Her sorun gibi cezaevi sorununun esas çözümü de sisteme muhalif tüm kesimlerin eylemli dayanışmasındadır..
TUYAB'ın “Tecrit Kaldırılsın, Talepler Kabul Edilsin” başlığıyla cezaevi sorununa çözüm üretmek amacı ile başlattığı kampanyanın, içinde talepleri de barındıran çağrı metnini yayınlıyoruz:
ÇAĞRIMIZDIR
TÜM DEVRİMCİ DEMOKRAT İLERİCİ KURUM VE KİŞİLERE
Ülkemizin emekten, paylaşımdan yana olan aydın, yazar, öğretim görevlilerine..
Hapishanelerde uygulanan tecrit ve izolasyon politikası 6. yılına girdi. Bizler aileler olarak tecrite karşı sürdürülen direnişte 121 siyasi tutsağın ölümü ve 500'den fazla insanımızın sakat bırakılmasına tanık olduk. Ancak buna rağmen:
6. yılına girdiğimiz tecrit ve izolasyon sistemine karşı ne tutsakların fiili ve can bedeli direnişi bitti ne de biz ailelerin tecrit saldırısına karşı yürüttüğü mücadele dönem dönem yanı başımızda soluğunu hissettiğimiz, güç aldığımız, kimi zaman ölüm orucu direnişlerimizin yüzündeki sarı gülücüğü, kimi zaman bir jop darbesini paylaştığımız tüm ilerici kesimlerin 6. yılına giren tecrit ve izolasyon saldırısını geri püskürtmek için çığlığımızı tekrar duyurmak ve bu saldırıya karşı bizlerle birlikte mücadelenin öznesi olarak yer almalarını istemek kaçınılmazdı.
Çünkü 1 Haziran 2005'ten itibaren yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kanunu ile siyasi tutsakların terörist kimliğinin kullanılması dayatılarak bu kimlik kullanılmaz ise savunma, tedavi, görüş vb. tüm haklarının gasp edilmesi gündeme gelmekte, alınan disiplin cezaları nedeniyle zorla sürgün-sevk yaşanmakta, tahliye olduğu halde tutsağın disiplin cezası nedeniyle salıverilmesinin geciktirilmesi, ağırlaştırılmış müebbetten hüküm giyen tutsakların havalandırmaya 1 saat çıkartılması, ayakta sayım istenmesi gibi uygulamalar yürürlüğe girmiştir.
Tecrit ve izolasyon saldırısının amacı içeride ve dışarıda sisteme muhalif tüm kimselerin örgütsüz hale getirilmesidir. Hapishanelerde bu saldırı Ceza İnfaz Kanunu ile yasallaştırılmış bulunmakta, dışarısı için ise Terörle Mücadele Yasası hızla meclisten geçirilmektedir. Bu nedenle 12 Eylül Askeri Faşist cuntasından daha ağır bir saldırı furyası ile karşı karşıya olduğumuz bugün de bizler;
[foto]tuyab2.jpg[/foto]
“İNSAN HÜCREYE SIĞAR MI?” diyoruz. Bu saldırıya karşı koyabilmek için içeride-dışarıda hücreleri parçalamanın çözümünü üretmeyi hedeflemeliyiz. Toplumun sisteme muhalif tüm kesimlerinin birbirlerinin sorunlarına sahip çıkması, aralarındaki dayanışmayı sürekli büyütmesi çözümün esas halkasıdır. Bu çözümün ilk adımı olarak;
“TECRİT KALDIRILSIN, TALEPLER KABUL EDİLSİN” isimli bir kampanya başlatıyoruz. Taleplerimizin ana başlıkları;
TALEPLERİMİZ,
1- F Tipi cezaevlerinin mimari yapısında yapılacak değişiklik ile tutuklu ve hükümlülerin en az 15 kişinin yan yana gelebilecek şekilde düzenlenmesi. (Konuyla ilgili TMMOB'un projeleri dikkate alınmalıdır.)
2- CİK değiştirilsin. (İçinde Baro, ÇHD, TTB'den oluşan bir kurulun gözetiminde yapılması)
3- Tutsakların tüm haklarının koşulsuz kullanımı
4- Bağımsız izleme kurulları oluşturulmalıdır. Kurul, Tutuklu ve Hükümlü yakınları, İHD, ÇHD, Baro, TTB, Aydın ve Sanatçılardan oluşmalıdır.
Taleplerimizin hepsi Türkiye'de yaşanan cezaevi sorununa çözüm üretmek içindir. Çözümün demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine katkı sunacağını hepimiz biliyoruz. Bu taleplerimizin başta Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı'na iletmek üzere yapacağımız her türlü etkinlik ve girişimlerde yanımızda olmanızı istiyoruz.
Yaşanan ya da yaşanacak acıların önüne geçmek için sesimize ses katmanız bizleri onurlandıracaktır.
MAİL: tuyab_2005@mynet.com
TUYAB
TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ YAKINLARI BİRLİĞİ