Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan ve DTP'nin hedefe çakıldığı açıklamalardan sonra, DTP kurucularından olan eski DEP milletvekilleri Hatip Dicle ve Selim Sadak hakkında jet hızıyla dava açıldı. Ayrıca İçişleri Bakanlığı da DTP'li Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir hakkında bir dava açılması için rapor hazırlayıp Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
TSK açıklamasında, “Sorun artık Kürt ayrılıkçılığı, bölücülük, yani siyasi. Bölücü hareketin taleplerini dile getirmesi için artık teröre fazla ihtiyacı yok”, “Düşünce ve ifade özgürlüğünü kötüye kullanıyorlar. DTP'nin yetkilileri çıkıyor, terör eylemlerini övüyorlar, ses çıkmıyor” denilmişti.
Bu açıklamadan sonra Ankara Basın Savcılığı, Dicle ve Sadak hakkında, 19 Eylül 2005 tarihinde Roj TV'ye verdikleri bir röportajdan dolayı 2'şer yıl hapis istemiyle dava açtı. Savcılık, Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecrit işkencesi ile ilgili yapılan röportajda “suçu ve suçluyu övme” fiilinin uygulandığını iddia etti.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir hakkında İçişleri Bakanlığı'nın dava gerekçesini ise Baydemir'in yılbaşı dolayısıyla hazırlattığı ve üzerinde Türkçe, Kürtçe ve İngilizce “Yeni Yılınız Kutlu Olsun” yazan kartlar oluşturuyor. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin, Baydemir hakkında dava açılabilmesi için hazırladıkları ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdikleri raporda, dava gerekçesi olarak; Anayasa'nın üçüncü maddesinde belirtilen “Türkiye devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür, dili Türkçedir” ilkesine aykırı davranıldığı belirtildi. Ayrıca, Türk harflerinin tatbiki hakkında kanun ile iktisadi müesselerde mecburi Türkçe kullanımı hakkındaki kanun ve Türk Ceza Kanunu'na da aykırı hareket edildiği de rapora eklendi.