Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Birliği (TUYAB), bugün saat 12:00'de, Galatasaray'da yaptığı basın açıklaması ile dikkatleri cezaevlerindeki keyfi uygulamalara çekti.
TUYAB daha önce defalarca yaptığı basın açıklamaları ile “Hayata Dönüş” adlı katliam ile başlayan tecrit ve izolasyon politikaları çerçevesinde cezaevlerinde 6 yıldır var olan hak ihlalleri ve keyfi uygulamaların, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kanunu ile yasalaştığını ve bu faşist yasa ile cezaevlerindeki kimliksizleştirme ve kişiliksizleştirme saldırılarının tırmandığını vurgulamıştı.
Bugün yapılan basın açıklamasında da son dönemde artan bu uygulamaların somut örnekleri sunuldu:
- Edirne F Tipi Hapishanesi'ndeki tutsaklara posta yoluyla gönderilen ve toplatma kararları dahi olmayan gazete ve dergilere, idarece el konuluyor ve sahiplerine verilmeyerek haber alma özgürlükleri keyfi olarak engeleniyor.
- Adana Kürkçüler Hapishanesi'nde defalarca yapılan ve artık bir işkenceye dönüştürülen ayakkabı aramasına tavır alan tutsaklar, görüşe çıkartılmadıkları gibi mahkemeye ve hatta hastaneye bile götürülmeyerek ziyaret, savunma ve sağlık hakları gasp ediliyor.
- Yine ayakkabı arama işkencesine tavır alan Tekirdağ F Tipi Hapishanesi'ndeki tutsaklar, kendilerine sağlık taraması yapmak için gelen İstanbul Taksim Verem Savaş Derneği'den sağlıkçıların kontrolünden geçmeleri engellendi.
- Ankara'daki aşırı soğuklara rağmen Sincan F Tipi Hapishanesi'nde tutsakların kaldığı bölümün kaloliferleri uzun bir süredir yakılmıyor.
- Barış Akkuş isimli tutsağın ziyaretine giden ziyaretçisine kapalı görüş olmasına rağmen ayağındaki platin bahane edilerek yarım saat bekletildikten ve ancak doktor kontrolünden sonra görüş yaptırıldı.
- Tutsak yakınları üzerinde uygulanan keyfi uygulamaları gerekçelendirmek için bulundurulan doktorlar ise 10 günlük bayram tatili süresince tutsaklara hizmet sun(a)madı. Revire çıkmak isteyen tutsaklara 10 gün boyunca tatil bahane edilerek doktor yok denildi.
- Cezaevlerinde tutsakların kaldıkları yerler sürekli değiştiriliyor, ziyaret günleri de tutsağın kaldığı yere göre belirlendiği için tutsak yakınları cezaevine kadar gitseler de tutsağın yeri değiştirilmişse görüş yapamıyorlar. Bu sebepten dolayı önceden hapishane idaresini telefonla arayıp görüş günlerini öğreniyorlar. Fakat Erdinç Yücel isimli tutsağın ailesi telefonda yanlış yönlendirilerek Yücel'in açık görüş cezası bahane edilerek normal görüş hakkı gasp edildi.
- Reşat Caymazer isimli adli tutuklu ise yemeklerin kötü çıkması ve başka keyfi uygulamalara karşı, diğer adli tutuklularla ortak hareket edip rahatsızlıklarını idareye bildirmek istedi. Bunun için de diğer hücrelerdeki tutuklularla not yoluyla iletişime geçti. Fakat notun idarenin eline geçmesi üzerine Reşat Caymazer hakkında “Mahkumları örgütlemek ve idareye karşı isyana teşvik etmekten” disiplin soruşturması açıldı ve tek kişilik hücreye atıldı. Ayrıca spor ve açık alandan yararlanma hakları da elinden alındı.
Basın açıklamasından sonra Sincan F Tipi Hapishanesi'nde tutulan bir tutsak anası da söz alarak konuştu. Ana, tutsaklardan elektirik parası alınmasına rağmen eksi 4 derecelik soğuklarda kaloriferlerin yakılmadığını; tutsaklar günde bir saatlik havalandırmaya çıktıklarında hücre kapılarının kilitlendiğini, kar-yağmur yağsa dahi hücrenin bir saat boyunca açılmadığını; hücreden havalandırmaya çıktıklarında dahi ayakkabılarının arandığını; tutsakların, kapıya vursa görüş yasağı, slogan atsa mektup yasağı aldıklarını anlattı.
“Tecrit Kaldırılsın Hücreler Kapatılsın – TUYAB” pankartının açıldığı açıklamada “İçerde Dışarda Hücreleri Parçala”, “Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak”, “Keyfi Uygulamalara Son”, “İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek” sloganları atıldı.