Baba Kız Grev Okulunda

Elif Kirpi, bir Me-Ka grevcisinin 15 yaşındaki kızı. Örfi Çetinkaya Endüstri Meslek Lisesi 1. sınıf öğrencisi

GÜNCEL
Cuma, 23 Aralık 2005 (20 yıl 9 ay önce)

Elif Kirpi, bir Me-Ka grevcisinin 15 yaşındaki kızı. Örfi Çetinkaya Endüstri Meslek Lisesi 1. sınıf öğrencisi. Elif ile yapılan aşağıdaki röportajı www.komunarca.org adlı internet sitesinden -Bu arada gençliğin gür sesine kocaman bir merhaba- aldık. Devrimci proleter gençler, 11 Aralık Pazar günü, Söz Alınterinin Kurultayı çalışanlarının organize ettiği Me-Ka işçilerinin, Serna Seral grevini ziyaretinde tanışmışlar Elif ile... Grev yalnız babası için değil Elif içinde bir okul olmuş. Zaten her haftasonu grev yerinde alıyor soluğu. Kendisinin ve diğer kardeşlerinin okuyabilmesi için Elif'in abisi kazandığı halde üniversiteye gidemedi; fakat, 15 yaşındaki Elif insanların kendilerini "kurtarması" için okumalarının şart olduğunu düşünüyor, üniversiteye gidip bilgisayar teknisyeni olmanın hayalini kurarak. Grevden öğrendiği şeylerde var: "Birlik olmak şart" diyor Elif, "birbirimize dayanıp bir şeyler başarılmalı.." Liseye kaydı yapılırken babasından istenen 250 milyonluk kayıt parasına şaşıyor Elif. Bir yandan "Devletin bize sahip çıkması, tüm işçilere, çocuklara, okumak isteyenlere sahip çıkması gerekiyor" derken, öte yandan spor parasına, eğitime katkı parasına, hademe parasına, arma-kravat parasına şaşıyor Elif.


Babanın Me-Ka’daki grevinden bahseder misin? Neden grevdeler?
Babamlar haklarını aramak için bunları yapıyorlar. Bence haklılar. Kazanacaklarına inanıyorum. İşçinin hakkı sendika gelmesiyle yerde kalmayacak. Babamı destekliyorum.

Artık “direniş” sözcüğü senin için ne anlam ifade ediyor?
Direniş sözcüğü bir takım kişilere karşı birlikte olmak, o kişilerin haksızlık yapmalarını önlemek, direnmek, haklarını aramak anlamına geliyor. Bu da çok iyi birşey.

Bu direniş sürecinden sen, ailen nasıl etkilendiniz? Babanla olan ilişkinde ne gibi değişimler oldu? Bir değişimden söz edebilir misin?
Grev olmadan önce ekonomik koşullarımız daha iyiydi. Grev olduktan sonra sıkıntılar yaşadık ama hiç birbirimizi incitmedik. Bizi yıkmadı bu grev.

Daha çok mu yakınlaştınız?
Evet yakınlaştık. Babamla birlikte grev yerine gidiyorduk. Herkesin birbirine tutunduğunu gördük. Birlikte birşeyleri başarabileceklerine inanıyorum. Birbirimize daha da çok yakınlaştırdı bu grev.

Babanın bu mücadelesi sana hangi duyguları yaşatıyor? Neler gördün?
İnsanların birbirine her koşulda, her şartta birbirlerine dayanıp birşeyleri başarabildiğini gördüm. İnsanlar böyle zorlukları hep birlikte atlatacaklar, atlatıyorlar. Bu yüzden grevdeki kişilerin birbirlerine dayanarak birşeyleri başaracaklarına inanıyorum.

Okuyorsun, bir yandan babanın, bir işçinin direnişine destek veriyorsun. Okuldaki arkadaşlarınla paylaştın mı bunları, seni anladılar mı?
En yakın arkadaşlarımla paylaşıyorum. Onlar da merak ediyorlar, ben onlara anlatıyorum. Onlar da destekliyorlar. Hiç bir sorun olmuyor. Bir arkadaşımızın sorunu olduğunda hep birlikte ona koşuyoruz. Benim meselem olduğunda onlar da bana koşuyor.

Arkadaşların arasında onların ailesi böyle bir grev direniş yaşamış mı?
Sormadım ama vardır onların da babaları işçi ve anlıyorlar.

Biraz okulundan, okuldaki yaşantından bahseder misin?
Okulumuz iyi bir okul. Hiç birşeyi eksik değil, labaratuarı, derslikleri çok güzel. Bütün koşullar var. İyi bir okul.

Günlük yaşantında neler yapıyorsun, nelerle uğraşıyorsun? Veya ne/neler yapmak isterdin?
Cumartesi ve Pazar günleri sadece rahat olabiliyorum. Sınavlar var bunlara çalışıyorum. Erken kalkıyorum, okul biraz uzak olduğu için 6:00'da kalkıyor 7:30'da yola çıkıyorum. Servis var. 16:00'da okuldan çıkınca 17:30'da evde oluyorum. Biraz yoğun geçiyor günler. Cumartesi ve Pazar günleri de zaten babamı desteklemeye grev yerlerine gidiyorum.

Sen de bir liseli olarak, sence liseli arkadaşlarımız geleceğine nasıl bakıyor? Sen nasıl bakıyorsun geleceğine?
Başarabilirsek, iyi bir gelecek bekliyorum. Bütün benim yaşımdaki kişilere başarılar diliyorum. Herkes çalışıp geleceğini kurtarmalı. Çalışmak istememiz biraz da bu grevlere bakmamızla oluyor, bu işçiler zamanında okusaydı, liseye gitseydi bu duruma gelmezlerdi. O yüzden biz de bu durumları yaşamamız için, bu durumları yaşayanlara destek olmamız için okumamız gerekiyor.

Üniversiteye gitmeyi düşünüyorsun o zaman. Hangi bölüm istiyorsun?
Bilgisayar bölümünü istiyorum. Teknik liseye de notlarımın iyi olması sebebiyle geçebileceğimi düşünüyorum. Üniversiteye de gidersem bilgisayar teknisyeni olarak geleceğimi kurtarmayı düşünüyorum.

Sence liseyi veya üniversiteyi bitirdiğinde istediğin iş kolunda iş bulabilecek misin? Bunun kaygısını şu an, bugünlerden hissediyor musun?
Hissediyorum. Liseyi üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulabilecek miyim, bunu bilmiyorum. Ama yine de iş bulamasam bile, kazandığım bilgiler kendime yeter diyorum ama iş bulursam daha iyi olacak tabii ki.

Biraz da liselerin sorunlarından konuşalım. Liseli olmak nasıl bir duygu. Bir liselinin gözünden bize “liseli olmayı” anlatır mısın?
İnsan liseye geçince kendini büyümüş hissediyor. Lise benim için eğitimin basamaklarından bir tanesi. İlkokul bitti, ortaokul bitti liseye geldim ve seviniyorum. Tabii ortaokulu bitiren bazı çocukların babalarının ekonomik koşulları iyi olmadığı için onları liseye gönderemiyor. Onlara da üzülüyorum tabii. Bizim de biraz ekonomik koşullarımız kötü olduğu için babam beni liseye gönderdi. Babama daha da yakınlaştırdı. O beni okumak için destekledi ben de onu grevde destekliyorum. Liseli olmak tabii güzel birşey.

Okulunda, eğitim sisteminde neler hoşuna gitmiyor, hoşuna gitmeyen şeyler var mı? Neyin/nelerin değişmesini istersin?
Her okulda olduğu gibi bizim okulda da sorunlar yaşanıyor. Öğrencilerden bazıları okuma isteği yok, sigara içenler var. O kişileri okulda istemiyorum, onların da öğrenim görmesini istiyorum ama böyle bir öğrenim görülmez. Bunun değişmesini istiyorum.

Hap, eroin gibi şeyler oluyor mu, duyuyor musunuz?
Duyuyoruz da ama genellikle sigara oluyor. Bir de, her okula gittiğimizde para istiyorlar. Spor parası, eğitime katkı parası, hademe parası… yani herşey için para istiyorlar. Bunları verebilecek var, veremiyecek kişileri de düşünüp bunların biraz kısıtlamalarını istiyorum.

Okula kayıt olurken kayıt parası ödediniz mi?
Evet 250 milyon ödedik.

Ödememek gibi bir hakkınız var.
Hakkımız vardı ama o zaman beni okula kayıt yapmıyorlardı. Onun yanı sıra 20 milyon ön kayıt parası ödedik, bankaya yatırdır. Bir de 2 top A4 kağıdı istediler. Zarf, pul istediler. Çok şey istediler, kapaklı dosya… bunları götürdük. Yani çok zor.

Haberlerde duymuşsundur belki, okullarda masraf bahanesiyle kayıt parası zorla velilerden alınıyor. Bunlar bir işçi ailesi için ciddi rakamlar. Bu paraları veremeyen aileler ise kayıt parası karşılığı temizlik vs yapıyor. Bir liseli arkadaşımızın babası kayıt parası karşılığında çatıyı tamir ederken öldü. Eğitim için para alınmasını, ailelerimize böyle işkenceler edilmesini nasıl karşılıyorsun?
Bizden 250 milyonu istediklerinde şaşırdım. Bunları veremeyen kişileri de çok sıkıştırıyorlar bizim okulda olsun başka okulda olsun. Biz de çok sıkıştık. Borç harç bularak verdik. Babam benim bu sıkıştırmaları yaşamamam için elinden geleni yaptı bu parayı zorla buldu. Bunları almamaları gerekiyor. Çünkü bazı insanların veremeyecek durumu yok. Bu ülkede hep konuşuyorlar okuyun falan diyorlar ama okumak için de koşulları daha zorlaştırıyorlar. Para istiyorlar, onu bunu istiyorlar. Bu durumda biz nasıl okuyalım.

Ailen peki, eğitimin bu şekilde para ile verilmesine karşı nasıl bir tepki duyuyor?
Annemin tepkisi oldu, çok kızdı bu parayı istediklerinde. Hatta Milli Eğitim’e gitmeye bile kalktı. Biz de boyun eğmek zorunda kaldık bunlara. Bu parayı vermek istemedim. Bu parayı oraya vereceğime boğazıma verseydim daha iyi olurdu. 250 milyonu öyle verdik. Bir de bunun yanı sıra spor parası 2 milyon isterler, her ay 15 milyon isterler… yani tepki duyuyoruz biz bunlara. İlkokuldayken de istiyorlardı, ortaokuldayken de istiyorlardı. Lisede de istiyorlar, lisede bu kadar istiyorlarsa üniversitede ne kadar isteyecekler bakalım yani. Bu kadar isterlerse, ben ve başka kişilerin geleceğini iyi görmüyorum.

Daha iyi bir yaşam, çalışma koşullarının düzeltilmesi, sendika-sigorta hakkı gibi sosyal haklar, insanca yaşanacak bir ücret gibi ekonomik haklarını kazanmak için senin baban mücadele ediyor. Yani aslında bu kadar gündür, 111 gündür katlandıkları aslında hep senin geleceğin için. Peki sen baban ve kendi geleceğin için ne yapacaksın? Ne yapmalısın?
Kendi geleceğim için okumalıyım. Bunu başarmak için de babamın bu hakları istemesi gerekiyor. Grevde babama destek çıkıyorum. Daha da çok desteklemek istiyorum. Ben ve benim gibiler için bütün babaların annelerin haklarını aramaları gerekiyor. Mesela asgari ücret 350 milyon. Bu para kimsenin işini görmez. Bir çocuk için okul kayıt parası 250 milyonsa geriye kalır 100 milyon. Bir aile için 3 kişilik bir aile bile olsa geçimi çok zor.

Senin annen çalışıyor mu?
Hayır çalışmıyor, ev işi yapıyor. 2-3 tane ineğimiz var artık. İneğimiz yokken annem dantel örüyordu, oya yapıyordu, yine de destek çıkıyordu babama, evi geçindirmek için. Eskiden kirada da oturuyorduk. Yani çok zordu. Şimdi ineğimiz var annem onlarla uğraşıyor, abim sağolsun çalışıyor. 3 kardeşiz, kardeşimin ve benim okumam için abim üniversiteyi kazandı ama gidemedi, çalışıyor bizim okumamızı istiyor.

Aslında tüm anlattıkların yüzünden paralı eğitim senin için bir sorun olarak duruyor. Üniversiteye de gitmeyi düşünüyorsun. Senin şu an yaşadığından daha fazla sorunlar seni üniversitede bekliyor buna emin ol. Harç parası, transkrip parası, ulaşım-barınma parası ve saymadığım ıvır zıvır herşeye para. Bunlar şu an ve yarın karşında duran sorunlar. Parasız eğitim istemek hakkımız değil mi?
Hakkımız. Bütün öğrencilerin, bütün ailelerin hakkı. Çocukların okumaya hakkı varsa anne babaların da devletten birşeyler beklemeye hakkı var. Devletin bize sahip çıkmasını, tüm işçilere, çocuklara, okumak isteyenlere sahip çıkması gerekiyor.

Dürtmeyince birşeyler alınmıyor. Senin babanın yaptığı gibi. Baban birşeylerin uyarısında bulunuyor aslında, siz bize haklarımızı vermezseniz biz de iş durdururuz o zaman üretim yapmayız, mallarınızı alamazsınız. Bizim de o zaman öğrenciler olarak parasız eğitim ile ilgili birşeyler yapmamız gerekiyor.
Sesimizi duyurmamız gerekiyor.

Mesela senin okulunda böyle bir şey yapabilir miyiz, veya ne yapabiliriz?
Benim okulumda önemli şeyler yapabiliriz ama bunları başlatmaları lazım ilk önce. Benim okulumdaki kişiler, bu lise kırsal kesimde olduğu için ekonomik durumu iyi olmayan kişiler var. Bu kişilerin sesini duyurmak için birilerinin bize destek çıkması gerekiyor.

Senin arkadaşların nasıl düşünüyor, "ne bunlar yeter artık" diyorlar mı?<
Benim gibi düşünüyorlar.

Mesela bir imza kampanyası başlatsak biz orada ailelerimizle beraber.
Evet çok güzel olur bütün aileler katılır. Artık her okul girişinde ve çıkışında müdür bir konuşma yapıyor. Spor parası lazım onu getirin. Mesela arma kravat parası birlikte 15 milyon. Herkes veremiyor. Ekonomik durumları olmayanları bir odada topladılar. Dediler istiyoruz. Eğer getirmezseniz sizi okula almayız. Son bir gün verdiler, isimleri çıkardılar kapıda bekledi öğretmenler, kravat parasını getirmeyenleri geri gönderdiler.