Beşli için adalet!

Daimler'in ABD fabrikasında geri TİS'i imzalamayan 5 sendika temsilcisi işten atıldı.

DÜNYA
Perşembe, 12 Haziran 2008 (18 yıl 2 ay önce)

Amerika-South Carolina'dan bir Daimler işçisi, Allen Bradley, Stuttgart'ta bir söyleşide direnişlerini anlattı. Zukunftsforum adlı sendikal muhalefet tarafından düzenlenen forumda, İngilizce'den Almanca'ya çeviri yapıldı.

Nisan 2007'de Daimler'in Clevelend fabrikasında, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) komitesinde yer alan Robert Whiteside, Allen Bradley, Franklin Torrence, Glenna Swinford, David Crisco yeni bir TİS için işverenle masaya oturdular. Ama, geri bir anlaşmayı imzalamadıkları için, UAW (Birleşik Otomotiv İşçileri Sendikası) merkeziyle ters düşen işyeri temsilcileri, sendika yönetimi tarafından dışlandılar ve işveren tarafından işten atıldılar.

Allen Bradley, kendi süreçlerine ilişkin şunları anlattı:

Irkçılık ve sendika düşmanlığı!


"Sendika, Güney Carolina'da birçok zorlukla karşılaştı. Güney eyaletlerinde ırkçılıkla, sendika düşmanlığı iç içe geçmişti. Sivil toplum örgütleri, siyah hareket vb. farklı kesimlerden insanlar birlikte çalıştılar. Beyaz egemen bir yapıda olmadığımız için, geniş bir hareket yaratabildik. Fabrika yönetimi, siyah hareketin bir üyesi TİS masasına oturduğu için, 'Bununla pazarlık yapmayız' deyip masayı terk etti."

"Amerika'da kamusal sağlık ve emeklilik sistemi yok. Ancak işyeri düzeyinde TİS'lerle elde edilebiliyor. Dolayısıyla bu maddelerin TİS'te sağlam bir biçimde yerleştirilmesi gerekiyor. Bizim böyle taleplerimiz oldu. Fabrika yönetimi ise, bu koşulları kötüleştirmek istedi. Eski TİS'te tam sağlık sigortası bulunuyordu. İşveren yeni bir öneri getirdi, bu öneriye göre, sigorta parası ağır hastalık durumlarında çok hızlı tükenecekti. Bunu kabul etmedik. Fabrika yönetimi masayı terk etti. 1 Nisan'da eski TİS sona erdi. Bunun anlamı, artık TİS yok, sigorta yok, hastalık durumunda nakit ödeme, tatiller normal işgünü gibi ödenecek demekti."

Meksika'ya taşınma!


"Cleveland'daki fabrika, Meksika'ya taşınacağı için, 11 bin kişinin işten çıkarılma durumu var. Bize yapılanlar, bütün güney eyaletlerine bir gözdağı idi: 'Bakın eğer mücadele etmeye cüret ederseniz, iyi iş, iyi ücret ve sigorta için örgütlenirseniz, sonunuz bu olur.'"

"Avrupa'da sağlık ve emeklilik sisteminin bizdeki gibi yok edilmemesi ve insanların Caritaş vb.lerinin çorba dağıtımına muhtaç kalmaması için, bugün birlikte durmalıyız. Ayağa kalkıp bu saldırıyı geri püskürtmeliyiz!"

Sendika şirket el ele!


Soru-cevap bölümünde ise şunlar konuşuldu:

"Amerika'da sendika yönetimleri ve şirketler grev hakkını engellemek için birlikte örgütleniyorlar. Yerel bir sendika, merkezin desteği olmadan greve çıkarsa, pek çok olanağı kaybeder. İşveren, saat başına 1 dolar sigorta ödemek istiyor. Bu da, toplamda 70 bin dolar yapıyor. Oysa, bir tek kalp krizinde hastaneye kaldırılmak, 150 bin dolardan başlıyor. İşçiler arasında dayanışmayı kırmaya çalışıyorlar. Yönetim, kimin daha rahat kimin daha ağır koşullarda çalışacağını belirliyor."

"Robert Whiteside, siyah bir arkadaşımız, TİS komitesine seçildiğinde, büro elimizden alındı. Temsilcilerle konuşmamıza izin verilmedi. Sendikanın merkezi yönetimi değiştiğinde, sendikada çalışan, kadınlar ve siyahlar isten atıldı."

Allen kendine ilişkin soruya ise söyle yanıt verdi:

"46 yaşındayım, 27 yıldır aynı kişiyle evliyim. Elektrikçiyim, ama elektronikten de diploma aldım. 14 aydır işsizim. Emeklilik için biriktirdiğimiz para tükendi. Ailem için çok zor. Şu an karım bakıyor ailemize. 27 yıldır Daimler'de çalışıyorum, işe gitmediğim gün sayısı 3, işyerinde hiç disiplin cezası almadım."

Onursuz ve güvencesiz bir "şans"!


"Şu an işveren, işe geri dönme karşılığında, işçilere 'son şans' adlı bir anlaşma imzalatmaya çalışıyor. Bu anlaşmada şunlar yazılı: 'Bu beş kişi bizi yanlış yere greve yönlendirdi. 1 gün işe gelmezsem ya da 5 dakika gecikirsem atılmayı kabul ediyorum, vb.' Hiç kimse imzalamadı önce, sonra biri ağlayarak bize geldi. İşçilerden biri çıldırdı grev kırıcılığı yaptığı için, şimdi klinikte. Yine bu anlaşmayı imzalayan bir işçi, personel şefinin sekreteri kendisine pornografik bir e-mail gönderdiği için işten atıldı. TİS'e göre, kimse e-maillerden dolayı işten atılamaz. Ama bu anlaşmayla TİS'i bozmuş oldular."

Sarılar arası dayanışma!


Bu arada, Daimler'in Untertürkheim (Stuttgart'a yakın bir ilçe) fabrikasında, işyeri temsilciler kurulu, bu Amerikalı sendikacının getirilmesini "yasal olmayan bir direnişi desteklemeyelim" gerekçesiyle reddettiği öğrenildi. Öncü işçiler, İG Metal üst yönetimiyle bir görüşme ayarlamaya çalışıyorlar. Ayrıca, Daimler fabrikaları önlerinde işçileri bilgilendirmek için bildiri dağıtımı düşünülüyor. Bu söyleşiler, bir hafta boyunca, Hamburg ve Berlin'de de yapılacak.

Geniş bilgi için: www.justice4five.com