Perşembe, 5 Temmuz 2007 (19 yıl 3 ay önce)
Genelkurmay direktifi, «kitlesel refleks» ve refleks karargahları zoruyla girilen, emekçilerin özlem ve taleplerinin dışarıda tutulduğu seçim ve buradan çıkartılacak Meclis, bölgesel ve uluslararası dengeler içerisinde tam bir savaş karargahı rolü oynayacak. Daha şimdiden Meclise yerleştirilen partilerin seçim programlarında kullandığı argüman buna işarettir.
"Cesaret" gösterisi
AKP: "Hiçbir komşu ülke toprağının ülkemize yönelik terörist eylemler için bir üs olarak kullanılmasına izin vermeyeceğiz. Türk - Amerikan ilişkilerinin yeni şartlara uyumlu hale getirilerek kurumsallaşması küresel ve bölgesel barış açısından büyük önem taşıyor."
CHP: "Kuzey Irak'taki PKK varlığının ortadan kaldırılması için hükümet hiçbir etkili girişim yapamamış, Kuzey Irak'a asker göndermeye cesaret edememiştir. CHP iktidarda bu konuya cesaretle çare bulacaktır. ABD ile ilişkilerde başta Irak konusu olmak üzere Amerika'nın izlediği bazı politikalar değişmediği sürece bu politikalara karşı tepkimiz sürdürülecektir."
DP: "Yozgat'la Musul'un kaderini tevhid edeceğiz."
MHP: "Türkiye'nin meşru savunma hakkı bütün unsurlarıyla doğmuştur."
Sınırdışı operasyona
"ben yataklık edeceğim" yarışına giren burjuva partiler milliyetçi histerilere oynayan faşist propaganda ile
"cesaret" gösterisine giriştiler. Yaratılan toplumsal iklim ile içerde ve dışarıda savaş kapıları açmaya zemin sunuldu. Bu zemin üzerine yükseltilen saflaşmalar, işçi sınıfı ve emekçilerin değil ama bir bütün olarak egemen sınıfın ihtiyaçlarına yanıt vermeyi içermektedir.
Her yönüyle işçi ve emekçileri ve kardeş halkları vuracak olan Türkiye’nin emperyalistlerin güdümünde bölgenin aktörü olma salvoları, bölgesel işbirlikçilikte daha fazla rol üslenmeye başlayan
Barzani-Talabani taşına toslamaktadır. Kaderin cilvesine bakın ki işbirlikçi Türk devletinin de Barzani ve Talabani'nin de yularını aynı güç tutuyor. Bunların kapıştırılması da kucaklaştırılması da emperyalist güçlerin egemenlik kavgasının düzeyine göre belirlenir.
Ülke içerisindeki iktidar ve güç kapışması bir dengeye oturmakla birlikte karşılıklı güç gösterileri, birbirlerinin etki alanlarını daraltma operasyonları olarak devam ediyor. Hükümet kanadının birçok noktada geri adım atmış olması, yeni Meclis aritmetiğine ordu maşası partilerin girme olasılığı
"oy avcılığı"nı içeren atraksyonları hızlandırdı.
Savaş karargahını oylama
İçerde devlet terörünü azıya alan düzenlemeler, dışarda
"sınırdışı" çığırtganlığı,
“terörle mücadele” maskesiyle yeni çıkışlara basamak yapılıyor. Meclisin savaş yetkisi olan tezkere için toplanması gündemde...
Seçim süreci savaş karargahı kurmak işletilirken, bu sürecin emekçilerin canı kanı üzerine basılarak, kardeş halkların kanı akıtılarak yükseltilmesine seyirci kalınamaz. Seçim oyununa gelip, savaş karargahı kurulmasına onay verilemez.
Oylamayarak, onaylamayarak özlem ve taleplerimizle dikilmeliyiz karşılarına. Tercihimiz oy pusulalarında bir seçenek aramak değil, kendi seçeneğimiz olan taleplerimiz doldurmalı sandıkları. Onlar için mücadele çağrısı ve kararlılığı yansımalı duruşumuza.
Meclisten alacaklar yetkiyi, içerde dışarıda yeni savaş kapıları açmak isteyecekler. Bu kapıların açılmasına alet olmayalım, izin vermeyelim!