Haydarpaşa garı 2007 yazı

Garda, fabrikada, sokakta, okulda... gençlerin aklında tek bir soru "işsiz kalırsam"

GENÇLİK
Pazar, 8 Temmuz 2007 (19 yıl 3 ay önce)

İşsizliğin ağır basıncı sendika üyesi işçilerin de sırtında...

Türk-İş Gençlik Komitesi, Türk-İş üyesi sendikalarda örgütlü genç işçilerin öznel sorunlarını tespit etmek ve genç işçiler ile sendikalar arasındaki ilişkinin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla bir araştırma yaptı.

Araştırma, sendika üyesi genç işçilerin 3'te 1'inin en büyük sorununun işsizlik olduğunu ortaya koydu.

"Memleketimden İnsan Manzaraları"ndan

Haydarpaşa garında
1941 baharında
   saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
      yorgunluk ve telâş
Bir adam
   merdivenlerde duruyor
      bir şeyler düşünerek.
Zayıf.
Korkak.
Burnu sivri ve uzun
yanaklarının üstü çopur.
Merdivenlerdeki adam
      -Galip Usta-
      tuhaf şeyler düşünmekle
         meşhurdur:
"Kâat helvası yesem her gün" diye düşündü
      5 yaşında.
"Mektebe gitsem" diye düşündü
      10 yaşında.
"Babamın bıçakçı dükkânından
Akşam ezanından önce çıksam" diye düşündü
      11 yaşında.
"Sarı iskarpinlerim olsa
kızlar bana baksalar" diye düşündü
      15 yaşında.
"Babam neden kapattı dükkânını?"
Ve fabrika benzemiyor babamın dükkânına"
   diye düşündü
      16 yaşında.
"Gündeliğim artar mı?" diye düşündü
      20 yaşında.
"Babam ellisinde öldü,
ben de böyle tez mi öleceğim?"
      diye düşündü
      21 yaşındayken.
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
      22 yaşında.
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
      23 yaşında.
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
      24 yaşında.
Ve zaman zaman işsiz kalarak
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
      50 yaşına kadar.
51 yaşında "İhtiyarladım" dedi,
      "babamdan bir yıl fazla yaşadım."
Şimdi 52 yaşındadır.
İşsizdir.
Şimdi merdivenlerde durup
      kaptırmış kafasını
         düşüncelerin en tuhafına:
"Kaç yaşında öleceğim?
Ölürken üzerimde yorganım olacak mı?"
         diye düşünüyor.
Burnu sivri ve uzun.
Yanaklarının üstü çopur.

Denizde balık kokusuyla
Döşemelerde tahtakurularıyla gelir
      Haydarpaşa garında bahar
Sepetler ve heybeler
   merdivenlerden inip
      merdivenlerden çıkıp
         merdivenlerde duruyorlar.

...............................................
...............................................

Nâzım HİKMET

İşsizliğin ardından yüzde 16 ile eğitim 2. en büyük sorun olarak ifade edilirken onu yüzde 11,7 ile örgütlenme ve dayanışma, yüzde 10 ile yoksulluk yüzde 9,8 ile sosyal güvenlik ve sağlık izledi.

İşçilerin önerileri


Araştırma kapsamında genç işçilere yönelik örgütlenme çalışmalarının yürütülmesi gereken temelleri de çıkarılmaya çalışıldı. Bu konuda işçilerin ilk 5 önerisini şunlar oluşturdu:

- İşsizlikle mücadele (yüzde 28)

- Gelir dağılımındaki adaletsizlik ile mücadele (yüzde 16,3)

- Sosyal güvenlik, sağlık ve eğitim hakları için mücadele (yüzde 15)

- Sosyal ve kültürel aktiviteler için mücadele (yüzde 12,2)

- Eşitsizliklerin giderilmesi için mücadele (yüzde 11,7)

Araştırma raporunda, normal şartlarda genç işçilerin, genç olmaları nedeniyle sosyal ve kültürel aktivitelere daha fazla önem vermelerinin beklendiğine işaret edilerek, "Ancak ülkemizde çalışma koşulları ve alınan ücretlerle çalışanların yaşamlarını sürdürebilmeleri bile oldukça zordur. Bu nedenle genç işçiler, gençlere özgü talepler yerine, bugün yalnızca hayatta kalabilmek için gerekenleri talep etmektedir" denildi.

İşçilerin durumu


Anket yönteminin kullanıldığı araştırma 33 yaş ve altındaki 2 bin 429 genç işçiyi kapsıyor. İşçilerin yüzde 68.2'lik büyük çoğunluğu lise ve meslek lisesi mezunlarından oluşuyor. Üniversite mezunlarının oranı ise sadece yüzde 4,1.

Araştırmaya katılan işçilerin aldıkları ücretler ise şöyle: Yüzde 13,3'ü 500 YTL'nin altında, yüzde 19,7'si 500-750 YTL arasında, yüzde 43,8'i 750-1000 YTL arasında, yüzde 20,1 1000-1500 YTL arasında, yüzde 1,5'i ise 1500 YTL ve üstünde.

Kağıt üzerinde örgütlü


Araştırma genç işçilerin örgütlü mücadele içinde aktif olarak duramadığını da ortaya koydu.

Bu işçilerden yüzde 94,7'si yöneticilik bir yana temsilcilik dahi yapmıyor. Sendikalarda aktif görevi olduğunu ifade eden genç işçilerin sayısı 128'de kaldı.

Aktif görev alınmadığı gibi sendikaya da gidilmiyor. Sendikalarına hangi sıklıkla gittikleri sorusuna genç işçilerin verdikleri yanıtlar "ara sıra gitme" ve "hiç gitmeme" olarak yoğunlaştı. Sendikaya "ara sıra gittiğini" söyleyenlerin oranı yüzde 43,6'yı, "hiç gitmediğini" söyleyenlerin oranı ise yüzde 29,5'i buldu.

Bu durumun başta gelen sebeplerinden birisi sendikal bürokrasi olmasına rağmen raporda bu oranlar, "gençleri sendikalara çekmek için harcanan çabaların artırılması gerektiği" şeklinde yorumlandı.

Mücadeleye varım


"Sendikasız bir iş yerinde çalışmaya başlamanız halinde, sendikalı olmak için çaba harcar mısınız?" sorusuna genç işçilerin yaklaşık 4'te 3'lük büyük çoğunluğu "örgütlenme için çaba harcarım" yanıtını verdi.

Örgütlenme konusunda çaba harcamayacaklarını belirtenlerin yüzde 52,2'si "sendikaların gençlere yönelik faaliyetlerinin yeterli olmamasını", yüzde 37'si de "işveren baskısını" buna gerekçe olarak sundu.

Sendikaların gençlere yönelik yeterli faaliyet yürüttüğünü düşünenlerin oranı yüzde 6,6'da kalırken, genç işçilerin yüzde 43,2'si bu konuda bilgisi olmadığını ifade etti.