Avrupa Yakası'ndan aktivistlerimiz Bakırcılar Sanayi Sitesi'nden bildiriyor
Seçim çalışmalarının adreslerinden biri de Bakırcılar Sanayi Sitesi. Büyük çoğunluğu tekstilin çeşitli kollarından oluşan sitede ayrıca metal sektörü de yer alıyor. İş kolları farklılıklar gösterse de çalışma koşullarında bu ayrım ortadan kalkıyor. 8 saat çalışmadan eser yokken işçiler 10 saat hatta zorunlu mesailerle 14 saat çalışma mecburiyetinde bırakılıyor. Ücretler ise asgari ücret veya biraz üstü düzeyinde...
Bizde öğle arasında işçilerle buluşmak, seçimler üzerine sohbet etmek için siteye gittik. Birbirine bitişik ve çok sayıda orta ölçekli fabrikanın bulunduğu sitenin sokaklarında çok az sayıda işçi vardı. Kurultay çalışmalarından tanıdığımız kapı kolu işçilerinin bulunduğu yere yöneldik. Çimenlere oturmuş dinlenen işçi gruplarının yanına giderek bildirilerimizi verdik, seçimler ve çalışma koşulları üzerine sohbet ettik.
Karşılaştığımız bazı işçilerin açıktan sosyalist görüşlü insanların iktidara gelemesini söylemesi yani sosyalizmi telafuz etmesi ancak hemen arkasından “AKP şehitlere kelle dedi”, “Kürdistan kuruluyor hala tepkisiziz” şeklinde yorumlarda bulunması Genelkurmay muhtırılarının etki alanının nasıl geniş kitlelere yayıldığını gösterdi. Özellikle sol-sosyalist kitleler açısından bir değer olan “halkların kardeşliği” şiarının yerine taşınan milliyetçi şoven dalganın etkisiydi bu.
Bizi herhangi bir partinin temsilcisi sanan işçilerin ilk tepkisi çoğunlukla “Ben hiç bir pariye oy vermiyeceğim” şeklindeydi. Bizde parti çalışması yapmadığımızı seçimler karşısında işçi sınıfının tavrını ortaya koymaya çalıştığımızı anlattık. “Devlet bana ne yaptı ki ben de oy vereyim” diyenlerle de oy vermemenin dışında geleceğimizi nasıl elimize alacağımızı konuştuk.
“Sadece on bin kişinin çalıştığı Bakırcılar sitesinin ortak bir ses vermesi bile yeri göğü inletir” örneği üzerinden anlatmaya çalıştığımız örgütlenme ve çözüme buradan ulaşma fikrine ise bir hayal gözüyle baktılar. “Bir kaç kişi ön plana çıkıyorsun hemen işten atılıyorsun ve kimse sahip çıkmıyor”, “Abi bu işçilerle boş yere uğraşmayın bu işçilerden adam olmaz” cevaplarıyla karşılaştık. Sohbet boyunca işçilerde çevremize toplandılar.
İkna çabalarımıza rağmen tabi ki işçilerin “evet ya hemen bir araya gelelim” demeyeceklerini biliyoruz. Bu ancak hedefli ve sürekli bir çalışmanın sonunda olacak.
Sitede çok sayıda genç işçi de vardı. Vakitlerinin kısa olmasından dolayı uzun uzun sohbet edemedik. Bazı gençler "Çözüm sosyalizmde" diyerek neşeyle yanımızdan ayrıldılar. Sınırlı sayıda işçiye ulaştığımızdan dolayı akşam servis çıkışlarını da bekledik ve servislere bildiri dağıttık. Bütün bu faaliyetler boyunca işçilerin kimisi son derece ön yargılı ve soğuk, kimisi de yarın yine gelin diyerek canlı bir şekilde karşıladı bizi.
Bundan sonraki çalışmalarımızda da hem sınıfın kendi içinde kaynaşması hem de bizim onlarla kaynaşmamızın araç ve yöntemlerini geliştirerek gideceğiz. Çeşitli kültür, sanat etkinlikleriyle ve farklı metaryallerle sınıf bilincini sitenin bütününe taşıyacağız.