Faşist çeteler Tuzla'da işbaşında!

Birçok defa faşist saldırılara uğrayan, fakat yılmayan Cevahir Deri direnişine karşı saldırıların boyutu yükseltildi. Şube başkanları kaçırılmaya çalışılan, şube sekreterleri saldırıya uğrayan Tuzla Deri-İş sendikasına ve Cevahir Deri işçilerine bir saldırıda dün gerçekleşti.

GÜNCEL
Pazartesi, 23 Ocak 2006 (20 yıl 9 ay önce)

Çorlu'da Birsinler ve İleri Deri, Balıkesir'de Gönen Deri ve Tuzla Cevahir Deri olmak üzere tam 4 direniş sürdüren Deri-İş Sendikası'na yönelik faşist saldırılar sürüyor. 18 Ocak'ta şube başkanları kaçırılmaya çalışılan, 21 Ocak'ta şube sekreterleri saldırıya uğrayan Deri-İş Sendikası'nın Tuzla Şubesi yöneticilerine ve örgütledikleri Cevahir Deri işçilerine yönelik bir saldırı da dün gerçekleşti.

Yaklaşık 2 ay önce, 24 Kasım 2005'de başlayan Cevahir Deri direnişine fabrika sahibi Seyit Ahmet Cevahircioğlu'nun tuttuğu çete taşeron Fuat Özalp ve adamları ile jandarma tarafından birçok defa saldırı girişimi gerçekleşmişti. Taşeronun silahlı adamları işçiler tarafından yakalanıp jandarmaya teslim edilse de salıverilmişlerdi.

Faşist saldırılara rağmen devam eden ve havzada da belli bir hava estiren direnişe karşı saldırıların boyutu son dönemde yükseltildi. 18 Ocak günü Deri-İş Tuzla Şubesi'ni arayan ve kendilerini polis olarak tanıtan kişiler Şube Başkanı Hasan Sonkaya'yı dışarıya çağırdılar. Arayanların söylediği yere giden Hasan Sonkaya kaçırılmaya çalışıldı. Saldırı çevrede bulunan işçilerce boşa çıkartıldı.

Ertesi gün ise Şube Sekreteri Mustafa Yiğit, Organize Deri Sanayi Bölgesi içinde sabah erken saatlerde taşeronun adamları tarafından takip edilerek taciz edildi ve saldırı girişimleriyle karşılaştı, sendika çevresinde dolaşan faşist patron köpekleri sendika yöneticileri tarafından uzaklaştırıldılar. Fakat, Mustafa Yiğit'e faşist saldırı 21 Ocak günü gerçekleşti ve dövülerek hastanelik edildi. Faşist patron köpeklerinin, kazma saplarıyla gerçekleştirdikleri saldırı sonucunda Yiğit'in kafasına 20 dikiş atıldı.

Dün (23 Ocak) ise faşist patron adamları, fabrika önünde bekleyen ve aralarında Hasan Sonkaya ve Mustafa Yiğit'in de bulunduğu işçilere saldırdılar. İşçilerin saldırıya karşı direnmesi üzerine bu kez devreye jandarma girdi ve sendika yöneticileri ile birlikte 5 işçi gözaltına alındı.

Konuyla ilgili olarak da Partizan tarafından bir açıklama yapıldı. “Partizan olarak deri işçilerine yönelik artan bu saldırıları egemenlere olan tüm kinimizle kınıyor ve emekten yana olan herkesi deri işçilerinin bu haklı direnişine ses katmaya çağırıyoruz” diye bitirilen açıklamada saldırıların dün olduğu gibi bugünde işçi sınıfının mücadelesi ile geri püskürtleceğine vurgu yapıldı.

Sınıf militanlığıyla..

Söz Alınterinin Kurultayı broşür dizisi kapsamında çıkartılan Devrimici Proletarya ve Kolektif İşçi Bilinci broşüründe önümüzdeki süreçte grev ve direnişlerin başarı kıstası olarak şunları saymıştık: "...üretim ve bağlantılı süreçlerin bütününü durdurabilme, mevziliği ve yerelliği aşma, sınıfsal ve toplumsal destekler oluşturabilme, politikleşebilme, uzun soluklu bir direngenlik ve sınıf militanlığı olacaktır." Aynı broşürde Cevahir Deri patronu Seyit Ahmet Cevahircioğlu ve onun yönlendirdiği çetelere karşı yürütülecek mücadele için ise şu perspektif konulmuştu:

"Sendikal mücadale, aynı zamanda, sınıfı tam olarak örgütsüzleştirme, paralize etme, teslimiyet ve moral yönden çökertmeyi amaçlayan neoliberalizmin ekonomik ve siyasal terörüne karşı özsavunma eylemleriyle militan bir çizgide örgütlenmelidir. Sermayenin emek üzerindeki baskı ve saldırısını ağırlaştırdığı, işçi sınıfını dağıtıp sindirmeye, atomize etmeye giriştiği koşullarda tarihsel örneklerde de görüldüğü gibi, bu saldırılara karşı bir sertlikle yanıt veren direnişçi ve militan bir sınıf hareketi ancak başarıya ulaşabilir. İşçileri toplu olarak işten atan, kara listeler oluşturan, sendikalaşan ve direnişe geçen işçilere köpeklerini saldırtan, grev kırma fonları toplayan işyerinde işçilere dayak atan, horlayan, aşağılayan, küfreden, cinsel tacizde bulunan kapitalist patronlar 'huzur'lu bir yaşam sürdürememelidirler. Fabrika ve işyerlerinde etkili bir teşhirle birlikte yumruğun gücünü de tatmalıdırlar. Sınıfı içerden çözmeye, bölmeye çalışan işbirlikçi sınıf hainlerinden de esirgenmemelidir bu yumruk."