Ağca cezaevine konuldu ama kontrgerillayı meşrulaştırma operasyonu tam gaz devam ediyor. JİTEM'in ilk çekirdek kadrolarından olan, ünlü itirafçı katil Abdülkadir Aygan'la aynı infaz timinde kontrgerilla komutanı Ahmet Cem Ersever'in emrinde çalışan Hayrettin Toka serbest bırakıldı. 1990 yılında Diyarbakır'da haftalık Yeni Ülke gazetesi ile yerel Nusaybin gazetelerinin bombalanması faşist katilin icraatlarından bir kaçını oluşturuyor. 10 yıldır “aranan” ve İzmit Karamürsel'de bir ay önce yanlışlıkla yakalanan faşist katil, 16 Ocak'ta çıktığı mahkemede salıverildi. Katil bombalama olayları sırasında Batman Jandarma Alay Komutanlığı'nda asker olduğunu söyledi.
Aynı faşist kadro içerisinde yer alan ve 4 Haziran 2003'ten bu yana "aranan" Adil Timurtaş ise 2005 Mayıs'ının içinde DEHAP Bağcılar İlçe Başkanı Lezgin Bingöl'den haraç almak isterken suçüstü yakalanmıştı. Üzerinden “Özel Kuvvetler Komutanlığı”na ait kimlik çıkan katil çıkarıldığı mahkemece jet hızıyla serbest bırakılmıştı.
Ankesörlü telefon kartını usulsuz kullandığı için askerliğini yaptığı Kırklareli 33'üncü Mekanize Tugay Komutanlığı'nda, Temmuz 2001'de dövülerek beyin kanamasından öldürülen Ahmet Fenkli'nin 18 Ocak günü görülen davasında da Fenkli'nın avukatının şantajla davadan çekilmesi sağlandı. Davada zamanın Tugay Komutanı Tümgeneral Emin Ünal ve Kurmay Başkanı Albay Recai Elmaz'ın da aralarında bulunduğu 5 subay yargılanıyor. 1 Aralık 2005'te görülen davanın birinci duruşmasının ardından olay basında yer almış bu durum Genelkurmayı rahatsız etmişti. Avukat Karabulut da zaten o tarihten sonra tehditler almaya başladığını söyledi.
Bahara doğru adım adım tırmandırılan saldırı politikasında kontrgerillanın meşrulaştırılması faliyetleri ve Dersim'deki gibi imha saldırıları yanında şovenizm ve linç histerileri de ısındırılıyor. Trabzon'da Kürt inşaat işçilerinin gittiği Yenidoğu Çayevi'ne faşistler molotof kokteyliyle saldırı düzenledi. Yaralanan ve tedavileri süren 3 işçiden Fahrettin Öden hayati tehlikeyi hala atlatamadı. Trabzon'da 1 Mayıs 2005'ten itibaren polis tacizi ve takibine maruz bırakılan Kürt işçiler son dönemde de sıkça tehdit alıyorlardı.
Faşist zorbalığa siyasal baskılar da eşlik ediyor. Danimarka Başbakanı'na DEHAP'lı belediyler tarafından gönderilen ROJ TV'nin kapatılmamasını talep eden mektuba açılan soruşturmadan sonra Abdullah Öcalan'a verilen hücre cezası ile ilgili DTP tarafından 18 Ocak'ta yapılan basın açıklamasına da hemen ertesi günü soruşturma açıldı.
Suçüstü olayının üstüne üstüne giden Şemdinli halkı ise halkı tarayarak 1 kişiyi katleden ve 5 kişiyi yaralayan Tanju Çavuş'un serbest bırakılması üzerine 3 bin kişiyle sokaklara döküldü. “Ali Yılmaz'a kurşun, Ağca'ya çiçek, Tanju Çavuş'a madalya” pankartını açan Şemdinli halkı DTP İlçe Binası önünden bombalanan Umut Kitabevi'nin önüne kadar yürüdü.