19 Aralık direnişi ruhu ile Kadıköy'e!

GÜNCEL
Cuma, 23 Aralık 2005 (20 yıl 9 ay önce)

19 Aralık katliamının ve direnişinin 5. yıldönümü dolayısıyla 25 Aralık'ta Kadıköy'de miting düzenleyecek olan kurumların, mitinge çağrı amacıyla ortak çıkarttıkları bildiriyi yayınlıyoruz:

"Sen dışarıda biraz daha özgürsen birileri bunun bedelini ödediği içindir!..."
19 Aralık katliamının yıldönümünde;
Tecride, antidemokratik uygulamalara, devlet terörüne karşı alanlara!

Devrimci tutsaklar şahsında teslim alınmak istenen tüm toplumdur

19 Aralık 2000'de bu ülke tarihinin en kanlı katliamlarından biri yaşandı. Aynı anda 20 cezaevine askeri, polisi, uzun namlulu silahları, gaz bombaları ile saldıran devlet, aslında bize, tüm topluma saldırıyordu. Atılan her bomba, sıkılan her kurşun, işçiye kölelik yasalarını, emekçiye daha az geliri, yoksul köylüye kotaları, kadına şiddeti, gence parallı eğitimi ve işsizliği, ezilen Kürt halkına inkar ve imhayı dayatmak içindi.

19 Aralık'ta cezaevlerinde katledilen, F tipi hücrelerde ağır tecrit koşullarında teslim alınmak istenen, devrimci tutsaklar şahsında, bu ülkenin insanca yaşamak, emeğinin karşılığını almak isteyen gençleriydi aslında... Katledilen, teslim alınmak istenen insanlıktı, özgür yarınlar mücadelesiydi.

19 Aralık'ta dünyada örneğine az rastlanır bir vahşilikte gerçekleşen bu katliamda tarihe yazılan devletin kanlı yüzü kadar devrimcilerin direniş ruhu ve iradesi oldu. Toz, duman, kurşun sesleri arasında ölüm orucundan yorgun düşmüş bedenler birbirlerine kenetlenerek, yoğun gaz bombalarına, açılan ateşlere karşı dimdik ayakta durmayı başardı, zafer işaretleriyle bir kez daha direnişin sembolü oldular.

Tecrit: Kimliksizleştirme, örgütsüzleştirme ve tek tipleştirme saldırısıdır

Bugün 19 Aralık katliamının 6. yılına girmiş bulunuyoruz. Düzen cephesinden tecrit politikaları derinleşerek dayatılmaya devam ediyor. Ceza İnfaz Kanunu (CİK), Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) uygulamaları ile tecrit politikaları daha da ağırlaştırılmaya çalışılıyor. Bu saldırıların adı her anlamda ve alanda, kimliksizleştirme, örgütsüzleştirme ve yabancılaştırmadır!

Egemenler neden 19 Aralıklar'a, baskı ve teröre ihtiyaç duymakta, neden içerde ve dışarda tüm topluma tecridi dayatmakta?

Çünkü, derinleşen servet-sefalet kutuplaşmasının, artan yoksulluğun, azgınlaşan sömürünün, emperyalizme kölece bağımlılığın doğal sonucu, katliamları, devlet terörünü, yasak ve baskıları aynı ölçüde artırmaktır. İşte bundan dolayı dönemin başbakanı Ecevit, "İMF politikalarını hayata geçirmek için sokağa, sokağa hakim olmak içinse cezaevlerine" diyordu.

O gün için IMF programlarının hayata geçirilmesi, krizin faturasının biz ezilenlere yüklenebilmesi "cezaevleri sorununun çözümüne" bağlıydı. Bugün karşımıza çıkan sosyal yıkım programlarının, özelleştirmelerin, örgütsüzlük dayatmasının ve tüm demokratik hakların ortadan kaldırılmasının mümkün olabilmesi içeride devrimci tutsakların yok edilmesine ve dışarıda da topyekün bir saldırı ile devrimcilerin, ilericilerin ve onların temsil ettiği değerlerin terörle bastırılmasına bağlıydı.

Çünkü, F tipi tecridini kabul etmeyen devrimci tutsaklar, herşeyden önce zulme ve baskıya karşı direnişi temsil ediyorlardı;

Çünkü, onlar, saldırılara karşı haklarımızı korumak için örgütlü mücadeleyi örnek olarak önümüze koyuyorlardı;

Çünkü, onlar, kimsenin açlık çekmediği, haksız savaşlarda ölmediği bir dünya özlemini dillendiriyorlardı.

Çorum'dan Sivas'a, 19 Aralık'tan Şemdinli'ye devlet terörü sürüyor

Ancak, 19 Aralık ne ilk ne son katliam olacaktır bu coğrafyada. Dün Çorum'da, Maraş'ta, Sivas'ta.... '95 Buca, '96 Diyarbakır ve Ümraniye, '99 Ulucanlar, 2000 Burdur zindanlarında, katliamlar düzenleyen devlet, bugün Kürt halkının özgürlük mücadelesini sindirmek için Şemdinli'de, Yüksekova'da aynı kanlı yüzünü bir kere daha gösteriyor bizlere. 19 Aralık'tan bugüne devletin değişmeyen terörü bu kez Şemdinli'de Kürt halkını hedefliyor. Bombalar patlıyor, insanlar katlediliyor, üzerlerine kurşun sıkılıyor. Cenazelerini sahiplenen Kürt halkının üzerinden F 16 savaş uçakları uçurularak halk tehdit ediliyor. Ne zaman meclise emperyalistlerle uşaklığı pekiştirmek için onaylanmayı bekleyen ağır yasa paketleri gelse, ne zaman işçi-emekçi ve gençler, ezilen halklar hakları için mücadeleyi yükseltse, devlet şovenizm zehirini saçıyor, katliam silahını çıkarıyor, azgınca saldırıyor.

19 Aralık direnişi ruhuyla alanlara!

Şimdi tarihler Aralık 2005'i gösteriyor. Egemenler geride kalan 5 yıl içerisinde devrimci tutsakları teslim almak, direnişlerini kırmak için F tipi hücrelerinde ve İmralı'da ağır tecrit koşulları uyguluyor. Bu da yetmezmiş gibi düşünmelerini, konuşmalarını, yazmalarını, okumalarını, gülmelerini, kısaca insana dair ne varsa tüm haklarını engelleyen Ceza İnfaz Kanunu'nu uygulamaya sokuyor. İçerideki duvarları daha da kalınlaştırırken dışarıda da bizlerin arasına günbegün yeni tecrit duvarları örüyor. İşçi ve emekçilerin söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik bir saldırı olan "Yeni Terörle Mücadele Yasası"nı hazırlıyor. Çok açık ki bütün bunları bizleri tecrit etmek, tek tipleştirmek, boyun eğdirmek, örgütsüzleştirmek için yapıyor.

İşçiler, emekçiler, gençler, ezilen halklar;

Bizler;
- Bugün hala yüzlerce devrimci tutsak üzerinde uygulanan ağır tecrit koşullarının kaldırılması ve F tipi hücrelerin kapatılması için,
- F tipi hücrelerde ve İmralı'da tecridi daha da ağırlaştıran, en insani hak ve talepleri ortadan kaldıran tüm antidemokratik yasa ve uygulamaların (CİK, CMK) iptal edilmesi için,
- İşçi ve emekçilerin en temel hakkı olan söz, basın , eylem ve örgütlenme özgürlüğünü kısıtlayan, toplumun tümünü tecrit şartlarında yaşamaya mahkum eden Yeni Terörle Mücadele Yasası'nın geri çekilmesi için,
-19 Aralık katliamı sorumluları ve katliamı gerçekleştirenlerin tutuklanıp, cezalandırılması için,
- Son dönemde devlet tarafından Şemdinli ve Yüksekova'da düzenlenen katliamların hesabını sormak için,

25 Aralık'ta Kadıköy'de bir miting düzenliyoruz. İnsanlık onuruna sahip çıkan herkesi, 19 Aralık'ta devrimci tutsakların yarattığı direniş ruhuyla alanlara çağırıyoruz.

Tarih: 25 Aralık 2005 Pazar
Yer: Kadıköy
Saat: 13:00
Toplanma yeri: Haydarpaşa Numune Hastanesi önü, saat 11:00