Fransa üniversitelerinde neler oluyor?

Strausbourg'dan okurlarımız, Fransa'da eğitim reformu ve gençlik hareketini aktarıyor

GENÇLİK
Pazar, 25 Kasım 2007 (18 yıl 10 ay önce)

Fransa'da okulların tatilde olduğu döneme denk getirilen "Üniversiteler Bağımsızlık Yasası" meclisten geçirildi.

Yenilenen eğitim projesi; üniversitelerin yönetiminden içeriğine kadar köklü bir değişimi öngürüyor.

Yeni yasaya göre üniversiteler bilimsel içeriğinden arındırılarak ticari birer kuruluş haline getiriliyor.

Sosyal Kültürel bölümlere tasfiye!


Sosyal ve Kültürel bölümler tasfiye edilip özelleştiriliyor. Yabancı diller, tarih, sosyoloji, etnografi, resim, tiyatro, müzik, vb. bölümler üniversite finansının dışında kalacak.

Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS), Ulusal Araştırma Merkezi'ne (ANR) dönüştürülecek.

Tekel rekabeti eğitim alanlarında!


Üniversiteler, ulusal ve uluslar arası rekabete dayalı çalıştırılacak. ABD, AB ve kendi ülkelerindeki üniversitelerle rekabete teşvik edilecek. Eğitimciler ve öğrenciler rekabete dayalı bir eğitime zorlanacak. Başarı ölçütü rekabete endekslenecek. Bu rekabet hem bölge, ülke hem de uluslararası düzeyde olacak. Rekabet özelliği, kapitalizmin ihtiyaç alanlarına göre belirlenecek.

Eğitimde şirket yönetimi


Daha önce tamamı eğitimci ve öğrencilerden oluşan heyetin belirlediği üniversite başkanlığı, yeni haliyle büyük patronlarında içinde yer aldığı öğrenci ve eğitmen sayısının azaltıldığı bir heyet tarafından seçilecek. Üniversite Başkanlığı, şirketlerin yönetimine benzer bir işleyişe sahip olacak.

Parayı veren düdüğü çalar!


Üniversitelerde söz sahibi olan tekeller kendi ihtiyaçlarına göre eğitim öğretim projelerini üniversite başkanlığına dayatacak. Yatırım yaptıkları bölümlerin ise tamamen sahibi olacaklar. Ekonomik alandaki ihtiyaca göre eğitimli köle yetiştirebilecekler.

Üniversitelerde sembolik olan harçlar yükseltilecek. Örneğin, 279 Euro'dan bin, 2 bin, 3 bin veya bölümlere göre bu rakamların daha da artacağı bir durum sözkonusu.

Üniversitelerde yasa karşıtı eylemler her yerde!


Belli başlı değişiklikleriyle yukarda saydıklarımızın yanı sıra birçok ayrıntıyı da içeren yeni yasanın mecliste onaylanmasının ardından, 2007 eğitim yılının başlamasıyla birlikte öğrencilerde yasaya karşı harekete geçti. Başta Paris olmak üzere Fransa'nın tüm illerinde öğrenciler grev, işgal, yürüyüş vb. eylemlerle yasayı geri çekmeye zorluyorlar.

Fransa geneline yayılan eylemler ve hareketlere daha geriden gelen Strasbourg’da ise içerden gelişmeler şöyle...

Strasbourg’un en büyük üniversitelerinden biri olan Markc Bloc öğrencileri her gün yüzlerce öğrenciyle anfilerde genel toplantılar yapıyor, süreci değerlendiriyor, eylem kararları alıyorlar.

Söz yetki karar ortak!


Genel Kurul Toplantıları: Komitelerin, komisyonların, tartışılacak konuların tümü toplantıya katılanların oylarına sunularak belirleniyor. Toplantılara sağcılar da katılıyor ancak reform sürecini savunan ve öğrencilerin hareketini engellemeye yönelik konuşmalarından dolayı genel çoğunluk tarafından dışlanarak sürecin dışına atılıyorlar.

Sürecin öncülüğü: Sendika ve sol parti üyelerinin yanı sıra hiçbir kurumla ilişkileri olmayan antifaşist, antikapitalist militan gençler tarafından paylaşılıyor. Her toplantıda bağış kutuları dolaştırılarak eylem bütçesi oluşturuluyor.

Eylem süreci boyunca ihtiyaç duyulan bildiriler, üniversite matbaası işgaliyle karşılanıyor. CPE karşıtı mücadele sürecinden kalan bir deneyim olan matbaa işgalleriyle günlük 3 bin bildiri hakkı meşrulaştırıldı.

Kısır döngüden çıkış arayışı


Eylem ve etkinlikler: Ekim ayının sonlarından bu yana devam eden hareketlilik kendini tekrara dönen bir kısır döngüye girdi. Bu yönlü şikayetlerin genel kurullarda dile gelmesiyle beraber genel tartışmalar, eylem kararlarının tartışılıp sonuçlandığı bir içeriğe dönüştü.

Ancak eylem tarihinin başladığı günden beri tartışılan fakat bir türlü karara bağlanmayan üniversite blokajı Strasbourg Markc Blok öğrencilerinin çoğunluk desteğini alamadı. Bir kısım öğrenci grevin yetersiz kaldığını üniversiteyi bloke etmek gerektiğini savunurken, bir kısım ise bunu, diğer öğrencelerce antipatiyle karşılanacağı, eylemin gücünü zayıflatacağı kaygısıyla reddediyor. Diğer taraftan neredeyse her toplantının dile gelen değişmez konusu oluyor.

Eylemlere geçiş!


'Artık söz bitti eylem yapmalıyız' denilen tarihten itibaren peş peşe kimi eylemler yapılmaya başlandı. Strasbourg’da bulunan Palai U Üniversitesi bir grup öğrenciyle işgal edilme kararı alındı. Ertesi gün 22 Kasım’da üniversite 2 saatliğine işgal edildi. İşgal sırasında içerde bulunanlara süreci anlatan bildiriler dağıtıldı, sesli ajitasyon konuşmaları yanı sıra birebir öğrencilerle de konuşuldu.

23 Kasım’da ise üniversitenin Genel Kurul binası basıldı. Yöneticilerin toplantısı engellendi. Öğrencilerle görüşen yönetim kurulu resmi görüşmeyi başka bir güne atarak öğrencileri atlatmayı başardı.

İnformasyon masası


Üniversitenin girişinde süreklileşen bir informasyon masası oluşturuldu. Bütün materyallerin bulunduğu masada ilgili öğrencilere reformların neler getireceği neler götüreceği üzerine bilgilendirmeler yapılıyor.

"Alınterimle Burdayım" kampanyamız eylemcilerin standındaydı


Eylem komitesinin izniyle İnformasyon standının bir tarafına yapıştırdığımız Alınterimle Burdayım kampanyamızın afişleri ve imza metinleri standa gelenlerce imzalandı, imzalatıldı. Gün boyu paylaştığımız standın yanı sıra eylemleri de paylaştığımız günün sonunda afişlerimiz üniversitenin ponolarında kalmaya devam etti. 100 imza topladığımız standda birçok öğrenci yeni sürecin herkesi vurduğunu mücadeleyi ortaklaştırmak gerektiğine vurgu yaptı.