Perşembe, 27 Eylül 2007 (18 yıl 10 ay önce)
Bir uzak Asya ülkesi olan Maynmar'da, demokrasi talebiyle süren eylemlere karşı ordu silah kullanmaya başladı.
Cuntadan gelen eylemlere son verilmemesi halinde "güçlü bir yanıt verileceği" yönündeki tehditlere rağmen protesto gösterilerin kesilmediği ülkeden ilk ölüm haberi dün geldi.
Dün 5 kişi öldürüldü
Saldırı onbinlerce kişilik eylemlere ev sahipliği yapan ülkenin en büyük şehri ve eski başkenti olan Yangon'da (Rangun), protesto gösterilerinin dokuncu günü olan 26 Eylül'de gerçekleştirildi. Dokuz gündür devam eden eylemlere yönelik gerçekleştirilen bu ilk saldırıda beş kişi öldürüldü.
Saldırının ardından Yangon'daki ordu ve polis birlikleri takviye edilmeye, caddelere dikenli tellerle barikatlar kurulmaya başlandı. Buna rağmen şehirde dün öğlen saatlerinde binlerce kişinin katıldığı birçok gösteri yapıldı. Eylemler, ateş açılacağı uyarıları, yer yerde doğrudan ateş açılarak dağıtıldı.
Dün gece ise en az altı manastıra kapı ve pencereler kırılarak baskın düzenlendi, yataklarından kaldırılan rahipler dövülde, bin civarında Budist rahip ise askeri kamyonlara doldurularak tutuklandı.
Bugün en az 9 eylemci hayatını kaybetti
Yangon kentinde yasağa rağmen bugün de toplanan göstericilerin sayısı on binlere ulaştı. Ülkeden eylem ve saldırılara yönelik görgü tanıkları anlatımına dayanan bir çok haber geliyor.

Gelen haberlere göre, askerlerin kent merkezinin boşaltılması için tanıdığı 10 dakikalık sürenin ardından Yangon çevresinde çıkan üç ya da dört olayda çok sayıda protestocunun vurularak yaralandığını ya da dövüldüğünü söyledi.
Sule tapınağı civarında toplanan binlerce göstericiye önce uyarı ateşi açıldı. Sonra megafonlarla, göstericilere dağılmaları, yoksa sert önlemler alınacağı tehditleri savruldu. Daha sonra ise en az 100 kişi gözaltına alınarak, askeri kamyonlara binmeye zorlandı. Diğer göstericiler ise dağıldılar.
Yangon'un merkezinin doğu kesimindeki Pazundaung nehri üzerindeki köprü yakınında bulunan kalabalığa ise askerler ateş açtı.
Açılan ateş sonucunda aralarında Japon bir gazetecinin de bulunduğu 9 kişi öldü. Çok sayıda kişi dövüldü ve dövülerek gözaltına alındı.
Kentte fiili bir sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Asker ve polisler Rangun sokaklarında hoparlörlerle dolaşarak halka evde kalma çağrısı yapıyor.
Olayların gelişimi
Eylemleri, petrol fiyatlarına yapılan zam tetikledi. Bir ay önce yakıt fiyatlarının artmasına karşı başlayan gösterilerde onlarca kişi gözaltına alındı.
Zammı 5 Eylül günü Pokkoku'da bir eylemle protesto etmek isteyen rahipler de saldırıya uğradı.
Rahipler, petrol fiyatlarının yükseltilmesini protesto ettikleri gösteride kendilerine kötü muamele edilmesine karşı hükümete özür dilemesi için 17 Eylül Pazartesi gününe kadar süre verdi.
Verilen sürenin dolmasının ardında 18 Eylül Salı günü Shwedagon manastırından 2 bin rahip yürüyüşe başladı.
Eylemlere karşı baskı, sansürle başladı. Gösterileri takip eden yerel gazeteciler tartaklandı ve kameralarına el konuldu, protestolarla ilgili haberlere yayın yasağı konuldu.

Rahiplerin eyleminin yankısı ise kısa zamanda geniş kitlelere ulaştı. Onbinlerce insan olası saldırılara karşı rahipleri insan kalkanına alarak yürüyüşlere eşlik etmeye başladı.
24 Eylül günü dün ve bugünkü saldırıların gerçekleştirildiği Yangon şehrindeki gösterilerin başladığı Shwedagon tapınağından başlayan ve Yangon sokakları boyunca 20 kilometre kadar süren yürüyüşe, yaklaşık 100 bin kişi katıldı. Rahipler insan selinin 30 bin kişilik bölümünü oluşturuyordu.
Myanmar
1948'de İngiltere'den bağımsızlığını kazanan ülke 1962'den beri askeri diktatörlükle yönetiliyor.
1988'de kitlesel demokrasi gösterilerinin büyük çaplı katliamlarla bastırılması ve 3 bin kişinin ölmesi ardından, 1990 genel seçimlerini Aung San Suu Kyi ve partisi Ulusal Demokrasi Birliği yüzde 60 oyla kazandı.
Fakat generaller seçim sonuçlarını tanımayarak, Aung San Suu Kyi'yi ev hapsine aldı.
Rahiplerde, kendi davalarını, son 18 yılın yaklaşık 12 yılını gözaltında geçiren Suu Kyi'nin demokrasi mücadelesiyle ilişkilendiriyor.