Evet 20 Aralık Salı günü YTÜ Hazırlık öğrencileri bir günlük yemekhane boykotu yaptılar. Eyleme 1700 kişilik okulda fasişt ve dinci-gerici 20 kişilik güruh dışında herkes katıldı. Peki bu nasıl oldu? Rektörün dediği gibi yemekhene fiyatları iki yıldır 2 milyondu, ne oldu da bu sene protesto ediyordu öğrenciler?
YTÜ Hazırlık öğrencileri bir günlük yemekhane boykotu yaptılar. YTÜ'de üst geçit eylemi sonrası yine yakıcı bir sorun olarak öğrencilerin gündeminde olan yemek fitatlarına karşı tepki eyleme dönüştü. Taleplerini dilekçelerle rektörlüğe sunan öğrencilerin kolektif hak alma mücadelesini DPG'li öğrenciler anlatıyor:
‘’Ve işte başardık!!!'’ diyordu biri, öbürü buna karşılık "Daha yeni başladık…'’ diyordu. Bazıları sözle dile getirmeseler bile günün sonunda herkesin yüzünde bir arada olmanın kolektife katılmanın, hep birlikte bir şeyler başarmanın karmaşık duyguları okunuyordu. İşte yapmıştık ve işte başarmıştık hiç kimse yemekhaneden yemek yememişti. Belki herkese yapılan alternatif yemek yetmemişti, belki aç kalmışlardı ama yinede yemekhaneden yememişlerdi çünkü birlikte aç kalmak da, ayran kolisi taşımak da, kimsenin duymaması yüzünden gitarın teline parçalarcasına vurmak da, domates dilimlemek de, pankart tutmak da, megafon taşımakta, rektörle tartışmak da birlikte yapılınca güzeldi ve işte insanlar belkide tüm bu zorluklara rağmen gülüyordu. Yıldız Teknik Üniversitesi yemekhane boykotundan bahsediyoruz.
Evet 20 Aralık Salı günü YTÜ hazırlık öğrencileri bir günlük yemekhane boykotu yaptılar. Eyleme 1700 kişilik okulda fasişt ve dinci-gerici 20 kişilik güruh dışında herkes katıldı. Peki bu nasıl oldu? Rektörün dediği gibi yemekhane fiyatları iki yıldır 2 milyondu, ne oldu da bu sene protesto ediyordu öğrenciler?
Gerçekten denildiği gibi yemekhane fiyatları iki yıldır 2 milyondu ancak gözden kaçırılan bazı noktalar vardı bu tespitte. Birincisi öğrenciler daha yeni gelmişti okula dolayısıyla ‘’alışılmışlık'’ gibi bir sorun yoktu (aksine diğer üniversitelerle karşılaştırılan yemekhane fiyatları tepkiyi arttırıyordu). İkincisi yemek kalitesi gittikçe düşmüştü ve öğrencilerin çoğunluğu yemeğin kalitesizliği yüzünden yemek yemiyordu. Üçüncüsü de sene başında yapılan üst geçit için dilekçe toplama eylemi sonrası oluşan "birlikte yapma" duygusuydu.
Üst geçit eyleminden sonra çubuğu daha yakıcı olan (konuşulanlardan çıkan) yemekhane problemine bükmeye karar verdik ve bir plan dahilinde işe başladık. Öncelikle bu konuyla ilgili nabız yoklamak için üç hafta önce, hafta başından itibaren hergün bir kağıt olmak üzere sırayla kapılara kağıtlar astık. Birinci gün ‘’Sence yemekler pahalı değil mi?'’ diye başlayan kağıtlar dördüncü gün toplantı daveti ile son buldu ve toplantıya yaklaşık 25 kişi katıldı. Toplantı sonrası yemekhane sorunu ile ilgilenen bir organizasyon komisyonu kuruldu ve DPG olarak bu komisyonun içinde yer aldık.
Organizasyon komisyonun ilk kararı yemekhane ile ilgili her türlü veriyi (diğer üniversitelerdeki yemeklerden yemekhane şirketine kadar) en kısa sürede toplamak oldu. Böylece çalışma yapacağımız alanda sonradan kullanılacak bir sürü ajitasyon propoganda aracı birikti ve alanı tanıyıp daha kolay müdahale etme imkanı bulduk. Verileri toplayıp değerlendirdikten sonra zamanı gün gün planladık. Plana göre bu konuyla ilgili taleplerimizin yer aldığı (Yemeklerin 1.25 ytl'ye çekilmesi, daha kaliteli yemek verilmesi, yeterli yemek verilmesi ve hijyenin sağlanması gibi talepler vardı) dilekçelerin hazırlanması ve sınıfların böylece haberdar edilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca toplanan veriler ‘’Bunları biliyor musunuz?'’ başlığı altında sınıfların kapılarına yapıştırıldı.
Ertesi gün sadece iki tenefüste (20 dakikada) 1200 tane dilekçe toplandı ve yönetime verilmek üzere hazırlandı. Dilekçeleri her sınıftan bir kişi kendi sınıfına imzalatıyordu ve herkes çalışmayı kendi çalışması olarak sahiplenmeye başlamıştı. Sonrasında tek tek sınıflar dolaşılarak geniş katılımlı bir kitle toplantısı örgütlendi.
Davet sonrası toplanan ve birçoğu yemekhane eylemi organizasyonu için sınıflarında seçilen ‘’gönüllü'’ sınıf temsilcileri yaklaşık 35 kişi dilekçelerin teslim edildiği gün (salı günü) dilekçelerin arkasında olduğunu göstermek ve cevap sürecini hızlandırmak için bir günlük yemekhane boykotu ve bunu sınıflarında örgütleme kararı aldılar. Böylece Salı günü uyarı boykotu yapıldı.
O sabah öncesinde olduğu gibi Yıldız Kültür Öğrenci Derneği Girişimi imzalı bir çok afiş okul panolarına ve yönetimin yasaklamasına rağmen okul duvarlarına asıldı. Daha sonra sabah ikinci tenefüste müdüreye, Rektörlüğe iletilmek üzere tüm okulun katıldığı alkışlı eylem ile dilekçeler verildi. Eylem sonrası toplanan ve daha önceden belirlenmiş gruplar (yemek, propoganda, güvenlik ve koordinasyon gibi gruplar kurulmuştu) bir araya gelerek öğlen 12:00'de başlayacak protesto eylemine hazırlık yapıldı. Eylem sırasında "Protesto Ediyoruz, Yemekhaneden Yemiyoruz!" yazılı ve "Dilekçelerimizin Arkasındayız /YKÖD-G" imzalı iki pankart yasak olmasına rağmen yemekhane önünde açıldı ve iki saat boyunca yine YKÖD yazılı kol bantları takan güvenlik grubu tarafından korundu. Özellikle dilekçe teslimi sırasında bazı öğretmenlerin gelip bizi eleştirmesine karşılık eyleme de katılan başka öğretmenler tarafından cevaplanan eleştiriler bizim eksik bıraktığımız ancak çok önemli olan öğretim görevlilerini ve akademisyenleri bu konuda duyarlı hale getirmek gibi bir çalışmanın mutlaka örülmesini yeniden hatırlattı.
Gün içinde rektörün herhalde çıkattığımız gürültü(!) üzerine okula gelmesi üzerine taleplerimizi bir komisyon aracılığıyla ilettik. Aldığımız cevap aslında herşeyin yeni başladığını gösterdi. Bizim taleplerimizi öğrendikten sonra "Hodri meydan, yapabiliyorsanız yapın" diyen rektöre günün sonunda aynı karşılığı verdik: "Hodri meydan!"
Taleplerimizi içeren dilekçelerin yönetime iletilmesi ile başlayan eylem verilen alternatif yemek ve müzik etkinliğiyle son buldu.
Burası elit üniversite kimse sizi takmaz diyenlere inat "birkaç kişiyle çok zor abicim", "zaman çok kısa beceremezsiniz" diyenlere inat salı günü YTÜ Hazırlık binasında yaptıkları bir günlük uyarı boykotu ile cevap verdi o öğrenciler ve biz de diyoruz ki ‘’Buradan İleriye...'’