Cumartesi, 28 Haziran 2008 (18 yıl 1 ay önce)
Hamburg deyince herkesin aklına; geçmişi ve bugünüyle anti-faşist dinamik ve potansiyelin güçlülüğü, sınıf hareketinde militan mücadele geleneğinde devamlık ilişkisi gelir. Liman işçileri, Hamburg barikatları ve tabi ki liman işçisi komünist önder Ernst Thaelmann.
Her iki sınıf açısından da önemi tartışılmaz bu kentte; bir yandan önümüzdeki siyasal süreci konuşmak, öte yandan Avrupa'nın yaşamları atomize eden atmosferinde, sosyal paylaşım amaçlı bir piknik düzenlendi.
Hamburg’da bulunan yoldaşların organize ettiği pikniğe, biz yakın şehirlerden gidenler olarak daha önce verdikleri Hamburg Barikatları ve Thaelmann'dan izler bulabileceğimiz yerleri gezdirme sözlerini hatırlattık.
Hamburg ve RAF
Piknikten bir gün önce, yoldaşlar sözlerinde durup, bizi tarihte bir gezintiye çıkardılar. Hamburg'un; kurucuları arasında Ulrike Meinhof'unda bulunduğu Kızıl Ordu Fraksiyonu'nun (RAF) en güçlü olduğu bölgelerden birisi olduğunu, kurdukları illegal radyonun yıllarca Hamburg’dan yayın yaptıktan sonra, tesadüfen bulunabildiğini okumuş, dinlemiştik.
Altona'ya gidiyoruz. RAF'ın sadece ses getiren silahlı eylemlerden, kitle çalışmasına geçiş yaptığı dönemlerde, RAF'ı bir türlü çökertmeyen Alman devleti, örgütün doğal gizlilik örtüsü bu koskoca semte toplu bir operasyon düzenlemiş. Ve oldukça sıkı çatışmalar yaşanmış.
Şehrin yüksek bir bölgesinde bulunan semtte şimdilerde bir tatil köyü havası var. Tek katlı, bahçeli, bakımlı evler. Gemi kaptanları oturuyormuş artık ağırlıkla. Tersten dahi olsa, ne bir iz, ne yazı var. Fakat son 1 Mayıs'a da yansıdığı gibi, şehrin kuşaktan kuşağa aktarılan güçlü anti-faşist belleği bu semti her dönem özel kılmış.
Thaelmann ve öncülük ettiği bir grev
Thaelman evi
Hamburg barikatları da öyle. Yenilgiye uğramasaydı Almanya ve dünya devrim tarihinin akışını değiştirebilecek bu dönemden özel çabalarla yapılan film, belgesel, kitaplar dışında, "tarihi korumaya meraklı" Avrupa kültürü tek bir yazı, anlatım vs. bırakmamış. Fakat Thaelmann'ın iki sokak ilersinde doğduğu ve uzun yıllar oturduğu, şimdi eski komünistler tarafından bir nevi müze haline getirilerek korunan Thaelmannhaus'u buluyoruz.
Beş altı katlı, tipik Prusya mimarisi olan eski bir ev. O gün görevli iki yaşlı komüniste kendimizi tanıtıp, anladığımız kadarıyla bilgi alıyoruz. Alman komünistlerinin çabası ve bağışlarla yaşatılan bir ev burası. Romanlarda okuduğumuz, Thaelmann'ın kızı İrma Thaelmann daha bebekken Nazilerin bombaladığı ev burası demek... Özel yaşamını ve sınıf mücadelesinin belli başlı kesitlerini yansıtan (İllegal ve legal pasaportu, Nazi kamplarında Nazilerin verdiği nüfus cüzdanı… bir belge dahi) belgeler, yoldaşlarını ve partisini belgeleyen fotoğraflarla, büstler görüyoruz. İspanya İç Savaşı’na katılan Thaelmann Taburu’nun formaları, baskıda kullandıkları bugüne göre oldukça ilkel makinalar...
Evin bir kaç sokak ilerisinde ise, Naziler iktidara geldikten sonra yeraltına geçen KPD'nin 1933 yılında yeni döneme geçiş ve mücadele taktiklerini tartışmak için illegal konferans yaptıkları, o dönem spor kulübü olan iki katlı geniş bina duruyor. Sınıf mücadelesinin belleklere kazınan dönüm noktalarını, bugünümüzün komünist kültürüne yeni halkaların eklendiği kesitlerin bir arada olduğu güçlü bir bileşim bu!
Ve piknik
Tarihten günümüze... Ertesi gün her şeyiyle yerel çevremiz tarafından organize edilen pikniğe gidiyoruz. Organizasyon oldukça iyi. Toplanmamızdan hemen sonra bir sürprizle karşılaştık. Dört devrimci dernek de piknik için aynı yeri tercih etmiş. Birden bire 40 kişi kadar olan grubumuzla, kendimizi 250-300 kişilik diğer arkadaşların içinde bulduk. Yer yer iç içe geçiyoruz. Oraya gelenler de bizimle oturdu. Biz onların müzik ve halay gösterisine katıldık… Buna rağmen yenilen ortak yemekten sonra kafamızda olan esnek programı başlattık.
Pikniğe gelen çevremiz oldukça renkli ve her biri kendi bulunduğu atmosferi yansıtmasıyla yeni dönem örgütçülük sanatını konuşturmanın önemini hatırlatır gibi. Fabrika işçisi, bilgisayar programcısı, hizmet sektörü çalışanı, sağlık emekçisi, terzisi, muhasebecisi, lise öğrencisi, gazetecisi... Bunlara son anda anti-faşist Alman ve Türk üniversite öğrencileri eklendi. Kısa kısa fakat her daldan sohbetler ediyoruz.
Yetenekler sergilendi
Ağırlıklı olarak ilk kez böyle bir etkinliğe gelenler var. Ve çocukların, gençlerin hemen hepsi Almanya'da doğup büyümüş. Her birinin hobileri, ilgi alanları değişik. Dünyayı bisikletle turlamaya çıkanından, futbolcusuna, müzikle ilgileneninden masa tenisçisine kadar. Biraz sonra etkinliklerde yetenekler dökülüyor bir bir.
Böyle ortamlara ilk kez katılan bir genç; Rock'n Roll'un ustası Elvis Presley'in müziğini ve dansını o kadar iyi taklit ediyor ki kahkahalar arasında yeniden yeniden istek alıyor. İsmini Nilgün Gök yoldaştan alan 10-12 yaşlarındaki Nilgünümüz, ismini aldığı yoldaş gibi yetenekli. Amatör kümede takımları yeni şampiyon olmuş. O da futbolda ustalığını sergiliyor.
Berabere kaldık
Politika, devrim tarihi, spor, sinema karışımı sorulardan oluşan bilgi yarışmamızda Nilgün Gök ve Che Guevera grubu yarıştı. Çekişmeli geçen yarışmadan beraberlik çıktı. Yer yer aniden indiren yağmurdan dolayı tenis turnuvası gibi etkinlikler iptal edildi. Fakat herkes ip çekme yarışmasında olduğu gibi, içinden nasıl geliyorsa çocuklar gibi eğlendi. Yağmura aldıran yok.
Hamburg iki sınıf açısından da stratejik bir şehir. Bu gün mütevazi adımlarımızı buna uygun ayarlamak gerekliliğini bir kez daha kafamıza kazıyan duygularla sohbetlerimiz derinleşerek devam etti. Değişik etkinliklerde yine bir arada olma sözüyle etkinliği bitirdik.