Değişen Hedefler -Hükümetin İran planı

İran'a saldırı, Pakistan'ı da içine çeken, bölgede 20 yıllık bir savaşa dönüşebilir.

DÜNYA
Perşembe, 25 Ekim 2007 (18 yıl 9 ay önce)

Seymour M. Hersh, 8 Ekim 2007

Geçtiğimiz aylarda hükümetin açıklamalarında, Başkan Bush ve yönetiminin üyeleri Irak savaşını ABD ve İran arasında gittikçe büyüyen stratejik bir savaş olarak yeniden tanımladı. “İran tarafından desteklenen köktendinci Şiiler, Iraklıları, güçlerimize ve Irak halkına karşı saldırmaları için eğitiyor”. Bush, Amerikan lejyonunun Ağustos ayındaki ulusal toplantısında şunları söyledi: “Ülkemize ve birliklerimize İran savaş malzemeleri ile desteklenen saldırılar arttı. İran rejimi bu eylemlere bir son vermeli. Ve bu olana kadar birliklerimizi korumak için gerekli önlemleri alacağım”. Bush'un “Irak’taki ordu komutanlarımıza Tahran’ın kanlı eylemlerine karşı koyma emri verdim” şeklindeki son sözleri, alkışlarla karşılandı.

Başkanın pozisyonu ve bunun mantıki sonucu -eğer Amerika’nın Irak’taki problemlerinin sorumlusu İran ise, çözüm İranlılara cephe almaktır- yönetimde kabul gördü. Yönetim danışmanları ve eski yetkililere göre, bu yaz, Beyaz Saray, Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin gayretleriyle, Genelkurmay şeflerinin İran’a olası bir saldırı planı hazırlamasını istedi. Planların odağında, İran’ın bilinen ve şüphelenilen nükleer faaliyetleri ve diğer askeri ve altyapı bölgelerini içeren hedeflerin geniş kapsamlı bir bombardımanla vurulması yer alıyor. Şimdi yönetimin iddiasına göre Irak'taki Amerikalılara saldırıların kaynağında yer alan Tahran veya diğer yerlerdeki Devrim Muhafızları'nın faaliyetlerine yönelik ‘cerrahi’ vuruşlara vurgu yapılıyor. Eskiden bu öncelikli olarak nükleer silahların yayılmasına karşı bir görev olarak gösterilirken, şimdi terörizme karşı olarak ele alınıyor.

Hedefteki değişiklik üç gelişmeyi yansıtıyor. Birincisi, başkan ve danışmanları Amerikan halkını İran’ın eli kulağında nükleer tehdide sahip olduğuna ikna etme kampanyasının (Irak savaşı öncesi benzer kampanyanın aksine) başarısız olduğu sonucuna vardılar ve sonuç olarak bombardıman kampanyası için yeterli halk desteği yok. İkincisi, Beyaz Saray, Amerikan toplumundaki İran’ın bomba üretmek için en az 5 yılı olduğu yönündeki konsensüse vardı. Ve son olarak Washington ve Ortadoğu’da İran’ın Irak savaşında jeopolitik galibi olduğu yönündeki farkındalık gelişiyor.

Yazın başlarında yapılan gizli bir videokonferans sırasında, Başkan, ABD'nin Irak Büyükelçisi Ryan Crocker’a İran hedeflerini sınırda vurmayı düşündüğünü ve İngilizlerin hazır beklediğini söyledi. Bu noktada, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ise, diplomatik sürecin devam etmesinden dolayı, dikkatli ilerlemek gerektiğini söyledi. Bush Crocker’a İran’a Irak’a müdahale etmeyi durdurmasını ya da Amerikan müdahalesiyle karşılaşacağını söyleme talimatını verdi.

Kıdemli bir istihbarat görevlisine göre, bu yaz Cheney ile birlikte yapılan Beyaz Saray toplantısında, eğer İran’da sınırlı vuruşlar yapılırsa, yönetim bunlara ilişkin eleştirileri Irak’taki askerlerini korumak için savunma eylemi yaptığını iddia ederek defedebilir. Demokratlar karşı çıkarsa yönetim, “Bill Clinton da aynı şeyi yaptı, Afganistan, Sudan ve Bağdat’ta Amerikan hayatlarını kurtarmak için sınırlı saldırılar düzenledi” diyebilir.

Eski istihbarat görevlisi, Cheney ve ekibinin İran’a en kısa zamanda askeri operasyon düzenlemeye yönelik umutsuz bir çabası olduğunu söyledi. Aynı zamanda politikacılar bunu yapamazsın, çünkü tüm Cumhuriyetçiler bozguna uğrar ve biz Irak’taki uçurumdan kurtulmanın tek imkanıyız diyor. Fakat ne Cheney ne de Başkan, Cumhuriyetçilerin kaygılarını dikkate alıyor.

Pentagon sözcülerinden Bryan Whitman “Başkan ABD yönetiminin İran konusunda diplomatik çözüme bağlı kalacağını açığa kavuşturdu. Dışişleri Bakanlığı uluslararası topluluğu her konudaki çıkarlarımız konusunda ikna etmek için gayretle çalışıyor” dedi. (Beyaz Saray yorum yapmadı.)

Röportajlarda, Başkan’ın ‘düzeni sağlamak’ için, İran’ın içinde askeri bir operasyonun gerekli olduğuna ilişkin açıklama yapmayacağı ve böyle bir emrin belki de hiç verilmeyeceği konusunda sürekli uyarıldım. Fakat saldırı planı temposunda belirgin bir artış var. Ağustosun ortasında, üst düzey yetkililer, gazetecilere, yönetimin İran’ın Devrim Muhafızı Birlikleri'ni yabancı terörist bir örgüt olarak gördüğünü açıklamayı düşündüğünü söylediler ve iki eski CIA görevlisi, bana yaz sonunda CIA'in otoritesinin arttığını anlattılar. (Bir CIA sözcüsü, “CIA, kural olarak operasyonel bileşenlerinin göreli boyutunu açıklamaz” dedi).

Kısa süre önce emekli olmuş bir CIA görevlisi, “Herkesi İran masasına getiriyorlar” dedi. “Birçok analisti çekiyorlar ve her şeyi hızlandırıyorlar. Bu aynı 2002 sonbaharı gibi -Irak müdahalesinden aylar önce, Iraklı operasyon grubu CIA'de en önemli grup olduğu zamandaki gibi. Ve ekledi: “İran’la sınırlı direkt deneyimi olan adamlar, İran programını yürütüyorlar. Saldırı halinde, İranlılar nasıl tepki verecek? Tepki verecekler ve hükümet bunu enine boyuna düşünmedi.”

Bu tema eski ulusal güvenlik danışmanı Zbigniew Brzezinski tarafından da dile getirildi. Beyaz Saray’ın İran’ı sınırlı ölçüde bombalama planları tartışmalarını duyduğunu söyleyen Brzezinski, “İran, Amerika saldırısına Irak ve Afganistan'daki çatışmaları yoğunlaştırarak ve Pakistan'ı da işin içine çekerek tepki gösterecektir. Bölgede 20 yıllık bir savaşa çakılıp kalabiliriz” dedi.