Perşembe, 12 Temmuz 2007 (18 yıl 10 ay önce)
Öğrenci Seçme Sınavı sonuçları ÖSYM tarafından bugün açıklandı. Bu yıl sıfır çekenlerin sayısı 2006'ya oranla 20 bin arttı. Konuyla ilgili olarak Eğitim-Sen tarafından yazılı bir açıklama yapıldı.
Kapitalizm işçi çocuğuna sıfırcı
Eğitimde ilköğretim sıralarından başlayarak kendisini hissettiren sınıfsal ayrışmanın her geçen gün derinleşmesi en bariz bir şekilde kendisini ÖSS sonuçlarında gösterdi.
ÖSS'nin farklı puan türlerindeki
"şampiyonlarının" hemen hepsi fen, özel fen ve diğer özel liselerden çıktı.
"Başarısızlık üretiliyor"
ÖSS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte gazete ve televizyonlarda da şampiyonların
"başarı öyküleri" her sene olduğu gibi dershane ve özel okul reklamlarıyla birlikte pazarlanmaya başlanacak.
Ancak Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer tarafından yazılı bir açıklama yapılarak, sınava giren 1 milyon 615 bin adayın sadece
yüzde 12’sinin dört yıllık bir yüksek öğrenim kurumuna yerleşeceği belirtildi. Ve bu durumun başlı başına ÖSS'nin başarıdan çok başarısızlıklar ürettiğini gösterdiği vurgulandı. Açıklamada şöyle denildi:
En temel insan hakkı olan eğitim hakkının piyasanın acımasız rekabet koşullarına terk edilerek giderek kamusal bir nitelik taşımaktan uzaklaştırılmasının Türkiye’deki en somut kanıtı olan ÖSS, bu yıl da kimileri için yapılmadan kazanılmış, kimileri için ise baştan kaybedilmiş bir sınav olmuştur.
Sıfır çeken sistemin kendisi
Açıklamada 2006 yılında 27 bin 864 olan sıfır puan alan öğrencilerin sayısının
47 bine yükselerek 20 bin arttığı belirtilip, yoksulluğun ve eşitsizliğin zirveye ulaştığı, işsizliğin, özellikle genç işsizlerin çığ gibi büyüdüğü koşullarda üniversite sınavının adaletli olduğunu söylemenin mümkün olmayacağı vurgulandı.
Her yıl belli il ve okulların şampiyon ilan edildiği söylenerek son yıllarda özel okulların belirgin bir başarı göstermesine dikkat çekildi:
Eğitim sisteminin yarattığı eşitsizlikler sonucu avantajlı durumda bulunan elit bir öğrenci kesimi ile, sorunlarla, sıkıntılarla dolu bir eğitim sürecinden gelen, yoksullukla boğuşan gençlerin yapılacak bir sınavda eşit şartlarda “yarıştığı” söylenemez. Bu nedenle 2007 Öğrenci Seçme Sınavı, tıpkı önceki sınavlarda olduğu gibi Türkiye’nin eğitim sistemindeki derin eşitsizlikleri bir ayna gibi yansıtmış, kaybeden yine yüz binlerce gencimiz ve eğitim sistemi olmuştur.
Vaadlere kanma
Ayrıca açıklamada
"Mazot 1 YTL olacak"dan sonra en çok
"ÖSS’nin kaldırılması" vaadinin gündeme oturduğu da belirtilerek ÖSS gibi burjuva partilerin de umut hırsızlığı teşhir edildi:
Neredeyse tüm siyasi partilerin seçim bildirgelerinde yer alan ÖSS sorunu, her yönüyle sınavlara endeksli eğitim sisteminin ve ülkenin ekonomik-sosyal sorunlarından bağımsızmış gibi ele alınmakta ve değerlendirilmektedir.
ÖSS sorunu, tıpkı benzer sorunlar gibi bir sistem sorunudur. Bu nedenle ÖSS’nin kaldırılması, başka bir eğitim modelinin uygulaması ile mümkündür. Her yönüyle piyasa mekanizmasını ve özelleştirmeleri savunan siyasi partilerin, uygulayacakları eğitim modeli hakkında hiçbir görüş ortaya koymadan, ÖSS’yi kaldıracaklarını iddia etmeleri, yapılan işin “oy kapmaya” yönelik, kuru bir propagandadan başka bir şey olmadığını göstermektedir.
Sınav cenderesine son
Açıklamada eğitim sisteminin ilköğretimden başlayarak üniversiteye kadar, sürekli olarak yapılan sınavlara endekslendiği vurgulanarak,
"Sınavlara endekslenmiş bir eğitim sisteminin nitelikli olması mümkün değildir" denildi.
Eğitim sisteminin eğitmek yerine sınavlara hazırlama temelinde yükseldiği belirtilerek, öncelikli olarak yapılması gerekenin öğrencileri rekabet ve kör bir yarış içine sokan sınav cenderesini kaldırmak olduğu söylendi:
Kapitalizmin dayattığı “piyasacı eğitim” anlayışının tipik bir örneği olan bu anlayış derhal terk edilmeli, öğrencileri birbiri ile rekabet eden değil, onları geliştiren, çok yönlü bilgi ve beceri kazandırıcı, nitelikli bir eğitim anlayışı benimsenmelidir.