Pazartesi, 2 Temmuz 2007 (19 yıl 3 ay önce)
İZMİR GÜLTEPE
Dün, Gültepe sokaklarında seçimlere yönelik sesli ajitasyonla gazetemizi sattık, seçim bildirilerimizi dağıttık.
Dağıtım sırasında seçim oyununun ancak emekçiler tarafından bozulabileceği, seçimin işçi ve emekçilere daha fazla yoksulluk ve sefaletden başka bir şey getirmeyeceği emekçilere anlatıldı.
Sesli ajitasyonda ise
"Sefallet düzenin oyununu alanlarda boz yaşanacak bir dünya için oy kullanma hesap sor..." vs. denildi.
GEBZE
Gülsuyu ve Diliskelesi'nin ardından
"Oy verme Oyuna gelme" sloganını Gebze pazarında da yankılandırdık.
Cuma günleri kurulan pazarda
"Seçimlerde oy verme!" çağrısı ile emekçilere megafonla konuşmalar yaptık. Bir yandan da gazetemizi sattık. Daha önce böyle bir çalışmanın yapılmadığı pazarda hem yadırgandık hem de ilgiyle karşılandık.
Bizden rahatsız olan zabıta da müdahale etmeye çalışarak megafonla çağrı yapamayacağımızı dayatmaya çalıştı. Cevabımız hazır:
"Sen karışamazsın, yapacağız bu çalışmayı. İstersen polisi ara" diyerek çağrılarımıza devam ediyoruz. Sinirli bakışlarla pazarı bizimle birlikte dolaşmaya başlıyorlar.
Pazarda AKP’den, Erbakan’a, CHP’den Genç Parti'ye MHP’ye kadar oy verenlerle karşılaşıyoruz. Farklı partilere oy verilmesine karşın her emekçide tek bir ortak nokta vardı. O da kafalardaki karşıklık ve güvensizlik.
Gebze pazarından ayrıldıktan sonra
Osmangazi Tren İstasyonu'nda işçileri gazetemizle karşılıyoruz. Seçim faaliyetimize işten dönen ve işe giden işçilerle yaptığımız sohbetlerle günün son noktasını koyuyoruz.
KARTAL
1 Temmuz Pazar gününe, sabahın erken saatlerinde seçim faliyetimizin maddi imkanlarını yaratabilmek için Kartal sahilinde su satışına çıkarak başladık. İkinci çıkışımıza rağmen acemiliğimizi hala koruyan arkadaşlar vardı. Zaman ilerledikçe
"Su su soğuk su", "Almadan geçmeyin", "İçinizi serinletin" seslenişleri ile sularımızı sattık. Su sattıklarımız ilk başta bize bakıp gülüyor, şaşırıyor sonra da sularımızı alıyordu. Bizimle birlikte su satan çocuklar satışlarımız iyi gidince
"Onlar suları musluktan dolduruyor. Sıcak onların suları" diye seslenmeye başladılar. Bu duruma hemen müdahale etmeye çalışsak da antipropagandamız bir süre devam etti. Onlara neden su sattığımızı anlattık. Şakalaşmalarla ayrıldık.
"Oylar bize kurşun olarak dönüyor"
İkinci durağımız seçim çalışmalarımızda ilk kez gideceğimiz Yakacık oldu. Elimizde kalan sınırlı gazetemiz ve bildirimizle ekiplere ayrılıp bir mahalleye giriyoruz. Her çaldığımız kapı, esnaf bizi güler yüzle karşılıyor. Seçimler üzerine sohbet açtığımızda
"Kafamız karışık, bugüne kadar verdikte ne oldu", "Kandırılıyoruz", "Yine de diğerleri (AKP) gelmesin diye versek mi?" cevapları alıyoruz. Bu seçimlerde neyin değişeceğini, oy vermemenin tek başına hiç bir şey ifade etmediğini, örgütlenmemiz gerektiğini, kendi öz örgütlenmelerimizi kurmamız gerektiğini anlattık.
Sivas Katliamı'nın yıldönümü olması nedeniyle özellikle CHP’ye oy verenlere o dönemki hükümeti hatırlatarak kimlere oy vereceklerini sorgulamalarını sağladık. Bir esnaf
"Sivas olaylarından itibaren oy vermiyorum. Oylar bize kurşun olarak dönüyor. Gittiğiniz her yerde, özellikle de CHP’ye oy verenlere ikna edin" diyerek gazetemizi aldı. Koyu CHP’lilerde yok değildi. Onlarla da tartışmalara dönüşen sohbetlerimiz oldu.
Akşam ise mahallede yapılan 2 Temmuz eylemine katıldık. 8 Temmuz'da Pir Sultan Abdal Derneği'nde
"Bu seçimlerde biz yokuz" paneli düzenleyeceğiz.