129. maddeye hayır!

Almanya'da devrimci demokrat örgütleri de "terör" kapsamına alan yasaya karşı eylem vardı.

DÜNYA
Pazar, 13 Temmuz 2008 (18 yıl 1 ay önce)

5 Temmuz Cumartesi günü Stuttgart'ta yaklaşık 400 kişinin katıldığı yürüyüşte Almanya'daki 129, 129a ve 129b ("Kriminal ve terörist örgüt üyeliği, bu örgütleri gerek yurt dışında gerek yurt içinde desteklemek") ceza yasaları protesto edildi. 129’a ve Baskılara Karşı İnisiyatif tarafından düzenlenen yürüyüşe Alman antifaşist gruplar, sol örgütler ve göçmen örgütler katıldı.

Tren garı önünden başlayan yürüyüşte, Tayad Komitee adına yapılan konuşmada, Stuttgart-Stammheim’da DHKP-C’ye üyelikten yargılanan Mustafa Atalay, Ahmet Düzgün Yüksel, İlhan Demirtaş, Devrim Güler ve Hasan Subaşı için özgürlük istendi. Aslen bu dava ile ulaşılmak istenen hedef, ileriye yönelik bu davanın bir örnek teşkil etmesi ve böylece devletin daha kolay ve baskın biçimde devrimci demokrat göçmen örgütlerin üstüne gitmesinin yollarının açılmasıdır.

Yürüyüş, polisin çeşitli kışkırtmalarına rağmen saat 14.30'da başladı. Bu arada, gün boyunca 30'a yakın kişi de tutuklandı. Birçok el ilanı, broşür ve diğer enformasyon materyaline de el konuldu.

Polis terörü


almanya polis 129Yürüyüş korteji, Rotebühl Sokağının Tübinger Sokağı ile kesiştiği noktada, polisin provokasyonları nedeni ile ilerleyemez hale geldi. Polis, yaşanan sürtüşmeyi daha da tırmandırarak kortejin önüne yığılarak duvar oluşturdu. Gerginliğin artmasıyla, polis, antifaşist Alman grubun üzerine saldırarak gençleri coplamaya başladı. 22 yaşındaki bir genç başından yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Bu arada, kortejin içinden ve çevrede bulunan halkın içinden bazılarının polisi eleştiren söylem ve müdahaleleri oldu. Polisin geri adım atmasıyla, ara ara kesilen yürüyüş, tekrar hareket etti. İçişleri Bakanlığının önünde konuşma yapıldıktan sonra yürüyüş noktalandı.

Polisin açıktan halkın önündeki saldırıları, aslında Alman devletinin uygulamaya çalıştığı yıldırma politikası olarak algılanmalıdır. Görünen o ki, bu tam tersine insanların birbiriyle daha da kenetlenmesine yol açtı. Polisin tutumu, ileriki dönemlerde bu ve benzeri yürüyüşlere polisin faşizan saldırganlığının giderek artacağını göstermektedir. Ayrıca, göze çarpan diğer bir durum da, aynı polislerin 1 Mayıs'ta da görev almaları ve bir kısmının Alman Nazilerinin yoğun olduğu Göppingen şehrinden gelmeleridir.

Yaşanacak Dünya, Stuttgart, 07.07.2008