Asla unutma, asla bağışlama!

Diri diri yanan 5 kadın işçi için ödül gibi ceza! Bu ülkede sendikasız, sigortasız, çocuk işçi yaşamları paraya eşdeğer!

KADIN
Çarşamba, 26 Eylül 2007 (18 yıl 8 ay önce)

29 Aralık 2005 gecesi 5 kadın işçinin diri diri yanarak ölümü, 4 işçinin yaralanmasıyla sonuçlanan yangından dolayı Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava dün sonuçlandı. Davada yargılanan Bursa Özay Tekstil patronu Lokman Özay 10 yıl hapis cezasına çarptırılırken, ceza 182 bin YTL para cezasına çevrildi.

Davada Özay Tekstil patronu Lokman Özay ile işletme müdür yardımcısı C. E., "tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme" suçundan tutuksuz yargılanıyorlardı. Her iki işçi düşmanının da katılmadığı duruşma sonucunda verilen cezanın anlamı, diri diri yanan 5 kadın işçinin her biri için 2 yıl, paraya çevrilmiş hali ile de 36 bin 400 YTL oluyor!

Asla unutma!


2 yıl önce Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı Çalı beldesi yakınlarındaki Yaylacık mevkiindeki Özay Tekstil fabrikasında gece vardiyasında çalışan 5 kadın işçi can vermişti. İşçilerden Ayşe Denizdalan 15, Safiye Düdüş 18, Gülden Çiçek 21, Necla Özveren 27 ve Sevgi Sesli 32 yaşındaydı.

Fabrikada 12-16 aydır çalışan Safiye Düdüş ile Ayşe Denizdalan'ın sigortaları yoktu. Sevgi Sesli 3 aylık hamileydi. Patron Lokman Özay, yangından sonra Safiye ile Ayşe'nin gazetelerde çıkan fotoğraflarını fotokopi ile çoğaltarak sigorta bildirgelerini Bursa SSK Bölge Müdürlüğü'ne teslim etti. Safiye ve Ayşe ölü işçiler olarak sigorta hakkına böyle sahip oldular!

Bir işçi cehennemi


Tekstil sektörünün merdiven altı dahil yaygın olduğu Bursa, bir işçi cehennemi... Önemli bir bölümü kadın işçiler, sendika bir yana, sigorta hakları bile olmaksızın günde 14-16 saati aşan sürelerde çalıştırılıyor.

İş güvenliği ile ilgili hiçbir önlem alınmıyor. Yanıcı maddelerin kullanıldığı fabrika ve işyerlerinde ne cankurtaran ve doktor, ne yangın çıkışı ve yangın söndürücüsü, yangın ihbar sistemi var. 14-15 yaş için ağır iş kategorisindeki tekstilde çocuk işçi sömürüsü alabildiğine yaygın. İşçilere yangın vb. hiçbir konuda iş güvenliği eğitimi verilmiyor.

Ev tekstili ürünleri üreten Özay Tekstil'de de elyaf, sünger gibi yanıcı maddeler bulunmasına rağmen yangına karşı en küçük bir güvenlik önlemi bile yoktu. İşçilerin diri diri yanarak öldüğü olaydan da görüldüğü gibi, çocuk yaştakiler, hamile kadınlar, gece vardiyasında çalışmaya zorlanıyordu. Yüzde 70'i sigortasız olan işçiler sermayenin amansız sömürüsü karşısında tamamen savunmasızdılar.

8 Mart'lar onlara adanıyor!


Bursa ve diğer illerde 8 Mart eylemleri, 2 yıldır Özay Tekstil'de can veren 5 kadın işçiye adanıyor. Geçen yılki 8 Mart eylemlerinde yanan işçileri öldükten sonra sigortalayan ve hiçbir denetim yapmayan Bursa SSK Bölge Müdürlüğü'ne siyah çelenk bırakıldı ve fabrikanın bulunduğu Çalı beldesi Yakacık mevkiine gidilerek fabrika önünde anma yapıldı. Bu yılki 8 Mart mitinglerinde de ölen 5 kadın işçinin fotoğrafları taşındı.

Asla bağışlama!


Bursa'da kölece çalışma ve kölece yaşam kurbanı kadın işçiler, ne ilkti ne de son! Onların hemen peşi sıra, 1 ay içerisinde İkitelli'de 3, Dudullu İMES'te 5, İkitelli Dökümcüler Sanayi Sitesi'nde 2 işçi yanarak can verdi. Son 2 ay içerisinde sermayeye kurban verilen işçi ve emekçilerin sayısı ise hücrede duvara atılan çentikler gibi gün gün artıyor.

Dahası, emeğin korunması mücadelesi emeğin yumruğunun gücüyle yürütülmedikçe, sayısız Özay Tekstil patronu, işçilerin ölümleri için cezalandırılmak şurada kalsın, ödüllendiriliyor! Bu hükmü işçi sınıfının, öncü işçi ve emekçilerin, öncü işçi kurullarının verip yürütmesi gerekiyor! Safiye, Ayşe, Gülden, Necla ve Sevgi'nin yaşamlarıyla değil ama ölümleriyle emekçilere çağrısı bu olmalı:

Sınıf kardeşinin katlini asla unutma, katillerini asla bağışlama!