Bu askerlik neyin bedeli

İsviçre'de Kürt Vicdani Ret İnsiyatifi bedelli askerliğe karşı kampanya başlattı.

DÜNYA
Cuma, 30 Mayıs 2008 (18 yıl 2 ay önce)

"Askerlik, esas olarak insan öldürme sanatını öğreten, insani bütün duyguları yok sayan ve arka plana iten bir süreçtir. Militarist sistemin temel harçlarından vazgeçilmez öneme sahiptir. Ve insanın kendi doğasından uzaklaşmasının simgesidir.

Avrupa'da yaşayan Kürt, Türk ve diğer ulus kökenli TC vatandaşı gençler için, militarist sisteme ekonomik getiri sağlayacak bir uygulama yani "bedelli askerlik" uygulaması zorunluluğu vardır.

Sormak istiyoruz; Bedelli askerlik yaparak neyin bedeli ödeniyor?

Genelkurmay'a aktarılan bu paralar Kürdistan'da halen sürmekte olan savaşın sponsorluğu değil midir?

Kime ne için bedel vereceğiz?

Bizden istenen, ölümlere ortak olmanın bedelidir. Bizden istenen, insanlığa karşı suç işleyen militarist yapıyı güçlendirmenin bedelidir. Bizden istenen, vicdanlarımızın sesini bastırmanın bedelidir.

Bizler, bu bedelleri ödemeyi ret ediyoruz."


Kürt Vicdani Red İnsiyatifiKürt Vicdanı Red İnsiyatifi yukarıdaki bu görüşleri çerçevesinde bir kampanya başlattı. Avrupa Barış Meclisi, İsviçre Halk Meclisi, İsviçre Göçmen İşçiler Fedarasyonu, Avrupa Demokratik Gençlik Hareketi ve yazar Gün Zileli tarafından desteklenen kampanyanın startı, 28 Mayıs Çarşamba günü Bern kentindeki Türkiye Büyükelçiliği önünde gerçekleştirilen basın açıklaması ile verildi.

Basın açıklaması vicdani redci Metin Aydın tarafından okunurken, Ömer Kıral ve Özkan Kalın da vicdani redlerini kamuoyuna deklare ettiler. Yaklaşık yarım saat süren açıklamada, Özkan Kalın'a gönderilen bedelli askerlik celbi de yakıldı.

Basın açıklamasının ardından Çorlu Kapalı Cezaevi'nde tutsak bulunan Vicdani Redci Halil Savda'ya Bern Postahanesi'nden destek kartları gönderildi. Postane önünde de kısa bir açıklama yapılarak, Halil Savda'nın derhal serbest bırakılması istendi ve Savda ile dayanışmanın kampanya boyunca sürdürüleceği vurguladı. Kampanya faaliyetleri, bildiri dağıtımları ve çeşitli etkinliklerle kitle ayaklarının gelişitirilmesi ile devam edecek.


Özkan Kalın (Kılıç)'ın vicdani red açıklaması


Vicdani retSelam arkadaşlar...
1994 Nisan ayında gazeteci olarak yaptığım çalışmalardan dolayı hükümlü olarak İstanbul Bayrampaşa özel-tip cezaevine konuldum. Mayıs ayında Gökhan Demirkıran, Arif Hikmet Iyidoğan, Osman Murat Ülke de vicdani-red basın açıklamalarından dolayı aynı yere getirilmişlerdi. Bu süreçte Ben ve Osman "Olmayan duvar" isimli bir bülten çıkarmıştık ve o bültende Özkan Kılıç olarak vicdani reddimi ilan etmiştim.

Akabinde 1995 yılı aralığında Bursa Özel Tip Cezaevi'nden çıktığımda Bursa Askeri Garnizon Karakolu'nda iki gün alıkonuldum ve askerlik şubesine götürüldüm. Askeri birliğe teslim olmam için zaman verildi. 1996 yılı Ağustos ayına kadar illegal olarak yaşadım ve sonra İsviçre'ye politik göçmen olarak geldim.

Aradan geçen on dört yılda geldiğim coğrafyanın batısında insan hakları ihlalleri daha da yoğunlaşarak devam ediyor, doğusu yani Kürdistan bölgesinde ise savaş sınır-ötesine taşarak uluslar arası bir boyuta ulaştı. Kısaca Türk devleti sınır-içi ve ötesi tüm alanlarda politik, diplomatik, ekonomik, askeri vb. tüm kurum ve kuruluşları ile Kürt toplumu üzerinde topyekûn bir savaş sürdürmekte. Ve bu savaşı da o coğrafyada yaşayan insanların her türlü kaynağından beslenerek var etmekte. Yanı sıra Türkiye dışında yaşayanları da direkt döviz aktarım kaynakları olarak görmektedir. Vatan olgusunu döviz ile eşleştirerek; kutsal vatan hizmeti olarak propagandasını yaptığı zorunlu askerliği, döviz karşılığında satışa çıkararak topyekûn savaşa büyük meblağlarla getirim elde etmektedir.

Bu vesile ile ben de Türk devletinin topyekûn savaşına karşın topyekûn duruş anlamında total redciliğimi ikinci kez yineliyor vatandaşlıktan çıkarma tehditlerine ek olarak bundan sonraki yaşamımda bu devletin mantığında ki Türk vatandaşlığını Red ettiğimi de ilan ediyorum.

Ve açıklamamı Osman arkadaşımdan bir alıntı ile bitiriyorum;

"Somut militarizmin ana dayanaklarından biri kültür ve gelenektir. Her vicdani retçi bu kültür ve geleneğin parçalanması için çatlaklara sızmış ve genleşen bir su damlası gibidir."