Cumartesi, 8 Kasım 2008 (17 yıl 9 ay önce)
Almanya’da metal ve elektronik sektöründe süren toplusözleşme görüşmelerinde IG Metall’in yüzde 8 zam talebine patronlar cephesinden yüzde 2,9’lik zam yanıtı gelince anlaşma sağlanamadı. Almanya’nın dört bir yanında 1 Kasım‘dan itibaren uyarı grevleri yapılmaya başlandı. Sendikanın yapmış olduğu açıklamaya göre şimdiye kadar 100 binin üzerinde işçi uyarı grevine katıldı. Uyarı grevleri 11 Kasım‘a kadar devam edecek. Anlaşma sağlanmadığı koşullarda 11 Kasım’da genel greve gidilecek. IG Metall Sendikası otomotiv sektöründe; "Özellikle Ford, Daimler Chrysler, Volkswagen’in grevden etkilenecek fabrikaların başında geliyor" şeklinde bir açıklama yaptı.
İlk uyarı grevi!
İlk uyarı grevi Offenbach‘ta yapıldı. Araba yedek parçası üreten GKN fabrikasında 200 işçi gece yarısı uyarı grevine giderek, patronlara cevap verdi.
Baden Württemberg!
Almanya’daki metal sektörünün merkezini oluşturan Baden Württemberg Eyaleti’ndeki 60 fabrikadan 50 binden fazla işçi eylemlere katıldı. Eylemlere metal sektörünün bütününden katılım sağlanırken, en güçlü eylemler Daimler’e bağlı Sindelfingen, Untertürkheim ve Esslingen-Mettingen bölgelerinde gerçekleşti.
NRW’de yaklaşık 50 bin kişi iş bıraktı!
Kuzey Ren Vestfalya’da, küçük-orta ölçekli ve 5 bin‘in üzerinde işçi çalıştıran fabrikalardan oluşan toplam 200 metal işletmesinden 50 bin işçi greve çıktı.
Eylemler Köln, Dortmund, Bielefeld, Bochum, Lippstadt ve Siegen gibi şehirlerde yapıldı. Bazı fabrikalarda da önümüzdeki günlerde eylemler yapılacak.

Bavyera Eyaleti’nde!
Bavyera Eyaleti’nde eylemler Münih, Schweinfurt ve Nürnberg’te yapıldı. Bu eyalette 58 fabrikada, 20 bin‘den fazla işçi uyarı grevlerine katıldı.
IG Metall’in Frankfurt bölgesinden yaptığı açıklamaya göre de, Rheinland-Pfalz’da 5 bin, Hessen’de 5 bin 600, Saarland’da 5 bin, Thüringen’de ise binden fazla emekçi eylemlere katıldı.
Öte yandan Berlin, Brandenburg, Saksonya, Aşağı Saksonya ve Saksonya Anhalt Eyaletleri‘nde de 10 bine yakın işçi üretimi durdurarak eylemlere katıldı.
Patronlarda hem korku, hem tehdit!
Grevlerin yaygınlaşması ile patronları korku sardı. IG Metall’in desteğiyle işçilerin uyarı grevlerine çıkması patronları kızdırdı. Yaptıkları açıklamada
"IG Metall’in yaptığı büyük bir sorumsuzluktur" diye paniklerini gizleyemediler. Metal patronları, önümüzdeki günlerde üretim daraltmasına gitmek zorunda kalacaklarını açıkladılar.
"Eğer grevler devam ederse elimizdeki siparişleri de zamanında yetiştiremeyeceğiz; bunun sonucunda çok somut olarak işten atmalara kadar gitmek zorunda kalabiliriz" diye işçileri de tehdit etmekten geri kalmadılar.
6 Kasım‘da Köln’deki Ford fabrikasında 4 vardiyaya yayılacak şekilde ve toplam 4.5 saat süren uyarı grevi yapıldı. Uyarı grevinde işçilerde genel greve hazır bir ruh hali hakimdi. Konuştuğumuz birçok işçi,
"Eğer sendika talebimizden vazgeçmezse sendikayı sonuna kadar destekleriz" dedi. Haklı taleplerini dillendiren işçiler;
"Hiçbir şey bizi mücadelemizden alıkoyamaz" diyorlar.
Wittich Rossmann (IG Metall Köln Başkanı):
İşverenler 3 ay önce itiraf ettiler. TİS sözleşmeleri dönemi geldiğinde ücret artışlarını en az enflasyon üzerinde yapacaklarını söylediler. Şimdi ne oldu, kriz bahane gösteriliyor. Kim inanır buna? Daha geçen yıl yüzde 200 kar yapmışlar. Biz de bu kardan payımıza düşeni istiyoruz. Hükümet karar aldı. Krizden etkilenen bankalara, şirketlere, işyerlerine 400 milyar Euro para ayrıldığını açıladı. Peki soruyoruz; bu paralar kimden finanse edilecek, kimden alınacak. Elbeteki bizden alacaklar bu paraları. Peki bizim geleceğimiz ne olacak? Bizi kim garantiye alacak? Bunların cevabını versinler. Bizim üretiklerimiz üzerinden bu kadar kar yapacaklar ve vermeyecekler! Olmaz; hakkımız olan yüzde 8‘i vermek zorundalar! Dünyanın süper ülkelerinden biri olan Almanya otomotivde 47 milyar Euro net kar yapmış. Bizim alacağımız işverene 6 milyar Euro’ya mal olacak. Krizi bahane edip buna yan çizemezler. Aynı zamanda ihracat şampiyonu olan Almanya’da işçi ücretlerinin gerilemesi, işçi haklarının budanması küreselleşen kapitalizm sayesindedir. Küreselleşen kapitalizm sayesinde işyerleri daha ucuz işgücünün olduğu yerlere taşınıyor. Ford’un motor bölümü seneye Romanya’ya taşınacak. Tabii buradaki işçiler işsiz kalacak. Bir diğer tarafta, işyerlerine kadrosuz işçi alınmakta ve bunları TİS’in dışında tutmaktalar. Saat ücreti olarak 4€ ile 9€ arası ve 800 - 900 maaşlar vererek bunlara aile geçindirmeleri söyleniyor. Bu koşullarda kim, nasıl çalışacak ve geçinecek? Bütün bu saldırılara dur demek için haklı taleplerimizin arkasında duracağız ve alıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz.
Bu eylemi neden yapıyorsunuz?
Hikmet Körükçü (İşçi): Yüzde 8 ücret zammı için bugün burada Ford çalışanları olarak uyarı grevi yapıyoruz.
Kazanacağınızı düşünüyor musunuz?
Yüzde 8 olmasa da, 5 alacağımızı düşünüyorum.
Neden yüzde 8’de diretmiyorsunuz da yüzde 5′i kabul ediyorsunuz?
Diretiyoruz da alacağımıza pek güvenmiyorum. Neden derseniz? Zor, çünkü şu zaman kötü bir zaman, kriz olayının etkilediğini düşünüyorum. Yani aslında patronlar bunu güçlü bir bahane olarak getiriyorlar. Bundan kaynaklı da yüzde 5 olur diyorum.
11 Kasım’da anlaşmaya varılmadığı durumda genel greve gidilecek, siz ne düşünüyorsunuz?
Ben ‘79 yılından beri Ford’ta çalışıyorum. Burada yapılan uyarı grevleri olsun, eylemler olsun hepsine katılmışımdır. Şimdi de tabii ki genel grev olursa katılırım.
Sizi tanıyalım...
Ben
Zekeriya Öğüt (Sendika işçi temsilcisi):
Şu an burada uyarı grevi yapıyoruz. Haklı taleplerimiz için buradayız.
Yüzde 8′i alamadığınız durumda ne yapacaksınız?
IG Metall sendikası karar aldı ve işverenlere ultimaton verdi. 11 Kasım’a kadar eğer bizim talep etiğimiz bir anlaşma yapılmazsa, uyarı grevinden vazgeçip grev oylamasına gideceğiz ve tam gün greve başlıyacağız.
Oylama sizce nasıl sonuçlanır?
Şu anda gördüğünüz gibi haklı taleplerimizin arkasındayız. Bütün çalışanların kendi taleplerinin arkasında duracaklarını ve oylamaya yüzde 100 evet diyeceklerini düşünüyorum.
Patronlar krizi bahane ediyor. Bu işçiler üzerinde bir baskı yaratıyor mu?
Doğrudur, patronlar krizi bahane ediyor, aynı zamanda medya da onlardan yana bir tutum izliyor. Fakat şu gerçeği görmezden gelemezler, otomotiv sektörü için söyleyebilirim, 2007 yılında yüzde 200′e varan kar yapmışlar, diğer taraftan işçilerin alım gücü yüzde 20′lere varan bir düşüş gösteriyor. Yani bugünkü krizin bizim haklı taleplerimizden uzaktan yakından alakası yok. Sendikamız bu konuda -finans krizini ne kadar bahane de gösterseler biz haklı taleplerimizden vaz geçmeyeceğiz gibi- güçlü bir tutum sergiliyor. İşçiler de sendikanın bu tutumunu güçlü bir şekilde destekliyorlar.
Aynı zamanda işverenler anlaşmayı zamana yaymak istiyor. Biz ve sendikamız bu oyuna gelmeyeceğiz ve ücreti kabul ettirene kadar greve gideceğiz.
’73 Ford grevi gibi olma durumu var mı?
’73 Ford grevi ile şu anki durum bir değil. ’73 yılındaki grev çok farklıydı. Yabancı işçilerin birtakım talepleri vardı. Genel işçilerin talepleri yoktu. Özellikle göçmen işçilerin izin talepleri üzerinden yükselen ve göçmenlerin başlattığı ve sürükleyicisi olduğu bir grevdi. O dönemde yabancı işçilerin örgütlenmeleri daha güçlü idi. Tabii grevin ilerlediği dönemde Alman işçilerin de katılımı ile kazanımla sonuçlanan bir eylemdi. Şimdiki durum farklı. İşçilerin alım gücü çok çok düştü. Patronların kazançları arttıkça, biz işçilerin ekonomik durumu kötüleşiyor. Mesela, Almanya ihracat alanında geçen yıl dünya rekoru kırmış. Bu rekor bizim sırtımızdan kırılan bir rekor. Biz de bu kazançtan payımıza düşeni istiyoruz.
Uyarı grevi ve sonrası için ne söyleyebilirsiniz?
Ahmet (İşçi): Şu an uyarı grevi yapıyoruz. Amacımız maaşlarımıza yüzde 8 zam yapılması. Ha anlaşma yapılmadığı durumda da genel greve gideceğiz. Ve istediğimiz ücreti alıncaya kadar da greve devam diyeceğiz. Bakın şuraya, şu coşkuya! Burada şu anda yaklaşık 4 bin işçi var ve 1.5 saattir eylemdeyiz. Sabah vardiyası daha kalabalık olmuş ve yaklaşık 7 bin kişi katılmış. Akşam vardiyasına da yaklaşık 3-4 bin kişi katılır. Bu da şu demektir; Ford’da uyarı grevine yüzde 100gibi bir katılım olmuş. Uyarı grevine katılan bu işçiler, aynı zamanda genel greve de katılacaklardır.
Sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Turgut. Ford’ta sendika işyeri temsilcisiyim.
Sabah vardiyasından itibaren uyarı grevleri yapıldı. Bu grevlere ilişkin değerlendirmenizi alabilir miyiz. Nasıl bir hava aldınız?
Çok güzel! İşçilerin hepsinde yüzde 8 zam talebinin arkasında durma eğilimi güçlü. Bu uyarı grevlerine katılıma da yansıdı. 3 vardiyayı bir arada düşünecek olursak katılımın yüzde 100 olduğunu söyleyebilirim. Ayın 11’inde yapılacak son görüşmelerden olumlu sonuç çıkmazsa greve gideceğiz.
Peki siz görüşmelerin nasıl sonuçlanacağını bekliyorsunuz?
Öyle görünüyor ki grev kapıda. Patronların yaklaşımını böyle okuyoruz. Biz kendi hazırlıklarımıza başladık. Pazartesi günü önemli toplantılarımız olacak. Önümüzdeki hafta bizim için kritik bir hafta. Her şey ayın 11’ine bağlı. Oradan çıkacak sonuçlar belirleyici. Ama biz onu beklemeden hazırlıklarımızı yapacağız. 3 vardiya tam katıldı bu uyarı grevlerine. Sabahki vardiyada 7 bin işçi vardı. Şimdi 4 bin. Akşam da tam katılım olacak. Yani Ford’da 17 bin 300 kişi çalışıyorsa bunların 17 bininin uyarı grevlerine katıldıklarını söyleyebilirim.
Biz greve göre hazırlanıyoruz dediniz. Ne tür hazırlıklar bunlar?
Daha çok teknik hazırlıklar. Ve grev oylaması öncesinde tabana dönük hazırlıklar. Biz sendika temsilcileri olarak mücadelemizin arkasındayız. Bu konuda ne gerekiyorsa onu yapıyoruz, yapacağız.
Peki bu kriz koşullarında olabilecek bir grevi sadece ücret zammı sınırlarında düşünebilir miyiz?
Kriz söylemi ile bizim TİS’leri birleştirmek kapitalistlerin bir oyunudur. TİS görüşmelerinin krizle bir ilişkisinin olmadığının, bunun bir çıkmaz sokak olduğunun bilinmesini isteriz. Önerilen yüzde 1.2’lik zammı ise ciddiye bile almıyoruz. Bu enflasyonu bile karşılamaz! Kısacası herkesi destek ve dayanışmaya çağırıyoruz. Mücadele eden kaybedebilir. Ama etmeyen zaten kaybetmiştir!
Bildiğimiz gibi Ford’da çok fazla taşeron işçi var. Onlara dönük nasıl bir çalışmanız var?
Onlarla işçi temsilcilerimiz sürekli ilişki içindeler. Tüm gelişmelerden haberdar ediliyorlar. Biliyorsunuz bizim çalışmalarımız “Eşit işe eşit ücret” anlayışına dayanıyor. Onlarla ilişkimiz de bu temeldedir.
Grev kırıcıları konusunda ne düşünüyorsunuz?
Grev kırıcıları olacaktır. Onlara karşı hazırlık yapıyoruz. Fabrikaları biz ele geçireceğiz. Kumanda elimizde olacak. Bu da güçlü ve öncü bir duruş gerektiriyor. Kısacası biz Ford işçileri olarak mücadeleye hazırız.