15 Ocak 1915'te katledilen Rosa Luxemburg ve Karl Liebnecht, mezarları başında anıldı. Her sene olduğu gibi bu sene de 15 Ocak sabahı Almanya'nın bütün kentlerinden binlerce insan Berlin'e geldi.
Frankfurter Tor Meydanı'nda saat 10.00'da başlayan yürüyüşe, değişik uluslardan komünistler, devrimciler ve antifaşistler katıldı. Yürüyüş boyunca değişik dillerden atılan sloganlar ve söylenen marşlar, aynı ruhta birleşti.
Yürüyüşe katılan Alman emekçilerin sosyal yıkım paketlerine karşı tepkilerini ortaya koymaları dikkat çekti. Dikkat çeken bir diğer nokta da Türkiyeli devrimcilerin kortejlerinin bu sene daha kitlesel ve canlı olmasıydı.
Yürüyüşe TİKB de "Yaşasın Devrim ve Sosyalizm" pankartı, flamaları ve bildirileriyle katıldı. Yaklaşık iki saat süren yürüyüşün ardından anıt mezara gelindi. Burada saygı duruşları yapıldı ve mezarlara kızıl karanfiller kondu.

Anıt mezar, enternasyonalizmin en sıcak yaşandığı anlardan birine sahne oldu. Hangi ulustan olduğu bilinmeyen, değişik yaşlarda binlerce insan "iğne atsan yere düşmez" kalabalıkta iç içeydi. Uluslar, diller, yaşlar, cinsiyetler ve görünüşler çok farklıydı ama ruhsal birliktelik doruktaydı: "Unutmadık, unutturmayacağız! Sizleri yaşatacağız!" diyordu gözlerdeki ifadeler.
Ve sonra, bir üst boyuta taşındı birliktelik: Sınıfsız-sömürüsüz dünya özleminin dolayımsız ifadesi Enternasyonal... Önce bir Alman grup başladı marşa Almanca olarak. Sonra kitle mırıltılarla eşlik etti. Hemen yanımızdaki Ruslar, Rusça devam ettiler marşa. Bizim de Türkçe ile katılımımızın ardından değişik birkaç dil daha katıldı enternasyonal koroya. “Vardık, Varız, Var olacağız“ duygusuyla ve geleceğimize duyduğumuz inançla ayrıldık anıt mezardan.
Elbette ideallerini/ ideallerimizi yaşatmak ve her 15 Ocak'ta görüşmek üzere...