin de kaldırılması gündemde.
Adeta bir medya imparatorluğu kuran Aydın Doğan'ın hiçbir gazetesinde sendika bulunmuyor. Muhalif kimliğiyle bilinen ve hakkını dayatan Ahmet Şık gibi gazetecilere ise grubun tamamında ambargo uygulanıyor ve hiçbirinde işe giremiyorlar. Atılanların bu ve 'küçülme politikası' nedeniyle Doğan Grup'ta iş bulmaları mümkün olmayacak.
Zaten Aydın Doğan'ın sahip olduğu gazeteler, grubun tüm haberlerinin, kurulan Doğan Haber Ajansı'nın havuzundan alınmasından beri muhabir kıyımına girişmiş, DHA'da çalışan muhabirlerin omuzlarına ise inanılmaz bir iş yükü bindirilmişti.
Ne kadar 'küçülme politikası' gibi ifadelerle şıklaştırılmaya ve işten atmanın üzerine şal çekilmeye çalışılırsa çalışılsın, tipik bir tekelci patron olarak Aydın Doğan'ın yaptığı çalıştırdığı işçilerden daha fazla kar emmek. Bunun için de daha fazla sayıda işi daha az sayıda insanın sırtına yıkma çabasında.
Gaspedilen ulaşım gibi haklar ise ardından gelecek yeni sosyal hak gasplarıyla devam ettirilecek ve karlar maksimize edilecek. Dedik ya, tek hedef bir 'haber patronu' olarak daha fazla kar etmek.
En başta "Neden haberlerimiz büyük basında çıkmıyor?" diye soran direnişçi ve grevci işçilere duyurulur! Bir işyeri patronundan, bir emek düşmanından daha ne beklenir?