General Motors geçtiğimiz yıl başlattığı "tasarruf" etiketli işçi çıkartma saldırısını katmerlendirerek sürdürüyor.
Otadoğu'dan Orta Asya'ya, Afrika'dan Latin Amerika'ya "Bu alemin Şerif'i benim" diyerek halklara kan kustura kustura azami kar için azami hegemonya savaşı veren ABD "evinde" de işçi sınıfını boş geçmiyor.
207 milyar dolarlık cirosuyla ABD'nin olduğu gibi dünyanın da en büyük tekellerinden olan General Motors geçtiğimiz yıl sonunda tasarruf tedbirleri kapsamında ülke genelinde 4 fabrikasını kapatmış, binlerce işçiyi işten atmıştı. Ama bununla bile rekabetin tekelci aşamasında ihtiyaç duyulan karlılığa ulaşamayan GM'un hisseleri, Temmuz ayı başı itibarıyla son 50 yılın en düşük düzeyinden işlem görerek rekor kırmıştı.
Yalnızca 2008'in Nisan-Haziran dönemini kapsayan 3 ay için 15 buçuk milyar dolar zarar açıklayan şirket yeni bir "tasarruf" etiketli işçi çıkartma saldırısı başlattı. Bir önceki saldırının bedelini, işsizlik bataklığına savrulan 16 bin işçi ödemişti. Dondurulan ücretler, fiziki dayanma sınırına varana dek ağırlaştırılan çalışma koşulları da tekelci rekabetin doymak bilmez iştahını tatmin etmeye yetmedi.
Yakın gelecekte de koşulların değişmeyeceği öngörüsüyle hareket eden GM, üretimi yeni koşullara uyumlu hale getirmek için "cesur adımlar atmaya" devam edeceğini ilan etti.
Bu "cesur" ilanın açılımı, resmi rakamlara göre bile yüzde 5,7'ye tırmanarak son dört yılın en yüksek seviyesine çıkan işsizliğin yeni rekorlar kıracak olmasından başka bir anlama gelmiyor.
Üstelik son bir ay içinde işten atılan işçi sayısı tarım dışı sektörlerde 51 bin kişi olurken şirketler, petrol başta olmak üzere hammadde ve enerji fiyatlarında artışla da paralel olarak yavaşlayan büyüme hızı bahanesiyle yeni işçi alma konusunda son derece "isteksizler".
Yani savaş bile şişen ve enikonu kızışan tekelci asalaklık ekonomisini soğutmaya yetmiyor. Şirketlerin işçi kıyımı katlanarak büyürken Asya'dan Orta Doğu'ya, Afrika'dan Latin Amerika'ya tüm dünyayı savaş alanına çeviren ABD'nin istihdamı büyüyen alanları tümüyle devlet işletme ve sektöründe.
Elbette en başta Ordu geliyor. Bunu sağlık, eğitim ve hizmetler sektörleri izliyor ki, bunun anlamı kan dökmeye gidenlerin kendilerinin de kan dökeceğini bilmesinden başka bir şey değil. Nitekim savaşın bittiğinin açıklandığı Afganistan ve Irak'tan hemen hergün yaralı, parçalanmış bedenleriyle yola çıkan uçaklar dolusu paralı askerler geledursun, İran'la bir savaş için ısındırma faaliyetlerine de hız veriliyor.
Daha Haziran ayında satışlarının geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 18 düştüğünü duyuran otomotiv tekeli GM'un, maaş kalemini yüzde 20 azaltmayı, 4 milyar dolar değerindeki mal varlığını satmayı ve 2 milyar dolar borç almayı planladığını duyuran ve ücret kaleminde planlanan tasarruf amacıyla, çalışan işçilerin yüzde 20'sinin işten çıkartılacağını ilan eden tekelin bu açıklamalarının dumanı tüterken binlerce yeni işçi atacağını ilan etmesi, savaş ekonomisinin de kurtaramadığı ABD emperyalizminden dünya işçi sınıfı hesabına çıkan ders kapitalizmin çıkışsız olmasından başka bir şey değil.
Tabi bir de, geride kalanlara ölüme karşı sıtma tercihi olarak sıfır zam ve ek ödemelerde katmerlenmiş yeni kesintilerin yanı sıra çalışma süreleri ve koşullarının daha da ağırlaştırılmasının dayatılmasından başka bir anlama gelmiyor.