İcatlar ölüme endeksli

Müttefiki olmayan ülkelere 'demokrasi' götüren ABD, iki yeni kitle imha silahı geliştirdi

DÜNYA
Pazartesi, 19 Kasım 2007 (18 yıl 9 ay önce)

Kapitalizm proletaryaya ölümden başka hiçbir şey vaad etmiyor. Yalnızca hammaddeler, enerji kaynakları ve pazarlar için gerçekleştirilen savaşlarla, katledilen onbinlerce emekçiye bakarak bile varılabilecek bu sonuca, teknolojik gelişme diye manşetlerden duyurulan "icatlar"dan da kolaylıkla ulaşılabilinir.

Son bir haftanın gündeminde yer bulan gelişmelerden özellikle ikisi kapitalizmle hesap kesmemiş herkes için uyarıcı nitelikte.

İlki "deprem bombası" olak ballandırılan bir kıtalararası füzeye ait.

Fırlatıldıktan sonra atmosfer dışında gerçekleştirdiği yolculuğunu hedefe yaklaştığında keskin bir dalışla sürdürecek olan füze, yerçekimini de hızlandırıcı bir güç olarak kullanıp, zeminin onlarca metre derinliğine kadar nüfuzedebilecek-miş. İlgili haberlerde teknoloji biraz daha geliştirildiğinde "düşman" topraklarındaki herhangi bir riskli alan/fay hatları vurulup şiddetli depremlerin yaratılmasının işten bile olmayacağına dair açıklamalar unutulmayarak, "kıyamet bombası" gibi bir isimle de korkular gıdıklanarak emperyalist kapitalizme teslimiyet örgütleniyor.

Diğeri ise bugün düştü teknoloji adlı reklam sayfalarına. Adı "Sessiz Muhafız" olan ve bir jeep üzerine monte edilmiş çanak anteni andıran silah, gelişmiş bir "microdalga fırın" olarak servis ediliyor.

"Active Denial System" (ADS) adı verilen silah çok güçlü radyo dalgaları yayarak hedefin deri moleküllerinde şiddetli bir titreşime neden oluyor ve bir yanma hissi yaratıyor.

Elbette işbirlikçi basının hiçbir ihtiyat koymadan Pentagon kaynaklarından aktarımlarına göre. Yoksa, evler veya cafelerdeki microdalga fırınlara konan yiyecek maddelerinin pekala piştiğini tadından biliyoruz.

Kısaca ADS adıyla etiketlenen bu silah 750 metre öteden tek tek insanları hedef alabildiği gibi büyüklü küçüklü kitleleri de vurabiliyormuş.

Silahın hızla tamamlanıp, hedeflenen süreden önce denemelerine başlanmasında, Irak'ta kitle eylemlerini bastırmaktaki çaresizliğini aşamayan ordunun ısrarcılığı rol oynamış. Denemelerde başarısını ispatlayan silah 2008'den itibaren hizmette olacakmış.

Ölüm üretimi


Üretim araçları ne kadar gelişirse gelişsin proletaryanın alınterine, emekgücünün sömürüsüne muhtaç olan kapitalizmle hesap kesmek için daha ne gerek. Teknolojiyi bu sömürüyü çılgınca bir tempo ve ölümcül yoğunluğuyla büyütmek dışında işte böyle en kestirme ve ucuz yöntemlerle öldürebilmek için geliştiren kapitalizm, artık dünya yüzeyinden ve tarih sahnesinden silinmek zorundadır.

Emperyalist kapitalizm her ulustan sınıf kardeşlerini birbirlerine öldürtmekten öte kitlesel kırımlarda akıttıkları kanları kara tahvil etmek için bitimsiz bir yaratıcılık sergiliyor.

Cephelerde mevziler dolusu yanmış, kavrulmuş askerin geridekiler üzerindeki etkisini arsızca reklam spotu yapıyorlar. Ölü asker yalnızca ölü bir asker daha olurken, vücüdunun üst dokularındaki su buharlaştırılmış bir asker belki 3 belki 5 belki de bir düzine insanın savaştan alıkonmasını sağlayacaktır.

Üstelik böylesi yanıklar sonrasında tam iyileşme ve tekrar cepheye dönmek mümkün olmayacaktır. Yani hedeflenen tüm bir neslin öldürülemediği koşullarda sakat bırakılmasıdır.

Çünkü, savaşta aslolan düşman gücün maddi olarak yokedilmesi değil onun, savaşmak için güç ve azminin yokedilmesi, diz çöktürülmesidir.

Kapitalizm giderek gelecek nesillerimizi daha büyük yıkımlara uğratacak yol ve yöntemler geliştiriyor.

Yani hep bildiğimiz kapitalizm o. Bildiği tek yolla proletaryayı kendini yeryüzünden silmeye çağırıyor. Katlederek. Hergün daha çok katlederek.