Hindistan’da tanrılar bile aç!

Gıda fiyatları artarken, fakirler tapınaklara yiyecek sunma çabasında...

DÜNYA
Pazartesi, 9 Haziran 2008 (18 yıl 2 ay önce)

Washington Post, 30 Nisan 2008

Her sabah fedakar Hindular, kovalarca taze ve kaymaklı sütü yakınlarındaki bu tapınağa götürüyor, Hindu tanrısının süt banyosuna tabi tutulması esnasında da gözlerini kapatıp dua ederek ibadet ediyorlar. Heykelin hemen dibine ise küçük sepetler içinde muz, hindistan cevizi, tütsü çubukları ve nergis bırakıyorlar.

Prachin Hanuman Mandir tapınağı baş rahibi Ram Gopal Atrey, sabah ayinleri için gelen bağışların azaldığına dikkat çekiyor. Nedenini ise çok iyi biliyor: Enflasyon.

Atrey gibi diğer rahipler de, yemek yağı, mercimek, süt ve pirinç gibi temel gıda madde fiyatlarının bütün dünyada artmasının yarattığı sonuçların, fakirin fakirinin bile imanını artırmak için bağışta bulunduğu yakındaki tapınaklarda hissedildiğini söylüyor.

"Ancak bugün sıradan bir insan bile artan fiyatların ızdırabını çekiyor" şeklinde sabah ayini (puja) esnasında dert yanan Atrey süt bağışlarının bile yüzde 50 azaldığını söylüyor. Aynı durumları yaşadıklarını aktaran, diğer tapınaklardan meslektaşlarıyla ve bölgedeki cami imamlarıyla geçenlerde bir araya gelmiş Atrey. "Fakirlerin ekmek alacak durumu yokken, nasıl olacak da tanrılara süt sunacaklar, bu çok ciddi bir durum" diyor başrahip.

Haiti’den Senegal’e ve Tayland’a kadar, temel gıda maddelerinin fiyatları geçen aylarda fırlamış bulunuyor. Fiyatlardaki artış; aralarında yakıt fiyatlarının ciddi artışı, gıda üretimi yapan ülkelerdeki kuraklıklar ve bazı ürünlerin biyoyakıt üretiminde kullanılması gibi nedenlerin de bulunduğu bir yığın faktöre bağlanıyor. Hindistan’da, süt fiyatları benzin fiyatlarının artması sebebiyle yükseldi, zira benzin fiyatlarının artması mandıralardan şehirlere ürün nakliyatını pahalılaştırmıştı.

BM Dünya Gıda Programı, 100 milyon insanın gıda fiyatlarındaki muazzam artış sebebiyle, ki bu durum Bangladeş’ten Mısır’a kadar kargaşalara ve protestolara sebep olmuştu, daha da fakirliğe gömüldüğünü açıkladı. 3 yaşından küçük çocukların hemen hemen yarısının yetersiz beslendiği (BM’nin çocuklara yönelik birimi UNICEF’e göre bu rakam Sahra altı Afrika’dakinden bile fazla) Hindistan’da da durum kritik.

Yeni Delhi’de geçen yıl, pirinç fiyatı yüzde 20 artarken mercimek fiyatı da yüzde 18’lik artış göstermişti. Yemek yağı fiyatları ise aynı dönem içinde yüzde 40 artmış, günlük besin olması ve ayinlerde kullanılması itibariyle önem arz eden sütün fiyatları da geçen yıl yüzde 11′lik bir yükselişe geçmişti.

Tanrıların içeceği


Süt, Hindistan’da, tam anlamıyla tanrıların içeceği. Güneydeki çoğu tapınak, günde en az iki kez Hindu putlarını banyo yaptırmak için kulanıyor, zira bu, varlık olarak insanın ebedi kurtuluşunu sembolize ederken, inanca yapılan cömert bir bağış olarak görülüyor.

Tüm ülke çapında süt yaşam ve ölümü temsil ediyor. Cenazeler yakılmadan önce saf tereyağı ile yağlanıyor. Süt; yoğurt, çay, tatlı ve köride olduğu gibi, yemeklerin şahı olarak bilinen ve peynirden yapılan panirin de ana maddesi. Beş yaşından küçük çocukların da temel besin kaynağı.

Güney Afrika’daki yoksulluk oranı geçtiğimiz yıllarda azalmış olsa da, 400 milyondan fazla insan hala yoksulluk sınırında olmakla beraber, BM’ye göre, bu rakam da dünyadaki fakirlerin neredeyse yüzde 40′ına tekabül ediyor. Hindistan’ın yükselen ekonomisi hizmet-sektöründe istihdam ürtemiş olsa da, işgücünün çoğunu duvar ören, meyve satan ve günlük işçi olarak kiralanan insanlar oluşturuyor, bu durum ise onları fiyat artışlarından etkilenmeye müsait bırakıyor.


Munapar ve eşi Rukshana çocukları 5 yaşındaki Mavis ve 8 yaşındaki Mustakeen ile... Toplam 8 çocuklu bu aile, yükselen yiyecek fiyatlarından dolayı öğle yemeği ve sütten vazgeçmiş durumda...

"Öğle yemeğini bıraktık"


Geçici göçmen işçiler kampında yaşayan sekiz evlat sahibi Munapar, Yeni Delhi’ye daha iyi yaşam umutları ile geldiğini ancak sıkıntılarla karşılaştığını söylüyor.

Ülkenin en fakir ve nizamsız kuzey bölgesi Kuzey Hindistan’dan gelen Munapar "Öğle yemeği yiyemez olduk, süt içmeyi ise tamamen bıraktık" diyor.

Munapar’ın eşi Rukshana, bir deri bir kemik olan 5 yaşındaki Mavis adlı çocuğunu görterirken "Süt ve bisküvi istiyor ancak yeteri kadar yok. Eğer çocuk sıkıntı çekiyorsa anne acı çeker" ifadelerinde bulunuyor.


Raju Kumar, sütlü çay satıyor. Geçen aydan itibaren işleri bozulmaya başladı ve ailesinin geçimini sağlayabilmesi her geçen gün daha da zorlaşıyor.
Halsiz bir şekilde çıplak ayakla oturan çocuklara konan sinekleri kovan Munapar diğer yandan da "Köyde yiyecek buluyorduk. Ancak burada ekim yapamıyoruz, sadece satın alabiliyoruz. Biliyoruz, Hindistan’da yaşayan diğer kişiler rahatlık içinde, bizse burada acı çekiyoruz" diyor.

Zamlar, hiç görülmedik oranlarda


UNICEF’in Yeni Delhi’deki ofisinde beslenme ve gelişme şefi olarak çalışan Victor Aguayo, kurumun fiyat artışlarının çocuklar ve kadınlar üzerindeki etkisinin tam kapsamını araştırdığını, yetkililerin ise, fiyatların hiç görmedikleri oranlarda artış gösterdiğinin farkında olduğunu dile getiriyor.

Hindistan gazeteleri özellikle sütle ilgili olmak üzere, fiyat artışlarını manşetlere taşıyorlar, zira çoğu Hindu süt ve süt ürünleriyle beslenen birer vejeteryan. Başkentte, yol kenarında çay dükkanı işleten Raju Kumar sütlü çay satışlarının geçen ay yüzde elli düştüğünü, süt fiyatlarının ise artmaya devam ettiğini söylüyor.


Shanti, tapınağa Hindistan Demiryollarına yaptığı iş başvurusunun kabul edilmesi için dua etmeye geldi. Fakat yükselen fiyatlar onun tanrılara bir şeyler sunmasına dahi engel oluyor.
Bardaklarla kaynamış sütü, çay ile dolu kaba boşaltırken, derin bir iç çekerek "Üzülüyorum, çünkü çocuklarıma canlarının istediği ekmek ve sebzeleri götüremiyorum" diyor üç evlat babası Kumar.

"Tanrım, her şey pahalı"


Saat akşam 6:30. Yeni Delhi’de tepe üstünde bulunan bir tapınağa ziyaretçiler ayin için akın etmeye başlıyor, ayin esnasında Hindu tanrısına süt, sandalağacı macunu, su ve bal ile banyo yaptırılacak. Ayine gelenler arasında bulunan 27 yaşındaki S. Shanti Hindistan demiryolunda iş istediği için dua etmeye geldiğini anlatıyor.

Fiyatların arttığı ve işin olmadığı şu ortamda tapınağa sunacaklarının da az olduğunu belirten Shanti "Nasıl getireyim ki" diyor muz ve hindistan ceviziyle dolu sepetleriyle gelmiş diğer dua edenlere bakarak ve ekliyor: "Tanrı dualarımızı kabul eylesin. Her şey çok pahalı. Yardıma ihiyacımız var."