Perşembe, 12 Haziran 2008 (18 yıl 2 ay önce)
Avrupalı taşımacılık işçilerinin grevinin başlamasıyla eş zamanlı olarak saldırılar da ilk etapta kamyon yakmalar şeklinde sabotajlar olarak başlamıştı. Son iki günde artan saldırılarda iki kayıp veren kamyoncuların grevi sürüyor.
Daha birinci haftasını doldurmayan grevde şimdiye kadar onlarca kamyon sabotajlarla ateşe verilirken, bu saldırılar blokaj eylemlerinin yayılmasıyla yanıtlanmıştı. Otoyolların giriş ve çıkışları ile akaryakıt istasyonları, parkedilen kamyonlarla bloke edilmişti.
Grevin başında Fransız ve Portekizli kamyoncular, İspanyol kamyoncuların dayanışma çağrısını yanıtsız bırakmamışlardı. Grev kırıcılara karşı sınır geçişlerini engelleyerek, liman ve ambar işçileri de bu ülkelere giden ya da gelen malları yükleme-boşaltma yapmayarak İspanyol sınıf kardeşleriyle enternasyonal dayanışmanın anlamlı örneklerini sergilemişlerdi.
Her grev gibi bu da, yalnızca olumluluklarıyla değil ilerledikçe daha bir belirginlik kazanan eksiklerinin yanı sıra sınıf düşmanının karşı ataklarıyla, saldırılarıyla da öğretiyor.
Grev kırıcıları katlediyor
Dün San İsidro'da (İspanya), bir park yerinde bekleyen 300 civarındaki kamyona yönelik molotoflu saldırı gerçekleştirildi. Gece saatlerinde gerçekleşen saldırıda üç kamyon tamamen yanarken, grev gözcüsü bir kamyoncu da ağır biçimde yanarak yaralandı.
İspanyol kamyoncuların Granada kentindeki protesto yürüyüşünde, grev kırıcılarını taşıyan bir minibüs yürüyüşçülerin arasına dalarak eylemi kırmaya çalıştı. Kendisini engellemeye çalışan bir kamyon şöförünü ezmekte tereddüt etmeyen sınıf işbirlikçisi bu saldırısında bir grevciyi katletti. Şu ana kadar 51 kamyoncunun gözaltına alındı.
Grev dolayısıyla bazı fabrikalar üretime ara vermek zorunda kalırken, armatörler ve balıkçılar da denize açılmayarak eylemlerini sürdürüyor.
Portekiz'de ise, başkent Lizbon yakınlarındaki Alcalena'da grev kırıcı bir kamyoncuyu durdurmaya çalışan bir Portekizli dayanışma grevcisi kamyoncu, ezilerek öldürüldü.
Akaryakıt fiyatlarının yılbaşından bu yana yüzde 20 arttığı İspanya'da zamları protesto eden nakliyeciler, ağır çalışma koşulları nedeniyle erken emeklilik ve tazminat gibi taleplerle greve çıkmışlardı.
Grevin artan ve giderek sistematikleşerek cinayetlere varan saldırıların hedefi haline gelmesinin ardından İspanya İçişleri Bakanı, timsah gibi konuşarak, gerçekleşen ölüm olayından üzüntü duyduğunu ve
"ölüm olayının hiçbir uzlaşmazlığın kimsenin ölümüne değmeyeceğinin anlaşılmasına yardımcı olmasını umduğunu" söyleyerek grev kırıcı saldırganlar yerine grevcileri suçlama, hatta üstü kapalı bir şekilde tehdit etti. Bununla da kalmayarak kamyoncu ve nakliye işçileriyle süren pazarlıkları askıya alarak kimin adamları olduklarını ortaya koydular.
Kapitalistler, onların işbirlikçisi grev kırıcılar, hükümetler, ne grev kırıcıların saldırılarına ne de cinayetlere değil ama grevin kendine, grevdeki kamyoncuların yürüyüşlerine, blokajlarına ve cinayetleri protesto eylemlerine saldıran polis, jandarma tek bir sınıf düşmanı cephe olarak her geçen gün kendisini belirginleştiriyor.
Eylemler yayılıyor
Bu arada Tayland'da da dün binlerce kamyoncu artan yakıt fiyatlarını protesto etmek amacıyla yarım günlük greve gitti. Kamyoncular bu uyarı eyleminden sonra taleplerinin karşılanmaması halinde 17 Haziran'da Bangkok trafiğini felç edeceklerini söyledi.
Nakliyecilerin eylemi İngiltere'ye de sıçrıyor. Shell şirketi için çalışan yaklaşık 500 tanker sürücüsünün ücret anlaşmazlığı nedeniyle 4 günlük greve gidecekleri öğrenildi. Halen 32 bin sterlin olan yıllık ücretlerinin 36 bin sterline çıkarılmasını talep eden 500 Shell işçisi, taleplerinin karşılanmaması halinde cuma günü greve çıkacaklarını ilan etti.