"Savaşsız kapitalizm"

Derinleşen azami kar ve azami egemenlik mücadelesi maskeleri söküp atıyor...

DÜNYA
Pazartesi, 11 Ağustos 2008 (18 yıl 1 hafta önce)

ABD emperyalizminin Ortadoğu ve Orta Asya-Kafkaslar hattında enerji kaynakları ve nakil hatları üzerindeki ülkelerde işbirlikçi rejimler yaratarak hegemonyasını sağlamlaştırma hedefli atakları, rakip emperyalistlerin karşı saldırılarıyla birleşerek halklara yeni acılar ve felaketler getirmenin yanında yeni bölgesel yangınlar, yeni savaş alanları yaratarak genişliyor.

"Savaşsız, barış içinde, konuşarak çözülen sorunların medeni kapitalist dünyası" salakça hayalini pazarlayan liberal demokratlıkla işte buraya kadar gidilebilir.

Azami kar sorunu derinleştikçe kızışan azami egemenlik mücadelesi maskeleri birer birer söküp atıyor.

Osetya işgalinde Rusya'dan "dehşetli bir yanıt" alarak bu işlerin öyle kolay olmayacağını anlayan Gürcü işbirlikçiler geri adım attılar.

48 saat içinde işgalci birliklerinden bin 200 ila 2 bin arası kayıp vermekle kalmadılar, başta Osetya Özerk Bölgesindekiler olmak üzere, Rusya Federasyonu sınırlarına yakın bölgedeki birçok askeri üs Rus ağır bombardıman uçakları ve topçu ateşi altında kaldı.

Rusya'nın atakları karşısında rahatsızlığını daha açık ifade etmeye başlayan ABD ve AB emperyalistlerinden bir iki kınama ve birliklerini geri çekme çağrısının yapılmasından başka destek göremeyen Gürcistan, dağılan birliklerini geri çekerken, acil ve koşulsuz ateşkes çağrısı yaptı.

Bu telaşın nedeni "Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olma" korkusundan başka bir şey değil.

Telaşın nedeni


Kafkas halklarının Rusya karşısında onun bir savaşla kendini, ordusunu bağlaması halinde fırsatı değerlendireceğini umduğu bölgenin ezilen halkları ve azınlıklarının harekete geçmemesi bir yana, Çeçen birliklerinin Rusya saflarında karşısına çıkması gibi durumlarla sarsıldı.

Bugünse, üyelik başvurusu yaptığı NATO gözetmeni ve eğitmeni maskeli Amerikan Ordusu subaylarının yanı sıra, tıpkı Irak ve diğer işgallerdekiler gibi paralı askerlerden kurulu birliklerin, Rusya'ya karşı savaşta kullanıldığı uluslararası ajansların, üstelik resimli haberler olarak geçildi.

Gürcistan Ordusu üniformaları içindeki siyah tenli asker ölülerini, çekik gözlülerle yan yana çeken Rus basını, olayların Gürcistan'ın planladığı şekilde gelişmediğini belirtilerek, "ABD Gürcistan'a askeri yardım konusunda ağırdan alıyor ve (Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail) Saakaşvili kendini zorda hissediyor. Öte yandan, Amerikalı analistlerin çoğu, eğer Gürcistan'ı İran'a değişmek gerekirse, ABD'nin Gürcistan'ı tercih edeceği konusunda hemfikir. Çünkü Tahran'ın nükleer kibri, Beyaz Saray'ı Gürcistan'ın jeopolitik kibrinden daha çok endişelendiriyor" (Nezavisimaya) yorumu yapıldı.

Ulusal birlikten, ulusun onurundan bahsedip Gürcü işçi sınıfını emperyalist hegemonyanın şu ya da bu unsurunun tasmasında Rus ve/veya diğer bölge ülkelerinin üniformaları içindeki sınıf kardeşleriyle savaşa sokan Saakaşvili şimdi fırsat buldukça açıklama niyetine kandırıldığını inliyor.

Peki Gürcistan ve Rusya başta olmak üzere bölgenin tüm ülkelerinden işçilerin arasına sokulan kama ne olacak?

Hegemonya dalaşı


Birer kiralık katil sürüsünden başka bir şey olmayan paralı askerlerle yürütülen savaşlar (Irak'ta da bu yıl itibariyle güvenlik şirketlerine bağlı paralı asker sayısı, orduların resmi bileşimlerini aşmış durumdadır) tüm kılıfları yırtıp, maskeleri parçalayarak ne özgürlük ne de demokrasi vs. için değil enerji kaynakları ile diğer hammadde yataklarıyla birlikte pazarlar üzerinde hegemonya için yapılmakta olunduğunun belgesi durumundadırlar.

Bu kadar net olan durum karşısında hala emperyalizmin şu ya da bu unsurundan beklenti içinde hareket edenler, sonuçta tasmalarının zincirini teslim ettikleri bu güçler tarafından pazarlık masasında satılmaktan kurtulamayacaklardır.

Rusya saldırılarıyla sarsılan Gürcistan rejimi ve iktidarı tüm yalvarıp yakarmalarına rağmen birkaç açıklamanın, protestonun dışında elleri boş kalarak konumunu farkedebildi.

Savaşların bile özelleştirildiği bu dünyada, hala uluslararası dostluk ve dayanışmanın, bir önceki dönemin güç dengeleriyle belirlenen konum ve safların ebediyen sürüp gidecek/evrensel ilkeler ve normlar sisteminin bileşkeleri olduğu hayalini pazarlayanlar olmaya devam edecektir.

Elbette aynı özelleştirilmenin, piyasalaştırılmanın başlıklarından biri olarak tüm değer yargıları ve fikirlerle birlikte satılmaya çalışılacak, satın alınarak varedilmesine çabalanacaktır.