Perşembe, 1 Kasım 2007 (18 yıl 9 ay önce)
Susurluk’un 11. kandönümünde, şovenist histeri ve katliam provalarına, sınır dışı operasyon hamlelerine karşı sokağa çıkılacak. TİKB Kürt Halkına Özgürlük talebini her yere taşıyor.
Türk konsoloslukları, MİT yönlendirmesi ile Avrupa kentlerinde kışkırtılan şovenist histeri karşısında, Kürt halkının özgürlük özlemi daha gür haykırılmaya başlandı. Sokak eylemleri, basın açıklamaları ve çeşitli tepki biçimleri genişlemeye aday.
Faşist rejimin kirli oyun ve politikalarına toplumsal taban yaratmayı hedefleyen, Kürt iradesi, kimliği başta olmak üzere tüm muhalif dinamiklerin imhasını içeren saldırganlık, işçi ve emekçilerin, devrimcilerin kitlesel-militan-birleşik karşı duruşuyla geriletilecek.
Susurluk’un fotoğrafı bugün daha büyük
Faşist devletin 3 Kasım 1996’da ortaya çıkan fotoğrafı, bugün kapsamını daha bir genişletmiş olarak çıkıyor karşımıza. Toplumsal linç girişimlerinden, emekçi semtlerine yerleştirilmiş refleks karargahlarından, okullara-hastanelere kadar indirilmiş
"kıro" uygulamalarından bunu görmek mümkün.
Bu kafatasçı saldırganlığı geri püskürtmek, Genelkurmay’ın ağzından ifade edilen
"tahmin edilemeyecek acılar yaşatılmasına" karşı barikat olmak gibi tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyayız. Tarihsel olarak kendi kaderini tayin etme hakkı gasp edilmiş Kürt ulusu özgür olmadan, Türk halkı özgürleşemez!
Özgürlük talebi duvarlardan sokağa…
"Kürt Halkına Özgürlük" talebi duvarlara nakşedilmeye devam ediyor. Almanya’nın Köln kentinde, faşist cinayet şebekelerinin üssü olarak kullanılan Yunus Emre Cami yakınlarına,
"Fireiheit für die Kurden - TİKB" yazılamaları yapıldı.
Şimdi sıra bu şiarla 3 Kasım’da sokağa akmakta. O gün Türkiye’de Ankara, Almanya’da Köln, Fransa’da Paris, Avusturya’da Viyana, Hollanda’da Den Haag, İsviçre’de Zürih eylem yeri olacak. Yüz binlerle sokağa çıkılıp, güçlü bir karşı duruş sergilenmesinin anlamı büyük olacak.
Genelkurmay’ın katliam ve imha planları değil, halkların mücadele kardeşliği kazanacak!