İran'a karşı nükleer savaş

İran'a karşı nükleer başlıkları da içerebilecek savaş hazırlıkları planları son aşamasına geldi. ABD, İsrail ve Türkiye'yi içeren koalisyon, “hazırlığın ileri aşamasında”.

GÜNCEL
Çarşamba, 4 Ocak 2006 (20 yıl 9 ay önce)

Michel Chossudovsky'nin, Globalresearch adlı internet sitesinde 3 Ocak 2006 tarihiyle yayınlanan “Nücleer War Against İran” başlıklı yazısının tarafımızdan yapılmış kısaltılmış çevirisini yayınlıyoruz:


İran'a karşı nükleer başlıkları da içerebilecek savaş hazırlıkları planları son aşamasına geldi. ABD, İsrail ve Türkiye'yi içeren koalisyon, “hazırlığın ileri aşamasında”.

2005 başlarından itibaren çok çeşitli askeri hazırlıklar yürütüldü. Buna karşılık İran Silahlı Kuvvetleri de ABD destekli bir saldırı olasılığına karşı Kasım ayında Körfez'de büyük boyutlu askeri tatbikatlar yaptı. Yine 2005'in başlarından itibaren Washington, Tel Aviv, Ankara ve Brüksel'deki NATO genel kurmay karargahları arasında yoğun diplomasi trafiği yürütülüyor.

CIA başkanı Peter Goss, Ankara'ya giderek Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'dan “İran'ın nükleer ve askeri hedeflerine karşı hava saldırısına politik ve lojistik destek” istedi. Goss'un “Türk istihbaratından harekatın hazırlanması ve yürütülmesinde özel işbirliği istediği” rapor edildi. (DDP, 30 Kasım 2005) Ardından İsrail Başbakanı Ariel Sharon, İsrail Hava Kuvvetlerine Mart ayı sonunda saldırıları başlatmaları için yeşil ışık yaktı:

“Tüm yüksek rütbeli İsrail subayları 2006 Mart ayı sonunu, İran'a karşı harekatın başlangıç noktası olarak ilan ediyorlar. Mart ayı sonu aynı zamanda İEAE'nin Birleşmiş Milletler'e İran'ın nükleer enerji programı konusundaki raporunu sunacağı tarihle de çakışıyor. İsrailli politika yapıcıları tehditlerinin raporu etkileyeceğini ya da en azından Güvenlik Konseyi'ndeki deniz aşırı destekçileri tarafından istismar edilebilecek veya İsrail Hava saldırılarını meşrulaştıracak yanlarını güçlendireceğini umuyorlar.” (James Petras, İsrail's War Deadline; İran on the Crosshairs, Aralık 2005, Globalresearch)

Nükleer savaş için anlaşma

Avrupa Birliği'nden de çatlak sesler çıkmıyor. Washington, Berlin ve Paris arasındaki görüşmeler sürüyor. Fransa ve Almanya'nın diplomatik düzeyde karşı çıktığı Irak işgalinin tersine Washington, İran konusunda hem Atlantik İttifakı hem de BM Güvenlik Konseyi içerisinde bir “konsensus” inşa ediyor. Bu konsensus Ortadoğu, Orta Asya bölgesini de büyük ölçüde etkileme potansiyeline sahip bir nükleer savaşı da kısmen içeriyor.

Dahası, cephedeki bir dizi Arap devleti de şimdi ABD ve İsrail'in askeri projesinin ortağı durumundadır. Bir yıl önce Kasım 2005'te İsrail Genelkurmayı, Brüksel'deki NATO karargahında, Akdeniz'deki 6 ülkenin, Mısır, Ürdün, Fas, Cezayir, Tunus ve Moritanya genelkurmaylarıyla bir görüşme yaptı. Bir NATO-İsrail protokolü imzalandı. Bu görüşmelerin ardından Suriye kıyıları yakınında ABD, İsrail ve Türkiye ortak bir askeri tatbikat yaptı ve Şubat 2005'te İsrail bir dizi Arap devletinin yaptığı askeri tatbikatlar ve “anti-terör manevraları” içerisinde yer aldı.

Medya koro halinde İran'ı “dünya barışına tehdit” olarak hedefe koydu. Savaş karşıtı hareket de medya yalanlarını yuttu. ABD ve İsrail'in planladığı Ortadoğu'da nükleer felaket savaş karşıtı/küreselleşme karşıtı hareketin gündeminde yer almıyor.

“Cerrahi vuruşlar” İran'ın nükleer tehditini engellemek için zorunlu diye sunuluyor.