Belfast'ta açlık grevi

Kuzey İrlanda'da 3 sendikacı kendi sendikalarına karşı açlık ve susuzluk grevi yapıyor.

DÜNYA
Cuma, 30 Mayıs 2008 (18 yıl 2 ay önce)

Mücadelenin büründüğü biçimler ülkelere ve sınıfın bilinç düzeyine göre farklılıklar gösteriyor. İrlanda mahkemelerinden "Faaliyetlerinden ve sosyalist düşüncelerden dolayı işçiler işten çıkartılamaz" kararı çıkartan ve mücadelelerini işbirlikçi sendikaya karşı sürdüren üç işçi önderinin haberini, 27 Mayıs tarihli junge Welt gazetesinden aktarıyoruz:

İşten çıkartılan sendikacıların, sendikalarının kendilerini desteklemesi için beslenmeyi reddetmesi, paramiliter gruplardan tehdit.

Pazartesi Gordon McNeill‘in açlık grevi 12. gününe girdi. McNeill altı yıl önce güvenlik şirketi ICTS‘de çalışırken Nakliyat İş Sendikası TGWU‘ya bağlı mutemet işçilerinin Belfast Havaalanı'nda yaptıkları grevi destekleyen üç sosyalist işçi önderi sendikacıdan birisi. Şimdi diğer iki arkadaşı ile birlikte sendika yönetimini protesto için dönüşümlü açlık grevi yapıyorlar. (Açlık ve susuzluk grevi diyorlar. Su da almıyorlar)

Altı yıl önce neler olmuştu? Altı yıl önce TGWU sendikası başkanı Bill Morris‘ti. O kendi kuşağı içersinde en ahlaksızlardan, rüşvet alan sendika şeflerinden biriydi. Belfast’ta Morris önderliğinde sendika ve işveren arasında bir moratoryum yapıldı ve işçilerin hiç bir direnişe karışmayacakları üzerine sözleşme imzalandı. (Adı bile kımıldanmama sözlesmesi) Sendika içersinde Gordon McNeill, Chris Bowyer ve Madan Gupta bu sözleşmeyi kabul etmediler. Bu direnişçi sosyalist işçi önderleri ICTS çalışanlarıyla beraber mücadele etmekte kararlıydılar. Sendika sekreteri Joe McCusker‘i imzalanan sözleşmenin geçersiz olması için referanduma zorladılar. Referandum sonucu işçilerin yüzde 99‘u saat başı ücretin 5,50'den 6 Paund'a çıkarılması için greve gidilmesini onayladı. Sendika üyelerinin hemen hemen tamamının oyuyla sözleşme fiilen geçersizdi.

İş durduruldu. Bundan sonra ICTS işvereni ve sendikacılar arasındaki kirli oyunlar başladı. İşveren işçileri işten atmakla tehdit etti. Daha sonra sendika sekreteri Joe McCusker akıbeti belli olmayan bir tarzda ortadan kayboldu. ICTS’de çalışanları adına işverenle yaptığı görüşmelerden çekildi. Olaylar sonradan açığa çıktı. Grev’den iki gün sonra işveren McCusker’le bir otel’de görüşmüştü. Yazılı olarak eylemden uzak duracaklarına dair bir kağıt imzalatmıştı. Bu imza işverene işçilere darbe indirmek için fırsat sundu. Grevde olan işçilerin yarısına çıkış verildi. McNeill, Bowyer ve Gupta’da iştan atıldılar. Ve bundan sonra ICTS’e karşı dava açtılar. TGWU sendikası ise mahkeme masraflarını üstlenmeyi red etmişti. Bu üç işçi önderi kendi olanaklarıyla yüklü miktarda borca girerek güvenlik şirketine karşı mahkemeyi sürdürdüler. Kendi evlerini de her an kaybedebilecek duruma geldiler.

Mahkeme sonunda; TGWU içindeki üç muhalif sendikacının faaliyetlerinden ve sosyalist düşüncelerinden dolayı işten atıldıklarını kabul etti. Bir mahkemenin sosyalist düşüncelerden dolayı işçi çıkarılmayacağına karar vermesi Kuzey İrlanda işçi harekti açısından önemli bir zaferdi! Fakat McNeill, Bowyer ve Gupta karara rağmen yeniden işe alınmadı.

Aradan geçen yıllarda TGWU sendikası yönetimi değişti. Şimdi Tony Woodley yönetimde ve görünüşte eski yönetimle aynı fikirde değil. Fakat yeni yönetimde bugüne kadar mahkeme masraflarını üstlenmeyi red ederek bu iç işçi önderinin ekonomik olarak boğulmalarına seyirci kalıyor. Bu üç arkadaş son üç sene içersinde bir kaç defa ICTS’e karşı çıkmama ve mücadeleyi bırakma koşuluyla tekrar işe alınacakları teklifleri geldi. Fakat onlar bunu red ettiler.

Bu kadarda değil. Üstelik paramiliter örgütler tarafindan defalarca ölümle tehdit edildiler. Bunlar TGWU sendikasının dosyalarından dahi okumak mümkün. Madan Gupta bir keresinde kaçırıldı ve mücadeleyi bırakması için silahlı kişilerce tehdit edildi. McNeill ve Bowyer’ın kara listede isimleri var ve bu listede olanlar hiç bir yerde işe alınmıyorlar.

McNeill açlık grevinde olanlar adına yaptığı açıklamada TGWU sendikasını en azından avukat parasını ödemeye zorlamak için "sonuna kadar gitmeye" hazır olduğunu ifade etti.