Yalanların ardı savaş

Türkiye'nin girdiği bu yoldan İngiltere ve ABD bundan tam beş yıl önce geçmişti...

DÜNYA
Pazartesi, 22 Ekim 2007 (18 yıl 9 ay önce)

Emperyalist işgal öncesinde, Birleşmiş Milletler tarafından Irak üzerindeki yasaklanmış kitle imha silahları iddiasını araştırmakla görevlendirilmiş ekibin sorumlusu olan Dr. David Kelly'nin intihar etmediği, "alelacele gerçekleşen bir suikaste" kurban gittiği resmileşti.

İngiliz "derin devleti" tarafından gerçekleştirildiği Parlamento Araştırma Raporu'na yansıyan bu cinayet yalnızca İngiltere ve Irak'a yönelik ABD merkezli emperyalist saldırıların gerekçesinin yalan olduğunu açığa çıkartması dolayısıyla önemli değildir. Aynı zamanda kapitalistlerin stratejik nitelikli politikalarını ve hedeflerini, ülke proletaryası ve emekçiler nezdinde meşrulaştırmak, karşıt dinamikleri yalnızlaştırıp etkisizleştirmek için yapmayacağı şey, başvurmayacağı provokasyon olmadığının da bir ceset kadar somut göstergesidir.

Liberal Demokrat Parti'li savaş karşıtı milletvekili Norman Baker, İngiliz hükümetinin Irak’ta savaşa girmek için yalan söylediğini ifşa ederek, uzayan savaş ve artan savaş masrafları, gelen asker cesedi sayısındaki artışla zaten zorda olan dönemin başbakanı Tony Blair ve partisinin, Savunma Bakanlığı’na bağlı bilimadamı Kelly’nin, öldürülmemesi halinde daha da önemli bilgileri açıklayarak iyice sıkıştıracağını iddia etti.

Bu tespitlerinin soncu olarak cinayetin muhtemel iki failinden dönemin Irak yönetiminin değil, savaş çığırtkanı Irak'lı muhaliflerle elele veren Tony Blair ve İngiliz Hükümeti'nin sorumlu olma ihtimalinin çok daha gerçekçi olduğunu parlamento kürsüsünde açıkladı.

Böcekleri ilaçla, insanları yalanlar ve şovenizmle zehirliyorlar


Türkiye proletaryası yakın geçmişte gerçekleşen saldırılar sonucunda hangi politikaların gündeme getirilip, nasıl bir topyekün savaş ülkesi yaratılarak kanıyla azamileştirilmiş karların devşirildiğini hatırlamalı.

Bugünkü çizilen yolda yürüyecek proletaryanın hanesine yazılacak olan da bundan da fazlası olacak, sınır ötesinden çok daha fazla içinde yükseltilecek topyekün bir savaşın sessiz kabullenici ve yürütücüsü olmakla lekelenecektir.

Halklararası nefret ve öfke ile perdelenen bilinçler kontrgerilla operasyonlarıyla perdelenip yoksunluklar kanırtıla, kanırtıla kirletilmeye devam edilecektir. Tıpkı İngiltere'de olduğu gibi.

Sınırötesinde Federe Kürt Yönetimi ve Kürt Talabani'nin Cumhurbaşkanlığındaki Irak ile karşı karşıya gelerek lekesi silinemeyecek bir savaş için ısındırma provokasyonları, karşısında etkili bir duruş gösterilemediği oranda artarak devam edecektir.

Savaş çığırtkanlığına karşı halkların mücadele kardeşliği için sokağa hergün daha kalabalık ve kararlı çıkabilmeli ve sınıf kardeşlerimiz Kürt milliyetinden işçilere, Kürt emekçilere yönelecek saldırılara alet olmamakla yetinmeden, bunlar karşısında omuz omuza durabilmeliyiz.

Üzerine politikalar inşa edilmeye, savaş tezgahlanmaya çalışılan, Türkiye proletaryasının canıdır, kanıdır, onurdur. Kirletilmesine izin verilemez, sessiz kalınamaz.