Çarşamba, 11 Temmuz 2007 (18 yıl 10 ay önce)
Van'da 14 yaşındaki Büşra Önem, Orta Öğretim Kurumları Sınavı'nda istediği sonuca ulaşamayınca hayatına son verdi.
Pazartesi günü sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından istediği yere yerleşemeyeceğini öğrenen küçük çocuk kelimenin tam anlamıyla hayata küserek içine kapandı. Büşra, evde bulduğu çeşitli ilaçları içerek, gencecik yaşında girdiği bunalımı ve 14 yıllık yaşamını sonlandırdı.
Milli Eğitim Bakanı: Gerçeklerle yüzleşin
İntihar eden küçük kızın evine taziye ziyaretinde bulunan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik acılı aileyi teselli edeceğine kapitalizmin gerçeklerini hatırlatmayı yeğledi.
"OKS ya da ÖSS, hayatın sonu değil" diyen Çelik, kazanılınca her şeyin süt liman, kaybedilince de dünyanın sonu olmadığını söyledi. Ailelerin ve öğretmenlerin bunu çocuklara öğretmesi gerektiğine işaret eden Bakan Çelik şöyle konuştu:
OKS sonuçları açıklandığı gün öğrencilere çağrıda bulundum. Dedim ki siz bizim için çok değerlisiniz. Bu bir sıralama sınavıdır. Birisi birinci, birisi 8 bininci olacak. Bu kaçınılmaz bir şeydir. Gençlerimiz için hayat birçok fırsatlar vadediyor. Ümit sahibi olanlar için hayat bir sürü fırsatlar vadediyor. Neticede, herkes Anadolu lisesine, fen lisesine girecek diye bir şey yok. Alternatifler var.
İşçinin çocuğu hiç!
"Ümit sahibi olanlar için hayat bir sürü fırsatlar vadediyor." Burjuvazinin sözlüğünde ümit paradan başka bir anlama gelmiyor.
"Biri birinci biri bininci." Sıralama sınavı ne!.. Bunun adı at yarışıdır. Yarış varsa kazananlar kadar kaybedenler de doğal mıdır? Ne için yarıştırılıyorlar çocuklarımız?
"Herkes için de alternatifler var." Fen lisesi bol geldiyse, işçi - emekçi çocukları için meslek liseleri var, teknik liseler var, meslek kursları var. İşçinin çocuğuna alternatif yok tek seçenek işçilik, var bir de
"vasıflı işsizlik".
Sınav sınav üstüne
Eğitim sistemi değil, engelli koşudur bunun adı. Her aşamada karşılaşılan koca bir duvar; OKS, ÖSS, KPSS... İki duvar arası paralı eğitimle timsah çukuru...
Öte yanda ise özel okullardan ilerlenilen başka bir yol var...
"ümidi" olanlar için...
Soyula soyula
Devlet eğitimi tamamen kar amacına yönelik olarak yeniden düzenliyor. Hem her eğitim aşaması bir kar kapısı oldu, hem de eğitimin yönlendirildiği mecra patronların karına yönelik oldu.
Eğitimin 8 yıllığa çıkması, sadece meslek liselerinde kalifiye köle çocuklar yetiştirilmesine yaradı. Ondan öncesi ise 80 kişilik sınıflarda, aidatlarla, harçlarla soyula soyula devam eden bir karadüzen.
Liseden sonrası ise, milyonlarca gencin yığıldığı ve birbirini ezdiği, ezilirken de yine soyulduğu, sonuçta da sadece birkaç yüz bininin girebildiği bir kapı... Bu kapıdan geçmek için dersanelerde ve ara sınavlarda tükenen, mahvolan genç ömürlerin haddi hesabı yok...
Üniversiteden sonrasının ise hiç de parlak olmadığı, binlerce üniversite mezunu işsizden yeterince anlaşılıyordur...
İki sınıf iki eğitim
Öğretmenlere dayatılan sözleşmeli çalışma, öğrencilere verilen gerici-faşist müfredat, kalabalık sınıflar, aidatlar, adeta kara cahiller yetiştiren son derece düşük eğitim kalitesi, eğitimin her aşamasının paralı hale getirilmesi, sonra da bu şartlardan mezun olan milyonlarca öğrencinin iyi ihtimalle ya kalifiye işçi ya da sokakta
"vasıflı işsiz" olarak gezdiği bir eğitim sistemi!
Milyonları kapsayan
"eğitim sistemi" belki çökmüştür ama burjuva çocuklarına daha 2-3 yaşından itibaren verilen apayrı eğitim ise tıkır tıkır işlemektedir. Özel okullarda hayatlarına devam eden burjuva çocukları hiçbir sınavla, şuyla buyla karşılaşmadan yurtdışı okullarda eğitimlerini tamamlayarak tepeden holding ve fabrika yönetimlerine inerler. Yani eğitim de tüm kurumlar gibi sınıfsaldır.
Reva görüleni değil bizim olanı istiyoruz
Seçim döneminde verilen
"ÖSS kaldırılacak" vaadi ise sorunun çok yakıcılaşması nedeniyle verilmek zorunda kalınan bir vaattir. Ancak devlet için trilyonluk sınav gelirlerinden mahrum olmak düşünülemez.
Bu nedenle ötesi ve eğitim sistemindeki kökten sorunlar hiçbir şekilde çözülmek istenmeyecektir. Ta ki emekçiler taleplerini zorla dayatıncaya kadar:
- Eğitimin her aşaması tümüyle parasız olmalıdır
- ÖSS, LGS, OKS vb. tüm sınav sistemleri kaldırılmalıdır.
- Okul, öğretmen, araç gereç sayısı, eğitime bütçeden ayrılan pay artırılmalıdır.
- Dinci-gerici, ayrımcı ders müfredatları değişmelidir.
- Tüm eğitim emekçilerine, çalışan öğrencilere sendika, sigorta ve sosyal güvence sağlanmalıdır.