Yaklaşık 4 ay önce Tuzla Organize Deri Sanayi bölgesinde bulunan Cevahir Deri fabrikasında işçiler sendikaya üye oldukları için işten atılmıştı. Ve işten atılan 28 işçi direniş başlattı. Deri patronu o günden bu yana 40-50 kişilik çetesiyle, demir sopalar ve kazma saplarıyla işçilere saldırıyor, bu da yetmezmiş gibi kolluk güçleri olan jandarmalar da patron ve çetesinin korumalığını yapıyor.
Cevahir Deri patronunun tutmuş olduğu Fuat Özalp isimli kişi önce Özalp isimli taşeron bir inşaat firması kurdu. Yasalara göre asıl işlerde taşeron çalıştırılamaz, ancak bunlar çalıştırıyor. Fuat Özalp, patronu korumak iddiasıyla silahlı kişiler getiriyor. 29 Kasım günü 30’a yakın silahlı kişi, (silahları da tabanca falan değil kaleşnikof tüfekler, sopa ve demir çubuklar) işçileri tahrik etmeye, kendi araçlarını kırıp suçu işçilere atmaya çalıştılar. Ancak yine de direniş kıramadılar.
Çünkü işçiler haklı ve inançlı!
Daha sonra 20 Ocakta Tuzla Deri-İş Başkanı Hasan Sonkaya kendisini polis olarak tanıtan şahıslar tarafından kaçırılmak istenmiş ancak etraftaki esnafın müdahale etmesiyle, kendisini kaçırmak isteyenlerin elinden kurtulmuştu. Hasan Sonkaya'yı bir binanın bodrum katına sokmaya çalışan şahıslar, çevredekilerin jandarmaya haber vermesi üzerine kaçtılar. Olay yerine gelen jandarma ise saldırganları aramaktansa, Hasan Sonkaya'yı gözaltına almayı tercih etti.
Çünkü hakkını arayan işçilerdi. Sömüren sermaye sınıfı!
Sonkaya, daha sonra yaptığı basın açıklamasında bunların JİTEM mensupları olduğunu tahmin ettiğini belirtti. 21 Ocakta şube sekreteri Mustafa Yiğit patronun adamları tarafından jandarmanın gözü önünde dövülerek hastanelik edildi. 23 Ocak sabahı da yine patronun silahlı çetesi fabrika önünde bekleyen işçilere saldırdı ve işçilerin direnmesi üzerine jandarmalar araya girip silahlı çeteyi değil sendika yöneticilerini ve işçi kardeşlerimizi gözaltına aldılar.
Bu güç bizde var, gör!...
24 Kasım 2005'de başlayan Cevahir Deri direnişine fabrika sahibi Seyit Ahmet Cevahircioğlu'nun adamları ve jandarma tarafından çeşitli kereler saldırılar yapılmış, patronun silahlı adamları işçiler tarafından yakalandığı halde, jandarma tarafından salınmışlardı.
Geçtiğimiz günlerde yaşanan saldırıların ardından, söz konusu kişiler bir işçinin arabasının camlarını kırdılar, ayrıca akşamları işçilerin evlerinin önünde araçlarla gezerek tahrik ediyorlar. İşçiler, bu araçlardan ikisini Deri Organize Sanayi içinde yaşanan kovalamacanın ardından yakaladı, ancak bir araç kaçmayı başardı. Yakalanan iki aracın içinde yapılan aramada çok sayıda sopa, demir çubuk bulundu. Jandarma suç aletleriyle yakalananları serbest bıraktı. Silahların ise kaçan araçta olduğu iddia edildi.
Bu güç bizde var, hisset!..
Bugün Cevahir Deri işçisi kardeşlerimize yapılan saldırılar aslında tüm işçi sınıfına yapılmıştır. Bugün çalıştığımız sanayi havzasının sözde güvenliğinden içerisinde bulunan “osb işçi karakolu”na kadar aslında bir çok şeyin patronların çıkarlarına göre uyarlandığını biliyoruz. Patron sınıfının ve onların koruyucularının bu kadar rahat davranması ve hakkını isteyen işçilere bu kadar haince saldırılar planlaması bugünkü örgütsüzlüğümüzün bir sonucudur. Tüm bunlara karşı yapmamız gereken tek şey kendi öz-savunmamızı oluşturmaktır. Tüm bu barbarlığın yolunu kesen, karşısına geçip masaya yumruğunu vuran artık biz olmalıyız!
Bu güç bizde var, göster!...
Bizler, Söz Alınterinin Kurultayı çalışanı işçiler olarak yaşadığımız sorunlara karşı ortak çözümler bulmak için tüm ülke çapında 11-12 Mart'ta İstanbul merkezli bir kurultay düzenliyoruz. Tüm işçi kardeşlerimizi; kendisini bu yolda yalnız bırakmamaya çağırıyoruz. Gelin yumruklarımız birleştiğinde ne oluyor gösterelim!
DUDULLU SÖZ ALINTERİNİN KURULTAYI ÇALIŞANI İŞÇİLER
NOT: Bu bildiri, Dudullu ve İMES'te dağıtılmıştır.