Emperyalistler kendi aralarında doğalgazı bile hegamonya mücadalesine çeviredursunlar soğuklar Avurpa'da hergün onlarca kişiyi öldürmeye devam ediyor.
Polonya'da dün 14 kişinin daha ölmesiyle son 6 günde ölenlerin sayısı 53'e yükseldi. Böylece Polonya'da kış başından beri ölenlerin sayısı toplam 175'e yükseldi. Buların 71'ini evsizler oluşturuyor.
Ukrayna da ise geçen hafta sonundan bu yana ölenlerin sayısının 130'u aştığı kaydediliyor. Ülkede son 24 saatte 53 kişi donarak öldü.
Bulgaristan'da da son üç gün içinde soğuklar nedeniyle biri evsiz bir kadın olan toplam 5 kişi öldü.
Romanya'da hayatını kaybedenlerin sayısı ise 16'yı buldu.
Rusya'da kutuplardan gelen soğuklar, geçen hafta 50'den fazla kişinin ölmesine neden oldu.
Avrupa çapında geçtiğimiz hafta sonu soğuklardan tam 100 kişi hayatını kaybetti. Bu ölümlerin bir kısmı Letonya, Estonya gibi Baltık ülkelerinde yaşanırken, 4'ü de Almanya'da gerçekleşti. Avrupa'da resmi rakamlar kışın başından beri toplam 300 kişinin öldüğünü gösteriyor.
Türkiye de ise bilinen ve kamuoyuna yansıyan 3 ölüm gerçekleşti. Ölümlerden biri İstanbul Kartal'da gerçekleşirken, Çanakkale’nin Çan ilçesine bağlı Kumarla köyündeki evinden odun toplamak için ayrılan 65 yaşındaki Mustafa Üvez ise şiddetli tipi nedeniyle bir daha evine dönemedi. Elazığ'nın merkeze bağlı bir köyünde ise bir kişi donmuş olarak evinin bahçesinde bulundu. Türkiye'de ölüm ve kuş gribi salgını dahil hiç bir haberin alınamadığı 10 binden fazla köy bulunuyor.
Toplam 400 bin evsizin bulunduğu ve hava sıcaklığının eksi 9'a kadar düştüğü Fransa'da ise devlet önlem olarak evsizlere sadece 9 bin 150 yatak açtı. Evsiz sayısının 400 değil 90 bin olduğunu söyleyen Fransa, resmi rakamlara göre 80 bin 850, gerçekte ise 390 bin 850 kişiyi ölüme terk etti.
Dünya'da, bayrağında “Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacı kadar” yazan komünizm egemen olsa idi, soğuklardan ölümler de yaşanmazdı. Bir kere komünizmde, kapitalizmin olağanlaştırdığı ve hızla yaygınlaştırdığı “evsiz” diye bir toplumsal kategori olmaz, olamaz. Komünizm'de tüm toplumsal üretim ve doğal kaynaklar, milyarların sefaleti üzerinden bir avuç asalağın zevki sefasını yaratmaz; komünist toplumdaki her bireyin artan ihtiyaç ve özlemlerini gidermek, her insanın duygu-düşünce, eylem-bilinç, toplum-birey bütünlüğünü kuracağı ve uyumlu-bütünsel gelişimini sağlayacağı insan gibi bir yaşamı yaratırdı. Nükleer enerji dahil tüm teknolojik gelişmeler, doğayı yok eden bir tarzda silah üretimi için, emperyalist savaş ve hegamonya mücadeleri için kullanılmazdı.
Ki aşırı soğuklar gibi aşırı sıcakların da nedeni emperyalist kapitalist sistem ve tekellerin kar hırsıdır. Emperyalist tekeller kendi koydukları Kyoto Protokolü gibi anlaşmaları dahi çiğneyerek doğayı, doğa dengelerini ve iklimi bu hale getirdiler. Emperyalist tekellerin azami karlarından başka hiç bir şeyi düşünmeyen aşırı kar hırsları sonucunda, dünya iklimi son 20 yılda çok büyük bir değişim gösterdi. Dünya'da kaydedilen en yüksek sıcaklıklar '90'lı yıllarda yaşanırken bu, 1995 yıllında Şikago'da 750, 2003 yazında Avrupa'da onbinlerce insanın hayatına mal oldu. Şu anda Avrupa'da aşırı soğuktan, Avusturalya'da da aşırı sıcaktan yaşanan ölümlerin suçlusu emperyalist kapitalist sistemdir. Ayrıca, Katrina Kasırgası gibi felaketlerin, kuş gribi ve onun gibi daha nice salgın hastalıkların da meydana gelmesinin sebebi olarak Dünya Sağlık Örgütü gibi kurumlar emperyalist tekellerin iklimde sebep oldukları değişimi gösteriyorlar. Bu değişim son 10 yılda dünya üzerinde daha önce hiç görülmeyen birçok salgın hastalığın ortaya çıkmasına da neden oldu.