"Sizden sadece yüzünüzü istiyoruz"

Bir okurumuz biometrik fişleme ve izlemede gelinen aşamayla ilgili bilgilendiriyor:

DÜNYA
Perşembe, 9 Ekim 2008 (17 yıl 10 ay önce)

Bizden istedikleri emeğimiz, alınterimiz, güvenliğimiz, parmak izimiz, yüzümüz, gen haritamız, kan grubumuz, irisimiz, enimiz, boyumuz, beynimiz, canımız, ruhumuz... Bizden yüzyıllardır bizi istiyorlar, bir hiç isteniyor. Bedenimizi, ruhumuzu istiyorlar. Başaramadılar, başaramayacaklar.

Bill Gates ülkelerin güvenliği ile ilgili bir proje için bir konuşmasında "Sizden sadece yüzünüzü istiyoruz" diyor.

1990 yılların sonunda emperyalist kapitalist devletler özgürlüğü güvenlik cenderesinin içine hapis etme uğraşlarını büyüttüler. Bu işçi ve emekçiler için daha beter ezilmek demekti. Yapılan eylemlerde, grevlerde, en ufak hak aramalarda "güvenlik" gerekçesiyle saldırılar artırıldı. Sokaklara yerleştirilen kameralar, seyyar karakollar, vb.. bizlere karşı hep açıktı. Kendilerine karşı ise kapalıydı; işkencelerde, infazlarda "teknik arızadan dolayı" o gün kameralar hep kapalıydı.

Şimdide yüz tanıyan biometrik sokak kameraları, biometrik kimlikler, pasaportlar geliyor. Bu sistem ABD, İngiltere, Avustralya ve Avrupa'nın farklı ülkelerinde uygulanmaya başladı. Biometrik kimlikler pasaportlar isteğe bağlı olarak kişilere veriliyor. -Şimdilik...-

Biometrik pasaportlar sahteciliğe karşı üzerine yerleştirilen cipler sayesinde kişi ile ilgili bütün ayrıntıların yer aldığı bilgiler içeriyor. Bu çalışma 2007 yılının sonunda emniyet genel müdürlüğü tarafından kabul edilip sistem çalışması devam etmektedir.

Biometrik kimlik (pasaport) nedir?


Biometrik pasaportlarda, mobil telefonların sim kartları gibi cipler pasaportlara ilişkilendirilecek. Bu kartların içerisinde kişinin bütün bilgileri olacak. Bu sistem merkezi data bankalarda kayıtlı olacak. Barkod okuyucu araçlar sayesinde okunan çip, merkezi sistemle karşılaştırılıp onaylanacak.

Pasaport ve kimliklerde güvenlik katmanları olacak. Fotoğrafları kendileri çekecek ve laminasyon sistemi ile yapıştırılacak. Dijital imzaların yanı sıra ıslak imzalarda alınacak. Güvenlik katmanları resimler ve figürlerden oluşacak mor ötesi ve kızılötesi ısınlar da görünecek. Böylelikle sözüm ona sahteciliğin önü alınmış olacak..!

Biometrik kimliklerde parmak izi, göz retinası, iris, yüz şekli, ses, imza, avuç içi gibi bilgilerde olacak.

Yapılması planlanan biometrik kimlikler için Türkiye'de, yürürlükte bulunan mevzuat, bu tip uygulamalara izin vermediğinden en kısa zamanda yasa değişikliği yapılması planlanıyor.

Biometrik teknolojisi sadece bu alanda değil farklı alanlarda da kullanılıyor. Mesela bu teknoloji sokak kemaralarında da uygulanıyor sokaktan geçen birinin kim olduğunu tanıyabiliyor. (Almanya, ABD İngiltere, İsviçre vb...)

Biometrik kimliklere ilk geçen ülke Almanya


Almanya, Avrupa Birliği ülkeleri içinde biometrik kimliklere geçen ilk ülke oldu. Yeni pasaportların sahtelerinin yapılmasının çok zor olduğu düşünülüyor. 2005 yılında yapılan bir kampanyaya Alman vatandaşları fazla ilgi göstermedi, ama ilerleyen günlerde zorunlu olacak.

Amerika'da Live 8 konserleri


2005 yılında ABD'de Live 8 konserleri ile "Adalete uzun yürüyüş" sloganı ile konserler düzenlendi. Bu konserlerde milyonlarca insanlardan isimlerini ve yüz fotoğraflarını topladılar. Toplanan bu yüz ve isimlerin nerede olduğu şu anda bilinmiyor...

Biometrik Türkiye ve Bill Gates


Lacivert pasaportlarımız bordo olacak, gri olan hizmet pasaportları ve yeşil pasaportların rengi ise aynı kalacak. Diplomatik pasaportların renginin değişip değişmeyeceği ise belli değil. Maksimum 5 yıllık olan pasaportlar artık 10 yıllık alınabilinecek. Türkiye'de biometrik pasaportlara geçiş 5 yıl sonra olacak.

Bu çalışmaların programlarını tabiki emperyalist kapitalistlerin yazılım devi Microsoft yapıyor. 8 yıldır süren çalışmalar hala tam olarak bitmiş değil. Bu teknoloji için inanılmaz büyük paralar yatırılıyor.

İyi de evsizlik, işsizlik, aş evlerine muhtaçlık ABD'de her geçen gün derinleşiyor. Suç oranları ülkeler sıralamasında Amerika, hiçbir zaman zirveyi kaptırmıyor. Yani bu araştırmalar güvenliklerine çözüm değil o zaman Amerika bu işler için milyar dolarlık yatırımları neden yapıyor?

Bill Gates o kadar meşgul ve çalışkan ki 2005 yılında Türkiye'ye geldiği zaman sadece, o da gece yarısı 4 saat kalabilmiş. Başbakan onunla görüşebilmek için uykusuz beklemiş. Bill Gates, burada biometrik teknoloji hakkında konuştu ve yine aynı sözü söyledi: "Biz sizden sadece yüzünüzü istiyoruz."

Sistemin çalışma şekli


Farz edelim ki fabrikanızın kapısından içeri girdiniz ve güvenlik kamera sistemi ne doğru gülümsediniz. Bu kamera sistemi, aslında yüzünüzdeki noktaları ölçen ve oluşturduğu sayısal yüz tanıma sistemi izini, veri tabanındakiyle karşılaştıran bir kimlik doğrulama aygıtı. Sonra sizi tepeden tırnağa kontrol eden bir görüntüleme aygıtının içinden geçtiniz. Ne bir güvenlik görevlisine hesap vermeniz gerekti, ne sağınıza solunuza dokunuldu ne de kuyrukta beklediniz. Kulağa hoş geliyor değil mi? Çoğu biyometrik sistemleri teknoloji olarak aynı şekilde işliyor. Bir kişi bir ya da daha fazla fiziksel özellikle sisteme kayıtlı olduğunda, bu bilgi bir matematiksel algoritma tarafından işlenip, sayısal kod biçiminde sistem veri tabanında saklanıyor. Kişinin yine aynı fiziksel özelliklerinden hareketle tanınması gerektiğinde, biyometrik sistem yeni bilgileri yine sayısal koda dönüştürüyor ve veri tabanında mevcut olanlarla karşılaştırıyor. Eğer yeni bilgisi, eski bilgiyle eşleşirse, kişiye sisteme erişim izni sağlıyor.

Açıkları kapatmaya uğraşıyorlar


Taranan parmak izini tanıyan biyometrik sistemlerin oyun hamurundan yapılmış parmaklarla kolayca atlatılabildiği kanıtlandı. Bunu önlemek için, parmak dokunuşuna tepki veren bir yüzey yaratacak ultrason kameralar ile parmak izi yapısının öğrenilmesi öneriliyor. Bu hem parmağın canlı olup olmadığını hem de hareket edip etmediğini anlamak için kullanılabiliyor. Bu aygıtlar aynı zamanda parmakların yükselti desenlerini incelemek için tasarlandığından, kandırılması çok zor. Birçok biyometri firması, nem denetimi, nabız denetimi, ten yüzey dokusunun dalgacık çözümlemesi ve yüzey altı iz tarama gibi daha gelişken canlılık testleri geliştirerek bu soruna çözüm arıyor.

İris tarama sistemleri de, göz bebeğine denk gelen kısmı kesilmiş yüksek çözünürlüklü fotoğraflarla ve üzerine yüksek çözünürlüklü iris deseni basılmış özel kontak lenslerle aldatılabiliyor. Bunun önünü almak için "İris ön the Move" adlı bir prototip sistem geliştirilmiş. Bu sistemde, kişilerin kızıl ötesi aydınlatmalı bir kapıdan geçmeleri gerekiyor. İnsan gözünün göremediği bu ışık, gözleri sıradan bir ışığın yaptığı gibi aydınlatıyor. üç metreden varan mesafelerden görüntü yakalayabilen dört adet yüksek çözünürlüklü kamerada bu sırada kayıt yapıyor. Bu tarayıcı insanların irislerini gözlüklerin, kontak lenslerin ve hatta güneş gözlüklerinin ardından okuyabiliyor.

Yetmez, yetmeyecek...


Derlenen bu bilgileri bir çoğumuz biliyoruz, ama bu çalışmaların altında yatan siyasal ve sosyal amaçlar asla işçilerin, emekçilerin yaşamlarının kolaylaştırılması, sosyal refahlarının yükseltilmesi, sağlık ve adelet sistemlerinin iyileştirilmesi, insan haklarının iyileştirilmesi için değil; tamamen korkularının sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Ama hangi güvenlik sistemlerini kullanırlarsa kullansınlar bu onları güvenli kılmayacaktır; bütün dünyanın işçilerinin birleşmesi halinde!

Devrimci, demokrat, bilinçli insanların inceleyen, araştıran sorgulayan ve yargılayan güçlerinden kaçamayacaklar, saklanamayacaklar. Teknik bilgide, bıkmadan, usanmadan, yılmadan, korkmadan, bilginin, sevginin, dayanışmanın yükseleceği yarınları ancak ve ancak ihtilalci bilinçle teslim olmadan kurabiliriz.

Bizden sadece yüzümüzü isteyenler, bizde sizden kırıntı değil bütün dünyayı istiyoruz.

İnternational Federation of Journalists
(Uluslararası Basın Federasyonu) üyesi
Comedia Switzerland
(İsviçre Basın Yayın Sendikası) üyesi
Y.Akgoez