İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın Türkiye ziyeretinden geriye ne kaldı?
İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın Türkiye'ye yapacağı ziyaret daha başlamadan uluslararası arenada olay olmuştu.
ABD'nin Irak'ta girdiği çıkmazı savaşı yayarak "çözme" planlarının İran saldırısını öne çektiğine dair haberlerin gündemleştiği bir dönemde Ahmedinejad'ın Türkiye'yi ziyaret etmesi yeterince dikkat çekiciydi. Buna bir de 1.87 milyar sterlinlik doğalgaz anlaşmasının imzalanacağı gibi haberler eklenince emperyalist merkezler harekete geçmişti.
Bu haberi izleyen günlerde giderek şiddetini arttıran ABD "diplomatik" açıklamaları son kertede Türkiye'nin böyle bir anlaşmaya imza atmayacağına inandıkları uyarısıyla son bulurken kısa bir hatırlatma daha yapılıyordu; IMF ve DB ile yapılan kredi anlaşmalarında şimdiye kadar gösterdikleri 'yardımcı' olma durumunun artık söz konusu olmayacaktı.
Tabii, AB sürecindeki destek için de aynı şey geçerli olacaktı. Tercih Türkiye'nindi, vs. vs. Üstelik ne ABD Başkanı söylüyordu bunları ne Dışişleri Bakanı ya da Başkan Yardımcılarından herhangi biri değildi. Bir ülke Beyaz Saray sözcülerinin birinin ağzından tehdit edilip aşağılanarak durumun ciddiyetine uygun davranmaya davet ediliyordu.
Nitekim tehditler hedefine ulaştı.
Önce Ankara yerine İstanbul'da ağırlanan Ahmedinejad, ziyaretinin planlaması içinde yer alan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İran ziyareti sırasında mutabakat zaptı imzalanan doğalgaz alım anlaşmasının imzalanması iptal edildi.
Üstelik tüm bu tehditler ve boyun eğme o kadar açık gerçekleşti ki, Ahmedinejad'ın ziyareti boyunca uluslararası medyanın haberlerinde, İngiliz Guardian gazetesinin "Türkiye İran’dan gaz satın almaya yönelik anlaşmadan ABD’nin baskılarıyla çekildi" sözlerinde olduğu gibi vurgu hemen tümüyle buna yapıldı.
Sözün kısası, varoluşunu ABD emperyalizmine zincirleyen bir rejim cumhurbaşkanının verdiği sözü yutması gibi durumlarla başbaşa kalmasını geçiyoruz, komşu bir ülkenin cumhurbaşkanını ağırlamasını bile "şu ve şu anlaşmayı imzalamayacağım" gibi taahüdlerle ABD'den izin alarak yapabilen bir devlet ve "bağımsızlık". Ahmedinejad'ın ziyeretinden geriye kalan, bu gerçeğin bir kez daha tüm çıplaklığıyla görülmesi oldu.
Bağımsızlık!!! Kağıt üzerinde ne de güzel duruyor. Gerçek hayatta ise utanç verici bir ikiyüzlülük, kapitalizm koşullarında. Ekonomik, siyasal, askeri, diplomatik, ideolojik her düzeyde kapitalist sistemin dışına çıkılmadıkça da bu ikiyüzlülük sürecek.