Erkin Koray'ın yalnızca saçları dökülmüyor, onuru da tel tel... Tüm gençlerin başı sağ olsun
Anadolu Rock Müziği'nin yaşayan efsanesi Erkin Koray, MHP Bodrum İlçe Teşkilatı'nı ziyaret etti. Koray, Türkiye'nin içinde bulunduğu badireyi atlatabilmesi için en uygun partinin MHP olduğunu söyleyerek, ülkesini sevenlerin mutlaka sandık başına gidip oy kullanmaları gerektiğini vurguladı.
Rock, Anadolu Rock vs. ne derseniz deyin, dünya gençliğinin tüm bir 60'lı, 70'li yıllar boyunca, emperyalist işgaller ve savaşlar yoluyla halkların kanının azami kar kanallarına akıtıldığı kesitte sert ve metalik tınıların hakim olduğu başkaldırı ruhunun müzikal yansıması olan ROCK'ın Anadolu halklarının tarihlerinden süzülmüş melodilerle harmanlanmasıyla oluşturulmuş, yerelleştirilmiş versiyonuydu. Onun da özünde aynı başkaldırının genç ruhu vardı. Aynı genç ruhun emperyalist, faşist cendere arasındaki sıkıştırılmaya, ezilmeye çalışılmasına isyanının sesiydi.
Blues'un aritmik melodisini almış, ahşabın tok, gergin tellerin tiz tınılarının siyah insanın gırtlağının derinliklerinden gelen ve acılarını andıran boğuk ve dalgalı sesinin üzerine inşa edilmişti rock müzik. Kayalık bir tepeden kopan taşın her dönüşünde önündeki diğerlerini de harekete geçirip, giderek daha büyükleri, kayaları önüne katıp çığlaşmasındaki gibi bir ritim ve ses, ses ve ritim üzerine kurulmuş olmasıyla gençliğin müziğidir o. Her zaman da öyle kalacaktır.
Bilincinde, umutlarında ve en önemlisi ideallerinde genç ruhun zerresi kalmamış, dünyanın değiştirilmesi, tüm zincirlerin parçalanarak özgürleştirilmesi gerektiğini düşünecek, bunun için emek harcayacak mecali kalmamış ve en az emperyalist kapitalist sistem kadar bunaklaşmış birinin Rock müziğin temsilcisi olması düşünülebilir mi?
Evet, dünü, bugüne gelene kadar yapıp, kattıkları düşünülünce acı bir kayıp. Ama hepsi bu.
Onu ve tüm diğer kaybedilenleri yaratan dünyanın bütün işçilerinin ve halkların mücadeleleriydi. Enternasyonal proletarya sayısal ve niteliksel büyümesiyle varolmaya devam ediyor.
Parçadan, kendi içine kapalı, yerel ve küçük eylemler ancak kendiyle, günlük sorun ve ihtiyaçlarıyla sınırlı taleplerle eyleme çıkıyor. Doğal olarak yerde ve günde, taleplerin çerçevesi kadar daralıp, sönüyor. Kayıplar, yenilgiler halka halka zincirleşiyor ve kırma bilincine sahip olmayı beceremeyen herkesi tasmalayıp kapitalizme bağlıyor.
Tüm olan elbette bununla sınırlı değil. Yeni bir mücadeleci işçi sınıfı kuşağı geliyor.
Tüm güvensizliğine, korkularına, bilisizliğine rağmen böyle gitmez değil, böyle gitmemeli düşüncesi kafalarının içinde büyüyor. Henüz zincirlerini kıramamış ta olsa, giderek geriyor. Sınırlarını zorlama başlıyor. Arıyor, özlüyor, istiyor ve bulmaya, öğrenmeye çalışıyor.
Dünya genelinde olumlu olarak değerlendirilecek ne oluyorsa işte bu genç işçi kuşağının omuzlarında yükseliyor. Tam da, yardım, yol gösteren ararken karşısına hep kaybedilenler, tasfiyeciler, hainler çıkıp çatlattıkları zincirlere kaynak yapıyorlar. Her yorgunluk, umutsuzluk ihanet değildir ama, her ihanet işbirlikçiliktir.
İşte, bugünkü Erkin Koray artık faşizm işbirlikçisi bir haindir. Yüzü geleceğe dönük tüm işçiler ve tüm gençler için ölmüştür.