Cuma, 5 Ekim 2007 (18 yıl 10 ay önce)
CIA'in aralarında Avrupalı emperyalistlerinde bulunduğu bir çok ülkeye yayılmış gizli cezaevleri ilk kez iki yıl önce Washington Post gazetesi tarafından ortaya çıkarılmıştı.
ABD bu konuda uzunca bir süre inkar ve sessizlik politikası izlese de daha sonra gizli cezaevlerinin varlığını Bush'un ağzından kabul etmişti.
Gizli cezaevlerinde uygulanan işkence yöntemleri ve vahşet, duvarların ardından taştıkça büyük tepkilere yol açmış, en son Eylül 2006'da Washington, CIA'in gizli gözaltı tesislerinde tutulan son 14 kişinin Guantonamo üssüne nakledildiğini, CIA'in elinde gözaltında bulunan başka kimsenin kalmadığını açıklamıştı.
Yok dediler varmış!
Bir CIA yetkilisi The New York Times gazetesine, 2006 sonunda yakalanan El Kaide liderlerinden Abdülhari el Iraki'nin Guantanoma üssüne sevk edildiğini söyledi. Iraki'nin nakilden önce ise aylarca CIA'in gözetimi altında tutulduğunu açıkladı.
Bu açıklamayla istenmeden de olsa gizli cezaevlerinin ve işkenceli sorguların hala faal olarak uygulandığı ortaya konulmuş oldu.
The New York Times gazetesinde yer alan haberde, CIA'in gizli programı çerçevesinde başka kişilerin gözaltında tutulup tutulmadığının bilinmediği kaydedilirken, CIA sözcüsünün de bu konudaki soruya yanıt vermediği belirtildi.
Habere göre, CIA sözcüsü sadece, "terör zanlılarıyla ilgili gözaltı ve sorgulama programlarının yasalar çerçevesinde yürütüldüğünü" söylemekle yetindi.
Fakat haberde, Adalet Bakanlığı'nın 2005'te yayınladığı gizli hükümle, CIA tarafından kullanılan şiddet içeren sorgulama yöntemlerinin onaylanıp yasal güvenceye kavuşturulduğu da hatırlatıldı.