Döktüğünüz kanda boğulacaksınız!

GÜNCEL
Cumartesi, 28 Ocak 2006 (20 yıl 8 ay önce)

Bir biri ardına gelen iş cinayetleriyle sarsılıyoruz. Bursa'da 5, Ümraniye'de 5, İkitelli'de ambalaj fabrikasında 3, parfüm deposunda da 2 işçinin yanarak ölümlerinin ardından kapitalizmin kar hırsının son kurbanı Tuzla tersanlerinde çalışan Selami Erol oldu.

27 Ocak Cuma günü RMK Tersanesi'nde Gimsa Denizcilik taşeronu adına çalışan, iki çocuk babası ve henüz 32 yaşındaki Selami Erol forklifin altında kalarak feci şekilde can verdi. Ziyaretçisi olarak gelen Mehmet Yücesoy'da ağır yaralandı.

İş cinayeti bugün Limter-İş sendikasının çağrısıyla bir araya gelen işçiler tarafından yapılan bir eylemle protesto edildi. İşçiler sabahın erken saatlerinde Tuzla tersanesinin önünde toplandılar. Burada “Tersanelerde İnsanca Çalışma Koşulları İstiyoruz; Ölmek İstemiyoruz - DİSK Limter-İş” pankartı ve “Direne Direne Kazanacağız”, “Taşeron Sistemine Hayır” dövizleri açıldı. Daha sonra temsili siyah bir tabutla RMK Tersanesi'ne doğru yürüyüşe geçildi. Yürüyüş sırasında “Susma Sustukça Sıra Sana Gelecek”, “Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “Direne Direne Kazanacağız”, “Artık Yeter Ölmek İstemiyoruz” sloganları atıldı ve sürekli ajitasyon konuşmaları yapıldı. Çevreden katılımlarla RMK Tersanesi'nin önüne gelindiğinde işçilerin sayısı 500'ü buldu.

RMK Tersanesi'nin önünde işçiler ölen arkadaşları için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Ardından Limter-İş Genel Başkanı Cem Dinç açıklama yaptı. Açıklamada:

“Bugün bir sınıf kardeşimizi daha kaybetmiş durumdayız. Karlarını her şeyin üzerinde tutan bu patronlar düzeni için bir işçinin canının ne önemi vardır; onlar bir gemi kızağa konulduğunda beş işçinin ölmesini baştan kabul ediyorlardı ne de olsa!

Tuzla havzası ölüm kokuyor. Tuzla'da patronların istediği düzen, kuralsız çalışma egemendir. Hiçbir iş güvenliği yoktur, görünenler de sadece görüntüyü kurtarmak içindir. Günde on saat haftada yedi gün yılda yüz altmış beş gün çalışılır, gerekirse mesaiye kalınır.


İşçi kadınlarımızın yandığı, çocuklarımızın zehirlendiği her gün iki işçinin öldüğü ülkemizde, ölümleri kanıksamamızı istiyorlar. 'Kader' diyecekler, 'her yerde oluyor' diyecekler; yalan, kocaman yalan. Niye patronlar iş cinayetlerinde yanmıyor? Niye patronlar forkliftin altnda kalmıyor?

Bir kere daha ARTIK YETER diyoruz! Cinayetler Tersane işçilerinin kaderi olamaz. İşlerimizin dağınık ve sigortasız olmasından yararlanan tersane patronları ve taşeronlar iş cinayetlerini ne zamana kadar 'kader' diye yutturmaya ve bu insanlık suçunu kamuoyundan gizlemeye çalışacaklar.

İşçi kardeşler;
İşsiz kalma korkusuyla köleliğimize ve yeni ölümlere boyun mu eğeceğiz? Çözüm ellerimizde! Bu zorbalara karşı ellerimizi birleştirmeliyiz. Bugün ölümlerin son bulması için ayağa kalkmanın tam zamanıdır.”
denildi

Açıklamadan sonra işçiler temsili tabutu tersanenin önüne koyduktan sonra ölümlere sessiz kalmayacaklarını ve daha güçlü geleceklerini haykırdılar.