Coca Cola direnişinin 62. günü, Dudullu’daki ana depoda bulunan Genel Müdürlük binası işgal edildi. 62 gündür direnişte olan işçiler bu süre zarfında kendileri ile muhatap olmayan Cola yöneticileri ile görüşebilmek için bu yolu seçtiler.
Direnişin iki cephesinden işçiler aileleri ile birlikte 20 Temmuz sabahı Dudullu’da buluştular. İşçiler ve 3 yaşındaki çocuktan 70 yaşındaki nineye kadar aileler, Nakliyat-İş’li sendikacılarla birlikte saat 10:00′da işyerine doğru harekete geçti. İşçileri Coca binası içinde kendilerini durdurmak isteyen 20 kadar çevik kuvvet polisi ve bunlara ilave olarak özel güvenlikçilere rağmen demir kapının üzerinden atlayıp ilerlediler ve Genel Müdürlük binasına girdiler. Nakliyat-İş üyesi işçilerin sendikacılarla beraber işe geri dönene kadar sürdüreceklerini açıkladıkları işgal böyle başladı.
Sendikacılar ile Cola yetkilileri arasıdaki ilk görüşme saat 14:00′te yapıldı. Sendikanın işe geri dönüş talebine karşılık Cola yöneticileri “Tazminatınızı vererim gidin” dediler. Bu söz karşısında sendikacılar buraya dilenmeye gelmediklerini, satılık olmadıklarını, tek taleplerinin işe geri dönmek olduğunu söylediler. Cola yöneticileri bu talebin kendilerini aştığını, kendi aralarında bir değerlendirme yapacaklarını söyleyip ilk görüşmeyi bitirdiler. Bundan sonra birkaç görüşme daha olsa da hepsi Coca Cola cephesinden oyalama taktiğiydi.
Coca Cola önünde ve içinde yığınak yapan polis, basının görüntü almaması için Genel Müdürlük girişini polis minibüsleri ile kapattıktan sonra ilk saldırıyı saat 17:30′da gerçekleştirdi. Bu saldırıda polis işgalcilerden 8 işçiyi, 2 işçi yakını kadını ve 1 çocuğu alabildi. Bu saldırı sırasında baygınlık geçiren şeker hastası bir işçi eşi 3 işçi tarafından ambulansa taşındı. Ambulansta tedavi edilen işçi eşi yakında bulunan evine gönderildi. İşçi eşini ambulansa taşıyan 3 işçi daha sonra içeri alınmadı. Gözaltına alınıp polis minibüsüne konulan başka bir işçi eşi de yaralanmıştı, bu işçi eşine sağlıkçılar polis minibüsünde müdahale edebildiler. Bir işçinin de burnu kanıyordu. Sıkı direniş karşısında polis saldırıya devam edemedi. Bu arada dışarıda toplanan 20-30 kadar kişi işyerini çevreleyen duvarın üzerinde sloganlar ve konuşmalarla direnişe destek verdi.
İlk saldırıyı duyan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi görüşme yapmak için saat 19:00′da Coca Cola’ya geldi. Süleyman Çelebi’nin Coca Cola yetkilileri ile görüşmesi devam ederken Çelebi’nin kendi anlatımına göre; saat 20:30′a doğru polisler görüşmeye girip “Havanın kararmaya başladığını, on dakika içinde bu işi çözmelerini, yoksa müdahale edeceklerini” söylediler. Süleyman Çelebi de zaten çözüm aşamasında olduklarını ve 10 dakika içinde bu işin biteceğini söyledi. Fakat buna rağmen polisler 2 dakika sonra işgalcilere vahşice saldırdılar.
İşçilerin dış görüntülerinin kanıtladığı anlatımlarına göre polisler birbirine kenetlenmiş işçi ve ailelere ilk olarak biber gazıyla saldırdı. Yoğun biber gazından sonra da gaz sıkmaya devam ederek bu sefer işçileri, kadınları ve çocukları coplamaya başladılar. Polisler çocukları tekmelediler ve kenara fırlattılar. Tek tek sökülen işçiler yoğun dayakla dışarı çıkartıldı. Tüm bu kudurganlığa karşı direniş ruhunu terk etmeyen işçiler arabalara binmediler, direndiler. Dışarıya çıkan işçiler yoğun gaz ve dayaktan sersemlemişlerdi. Kendilerini yere attılar, ki kadınlara ve çocuklara yapılan vahşi saldırıdan dolayı çok öfkeliydiler. Bu esnada polis, dışarıdan işgale destek verenlere de saldırdı.
80'den fazla eylemci işçi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında işçi eşleri de vardı. Nakliyat-iş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, sendika yönetici ve avukatı da gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Gözaltına alınmayan işçi aileleri bir süre Coca Cola bahçesinde polis kordonu içinde bekletildikten sonra bırakıldılar. Dizginsiz polis terörü ile karşı karşıya kalan işçi eşi ve çocukları sinir krizi geçirdi. Süleyman Çelebi Coca Cola’dan saat 21:05′te çıkarak saldırının dozundan dolayı oldukça öfkeliydi.
Gözaltına alınan işçilerden 74'ü sabaha karşı 04:00′te bırakıldı. 5 işçi, genel başkan Küçükosmanoğlu, genel merkez yöneticisi Recep Vurmuş, sendika avukatı Ayhan Erkan savcılığa sevk edildiler.
Gözaltından çıkan işçiler işgalin ertesi günü DİSK Genel Merkezi’nde, Nakliyat-İş ve DİSK yöneticilerinin de katıldığı bir basına açıklaması düzenlediler. Basın açıklamasından sonra savcılığa sevk edilen arkadaşlarının davasını izlemek için adliyeye gittiler. Mahkemeden sonra gözaltından son çıkanlarla birlikte tüm direnişçiler direniş yerine ancak akşam 19:00 gibi dönebildiler.
Bu arada direniş çadırı da yıkıldı. Basın açıklaması sırasında bu haberi duyan işçiler, adliyeden sonra çadırı tekrar kurmak için direniş yerine gitmeye karar verdiler. Çadırın yıkılmasıyla birlikte bölgenin polis ablukasında olduğu da gelen haberler arasındaydı. Direnişçiler çadırlarını ne pahasına olursa olsun tekrar ertesi sabah kurma kararıyla evlerine gittiler.