Alınterimizle Berlin'de

Berlin'de Alınterimle Buradayım etkinliği yapıldı. Öncesiyle birlikte aktarılıyor:

DÜNYA
Pazartesi, 7 Nisan 2008 (18 yıl 4 ay önce)

Bir yılı aşkındır Avrupa kentlerinde yürütülen Alınterimle Buradayım kampanyası kapsamında bu kez Berlin'de 30 Mart'ta Yaşanacak Dünya gazetesi olarak bir etkinlik düzenledik. Yaklaşık 200 bin Türk ve Kürt göçmenin bulunduğu Berlin'de etkinlik hazırlıkları, bir ay gibi bir sürede yoğunlaştırılarak sürdürüldü.

Etkinlik seferberliği


Etkinlik faaliyetine dezavantajlarımızın bolluğunun baştan farkında olarak start verildi. Aynı anda kentte birkaç konser olması ilk dezavantajımızdı. Alevi Derneği'nin ayrı konseri, Kürtlerin Newroz etkinliği, son yıllarda özellikle gençliğin Kürtçe ve Türkçe halaylarla eğlendiği Cepki Night eğlencesi katılımın az olacağının sinyallerini veriyordu. Yer yer afişlerimizin yırtılmasına rağmen "Alınterimle Buradayım" kampanyamızı Berlin'de kitlelere duyurma gücü daha baskındı bizler açısından.

Afişlerimizle Berlin'in bütün sokakları donatıldı.l İlanlarımız ve biletlerimizle ekipler halinde dolaştık; girilmedik sokak, uğranmadık esnaf bırakılmadı. Kapı zillerinden Türkiyeli göçmen olduklarını anladığımız evler, düğünler ve kahvehaneler dolaşılarak kampanyamız ve içeriği anlatıldı. 1980 sonrası Türkiye kökenli örgütler ve Kürt ulusal hareketi açısından sadece ülkenin değil mücadelenin de başkenti olan, fakat ilerleyen yıllarda devrimciler mezarlığına dönen Berlin sokakları, bu etkinlikle bir kez daha şenlendi.

Kimi zaman "Ya yine mi siz? Her yerde ya ilanınızla karşılaşıyoruz ya afişlerinizle, düğünde de karşılaştık evde de" tepkileriyle çalışmayı ne kadar yayınlaştırmış olduğumuzun olumlu yanları ile de karşılaştık.

Hem dinledik hem anlattık


Kendi açımızdan belli bir dost arkadaş çevresi dışında kitle çalışmasında her dönem zayıf kaldığımız bu şehre böylece yeni bir köprü atmış olduk. Toplumsal çözülmenin derin olduğu Berlin'de konuştuğumuz insanlarda gördüğümüz hedefsiz bir öfke patlamasıydı. Eşine kızan yaşlı bir amca "Aha ben gelirim ama bu kadını doktora götürmek için bile evinden çıkartamıyorum" diye şikayet edecek birilerini bulmuşken içini boşaltıyordu. Dinci gericiliğin etkisinde bir kahvehane sahibi Ankara'nın türban konusundaki tavrına patlıyordu. Kampanyamızın içeriğini dinleyince yumuşayıp el ilanlarını müşterileri için bir köşeye koydu. Kürt gençler "Siz Newroza gelin biz de etkinliğinize gelelim" 'pazarlığına' giriştiler espri yollu. Kahve içmeye davet eden bir kadın "Ben sol ya da sosyalist düşüncelere sahip bir insan değilim ama kapalı da değilim. Bu denli saldırılan bir düşünce benim ilgimi sırf bu yönüyle çekiyor ve etkinliğinize bundan mutlaka geleceğim" dedi. Başka bir siyasal çevreden işçi gençler kendi panellerini iptal ederek güç katmak için yanımızdaydılar.

Seferberlik havası herkesi etkiledi


Bu yoğunlaştırılmış etkinlik çalışmasında aktif koşuşturan kimi yoldaşlarda kendi sınırlarımızı da aşan olumlu yönlerimizle karşılaştık. Kendi alanında kampanya propagandasını yapmayan genç yoldaşımız Berlin'de kampanyamızı anlattı, kimi yoldaşımız ilk kez kahvehane konuşmalarına katıldı.

Etkinlik günü geldiğinde tatlı bir koşuşturmaca başladı. Kimi salonun düzenlenmesine, kimi salona eşyaların taşınmasına, kimi kitap standının düzenlemesine... herkes kolektif bir çalışma içerisindeydi. Etkinliğimize "Hoşgeldiniz..." konuşması ile başladık. Bu kısa konuşmada kampanya çalışmasına değinildi, arkasından yerel grup Köşkerler sahne aldı. Ardından Yaşanacak Dünya Gazetesi temsilcisi bir konuşma yaptı.

Etkinliğin bittiği yer; yeni bir başlangıç


İlgi ile izlenen sinevizyon, 40 yıllık göçü ve kampanya çalışmasını anlattı. Grup Seyran'ın müziğe geçmeden önce gelenlere teşekkür ederek bu duyarsızlığı eleştirmesi alkışla karşılandı. Söyledikleri parçalarla katılımcılar halaylar çekti. Programın son konuğu Arzu Kürtçe-Türkçe söylediği parçalarla salonu etkiledi. Programımız gazete olarak bu tür etkinlikleri yapmaya devam edeceğimizi duyuran konuşma ile sonlandı.

Katılım 200 kişiyle umduğumuzun da altındaydı. Katılanlar müzik dinlemeye eğlenmeye değil etkinliğin içeriğine ilgiden dolayı gelmişlerdi. Göçmen tarihi ile ilgili slayt gösterimi ve konuşmalar oldukça canlı takip edildi. Kitap standı en çok uğranılan yer oldu. Ve bugüne kadar yaptığımız etkinliklerden farklı olarak bolca kitap satıldı.

Etkinliğe katılımın az olması duyarsızlaşmanın derinliğine yoruldu daha çok. Yoğun emeğe rağmen katılımın azlığına en az bizim kadar üzülenler telefonlarına sarılıp tanıdıklarını salona çekmeye çalıştılar.