Önce kuşlar düştü sonra çocuklar..

"Türkiye'den acımızı paylaşan yok" diye isyan ediyor kuş gribinden 3 çocuğunu kaybeden Zeki Koçyiğit. Ama tavuk tekelleri de "isyan"da.. Patronların devleti tekellerin sesini duyacak tabi, zararlarını karşılayıp, küçük üreticiyi yok ederek onların ihtiyaçlarını karşılayacak.

GÜNCEL
Perşembe, 12 Ocak 2006 (20 yıl 9 ay önce)

3 çocuğunu kuş gribinden kaybeden Zeki Koçyiğit “Türkiye'den ne hatırımızı soran, ne de acımızı paylaşan var” diyerek deprem döneminde yankılanan “Nerede bu devlet?” isyanını hatırlatmıştı.

Kuş gribinin isyan ettirdiği bir tek Zeki Koçyiğit değil. Tavuk tekeleri de “isyan”da:

Tavuk sektöründeki tekeller, bakanlığın kapısına dayanarak, zararlarının tazminini (tüm satılmayan stoklarının devlet tarafından satın alınmasını) istediler. Balıkesir‘in Bandırma İlçesi’nde kurulu Banvit, Şeker Piliç ve Bu Piliç‘in de aralarında bulunduğu kanatlı sektörünün başı çeken şirketlerinin temsilcileri, biraraya gelerek, kuş gribine yönelik değerlendirme toplantısı yaptılar. Banvit A.Ş Genel Müdürü, tavukçuluğunun büyük zarar gördüğünü belirterek, iki temel talepte bulundu: Birincisi, “zararlarının karşılanması ve itlaf bedellerinin ödenmesi”; ikincisi, “köylerde salma olarak yetiştirilen köy tavukçuluğuna mutlaka son verilmesi”. Tekellerin azami karları tazmin ve küçük üreticiler tasfiye edilecekti.
“Yoksa, tesislerimizin kapılarını açar, tüm tavukları ortalığa salarız!”

Devlet patronların devleti olduğu için Zeki Koçyiğit'in isyanını duymayacak, ihtiyacını karşılamayacak; tavuk tekelerinin “isyanını” duyup ihtiyacını karşılayacak.

Tavuk üreticilerinin borcunun ertelenmesinin yanı sıra, yem temini ve uzun vadeli kredi verilmesi de gündemde. Bakanlığın bu kararı önümüzdeki günlerde duyurması bekleniyor.

Tekellere böylesi yardımlar planlanırken tavukları itlaf edilen emekçi köylülere de itlaf edilen tavuk başına sadece 350 veya 400 bin lira ödeme yapılacağının planlandığı haberleri de geliyor.

TBMM'de 11 Kasım Cuma günü görülen "bütçe görüşmeleri"nde, Tarım Bakanı Mehdi Eker şöyle demişti: "Bu Türkiye Cumhuriyeti'nin başarısıdır. Şahsımla doğrudan ilişkili bir şey değildir. Erken tedbir alınmıştır ve dünyada birçok ülkeye örnek teşkil edebilecek bir süratle mesele kapatılmıştır. İnşallah başka bir şekilde bir vakayla karşılaşmayız."

Mesele daha kapatılmadı. Tekellerin zararları karşılanarak ve tarımın tasfiyesi (yüzde 30'dan yüzde 5'e meselesi) yolunda küçük üreticinin yok edilmesi ile burjuvazi açısından kapatılacak.

Ya da kapatılmasına fırsat verilmeden işçi ve emekçiler yok sayılan toplumsal ihtiyaçları için mücadeleye atılacaklar.