Esir değişiminin etkileri

Lübnan'da coşku, İsrail'de hezimet var. Ayrıca Lübnan'da iç savaş havası da dağıldı.

DÜNYA
Cuma, 18 Temmuz 2008 (18 yıl 1 ay önce)

Hizbullah ile İsrail arasında 16 Temmuz Çarşamba günü yapılan esir değişimi sonrası, Lübnan'a coşku, İsrail'e ise hezimet havası hakim.

Kızılhaç aracılığıyla gerçekleşen değişimde, Hizbullah, 2006 yılında kaçırdığı iki İsrail askerinin naaşına karşılık, biri beş kez müebbete mahkum edilmiş Hizbullah liderlerinden olan 5 Lübnanlı esir ile birlikte, 199 Filistinli ve Lübnanlı direnişçinin naaşlarını almıştı.

Lübnanlı esirler ve İsrail'le mücadelede hayatlarını kaybeden Lübnanlı ve Filistinli direnişçilerin cesetleri Hizbullah tarafından düzenlenen görkemli kutlama törenleri ile teslim alındı.

Aslında Lübnan'da esir değişiminin, sağladığı moralden çok daha ileri derecede etkileri oldu. Çünkü ülkede, batı yanlısı hükümet güçleri ile Hizbullah arasındaki yer yer kanlı çatışmalar ile iç savaş havasına bürünen güç mücadelesi ulusal birlik hükümetinin kurulması ile son bulmuştu. Kurulan birlik hükümetinin ilk görevi teslim edilen beş esiri Refik Hariri Havalanı'nda karşılamak oldu. Hükümetin karşılamaya katılması ve neredeyse resmi bir devlet törenine çevirmesi ile havaalanı etrafında geniş kitlelerin toplanması bu "ulusal birlik" havasını pekiştirdi. Keza Hizbullah Genel Sekreteri Nasrallah törende yaptığı konuşmada, "Bu gün burada Direniş ve Lübnan ordusu sırt sırta, omuz omuza... Şehitler yan yana... Ve güçlü bir siyasi görüntü... Bu gün gerçek bir bayram günüdür" dedi.

İsrail cephesinde ise tam tersi bir görüntü vardı. Hizbullah kaçırdığı iki askerinin akibetlerine yönelik son ana kadar bir açıklama yapmamıştı, askerin yaşadığına dair küçük de olsa var olan bir beklenti havası, cesetlerin teslim edilmesi ile kendini yas havasına bıraktı.


İsrail askerlerinin naaşı Kızılhaç yetkililerine siyah tabutlar içinde teslim edildi. İsrail devleti DNA testi ile askerlerin kimliğini onayladıktan sonra esirleri teslim etti.

İsrail SMS'li tehditlere sarıldı


İsrailliler, iki askerin kayıtsız şartsız teslim edilmesi şartıyla Temmuz 2006'da gerçekleşen saldırının hezimetle sonuçlanmasının ardından, askerlerin cesetlerine karşılık aralarında Samir Kantar’ın da bulunduğu 5 Lübnanlı esirin serbest bırakılmak zorunda kalınmasını ülkeleri açısından onur kırıcı buluyor.

İsrail devletinin ise esir değişiminin ardından yaptığı ilk şey Lübnan ve Filistin'deki zafer havasının zindanlarına ulaşmasını engellemeye çalışmak oldu. İsrail, cezaevlerinde tuttuğu binlerce Filistinli ve Lübnanlı esirin, Lübnan'daki esir değişimi kutlamalarını izlememesi için hapishanelerdeki tüm televizyonları topladı. Başta El Cezire olmak üzere birçok Arap televizyonu Lübnan ve Filistin'deki kutlamaları canlı olarak yayınlamıştı. Filistinli kaynaklar, televizyonların gardiyanlarca toplanmasından sonra Filistinli esirlerin kutlama törenleri düzenlediklerini bildirdi.

Ertesi gün ise İsrail devleti, Lübnanlılara Hizbullah'a destek vermemeleri için tehdit içerikli sesli telefon mesajları gönderdi. Lübnanlılar, telefondaki sesin tehditkar bir üslupla Hizbullah’ın İsrail'e yeni bir saldırı düzenlemesi durumunda Lübnan'ı yıkacaklarını söylediğini ifade ettiler. Lübnan hükümeti İsrail'i, vatandaşlarına tehdit telefonları açarak, egemenliğini ihlal etmekle suçladı.


Hasan Nasrallah ve Samir Kantar

Direnişin zaferi


Esirlerin karşılandığı törende bir konuşma yapan Hizbullah Genel Sekreteri Nasrallah, "Eğer biz 2006 Temmuz'unda yenilseydik Samir Kantar ve arkadaşları ve esirler geri dönemez; Lübnan mahvolur; Ortadoğu, ABD ve İsrail'in Yeni Ortadoğu projesi çerçevesinde yeniden şekillenirdi" diyerek esir değişimi görüşmelerinde sergilenen metin duruşun direniş sonucunda sağlandığına dikkat çekti.

Nasrallah, esir değişiminde sağlanan başarıdaki diğer etkenleri şöyle sıraladı:

- Düşmanın görüşmeler dışında bir yoldan esirlere kavuşmasının imkânsız olduğunun farkında olması.
- Düşmanın güvenlik ve istihbarat aczi. Keza İsrail son ana kadar esirlerin yerini ve durumlarını tespit edemedi.
- İsrail'in, Hizbullah'ın yeni bir esir operasyonundan korkması sebebiyle, görüşmelerin anlaşmazlıkla sonuçlanmasından kaçınması.
- Samir Kantar ve diğer esirlerin sağlam duruşu. Nasrallah, "Görüşmelerin sürdüğü aylarda Samir, kendisinin hapishaneden elindeki imkanları kullanarak bize gönderdiği mesajlarda görüşmelerde acele etmeden iyi bir sonuç almamızı bekleyeceğini söylüyordu" dedi.

Nasrallah bu nedenleri saydıkdan sonra İsrail'in esir değişimine insani nedenlerle başvurmadığına dikkat çekti.


CNN değerlendirmesi


CNN Internaional kanalının Ortadoğu uzmanı Octavia Nasr, esir değişimini şöyle yorumladı:

CNN Internaional, Octavia Nasr, 16 Temmuz 2008


Bu esir değişimi aslında Hizbullah’ın Araplar adına İsrail’e karşı kazandığı büyük bir zaferdir. Hizbullah’ın 2006 yılında İsrail saldırıları karşısında yenilmemesi, Arap dünyasını şaşırtmıştı. Araplar, Hizbullah’ın hiçbir Arap devletinin başaramadığını başaran ve İsrail’e karşı koyabilen tek gerilla gücü olduğunu itiraf etmişlerdi. Hizbullah İsrail savaşının üstünden iki yıl geçtikten sonra Arap dünyası bu esir değişimi karşısında bir kez daha şaşırmış bulunuyor. Arap dünyası bu gelişmeyi kendisi açısından önemli bir zafer olarak görüyor ve bu yüzden de bu zaferi kutluyor.

Serbest bırakılacak esirler arasında beş kez müebbet hapse mahkum edilen, ömrünün sonuna kadar hapiste kalması gereken ve 30 yıldır cezaevinde bulunan Samir Kantar’ın bulunması, Arap dünyası açısından son derece önemli. Şu an dünyadaki tüm medya organları ve haber ajansları bu olayı dakikası dakikasına izliyor. Samir Kantar, bir kahraman olarak ve Hizbullah’a teslim edilen cenazeler ise şehit olarak nitelendiriliyor.

Şu an bayram ve kutlama havası sadece Lübnan’da değil, tüm arap dünyasında gözlemleniyor. Elbette şu an Arap liderleri, bu esir değişimi konusunda resmi açıklamalarını yapmadı. Yalnızca Hamas Lideri İsmail Heniye, bu konuda resmi bir açıklama yaptı ve bunu tebrik etti ve zaferin mümkün olduğunu söyledi.

Not: Suudi Arabistan da resmi bir açıklama ile esir değişiminin tüm Araplar açısından büyük bir zafer olduğunu belirtti ve Hizbullah'ı tebrik etti.