Pazar, 30 Kasım 2008 (17 yıl 8 ay önce)
Çin'in bir çok şehrinde taksi şöförleri greve çıktı. Protesto gösterileri düzenledi. Taksiciler grev ve protestoların nedeni "Ekonominin yavaşladığı bir dönemde lisanssız araç sahiplerinin yol açtığı haksız rekabet, yükselen petrol fiyatları ve araç kira ücretlerindeki artış" olduğunu söylüyorlar. Öte yandan "Başlıca önceliğimiz ekonominin yavaşlamasıdır" diyen Çin devlet yetkilileri "Ekonominin yavaşlaması karşısında sosyal huzursuzluklarda artış olduğu"nu söylüyorlar.
Ekonomik yavaşlama Çin'li emekçileri birbirine düşürdü
Ekonominin yavaşlaması; binlerce taksi şöförünün greve çıkması ve ülkenin bir çok yerinde protesto gösterileri düzenlemelerinin yanı sıra, lisanslı taksicilerin öfkesinin lisansız taksicilere de yönelmesine neden oldu. Taksiciler; yükselen petrol fiyatlarını ve araç kira ücretlerindeki artışa karşı grev ve gösteriler düzenlerken lisanssız araç sahiplerini de hedef seçtiler. Grevdeki taksiciler lisanssız çalışan taksilere ve müşterilerine de yöneldiler.
Devlet basın yayın organında yer alan haberlere göre yüzlerce taksi şoförü, lisanssız meslektaşları konusunda hiç bir şey yapılmamasını protesto ediyor. Çin'de hafta başında da Guangju kentinde polis, lisanssız araçlara taş ve tuğlalar ile saldıran taksi şoförlerine müdahale etmişti. Taksicilerin öfkesi bu kezde polise yöneldi. Çin'in dördüncü en büyük kenti Çongking'de bu ay içinde üçü polis arabası olmak üzere en az 20 araç, Sanya'da ise 15 araç tahrip edildi.
Yerel yetkililer ise
"Taksi şoförlerinin öfkesini yatıştırmak için gereken her şeyi yaptıklarını" açıkladılar. Grevci taksicilerle müzakerelere başladılar. Son haftalarda ülkenin bir çok kentinde benzer protesto eylemleri düzenlenmişti. Çongking'in valisi, beklenmedik bir adım atarak grevcilerle müzakerelerinin televizyonlarda canlı yayınlanmasına izin verdi. Fakat devlet bu kez de, Çonking'deki sürücülerin elde ettikleri hakların, diğer kentlerdeki şoförleri cesaretlendirdiğini söylüyor.
"Ayrışma"dı!
Burjuva araştırma kurumları, ABD’den yayılan krizin Asya’yı fazla etkilemeyeceği, Çin’in krizin dışında kalabileceği üzerine
"ayrıştırma teorileri" üretmeye başlamışlardı ki; geçen ay Asya’da borsalar iskambil kağıtları gibi devrildi. Emperyalist Çin burjuvazisinin krizin dışında kalma olasılıklarını sıfırlayan; ticaretinin çeşitlenmesi, Rusya - Asya - Afrika - Latin Amerika - Ortadoğu‘daki tekellerle ilişkileri, finans sektöründe genişlemesi, Afrika kıtası başta olmak üzere, sermaye ihracı yoluyla yüksek riskli yatırımları, üretim alanında da ciddi sonuçlara neden olabilecek kırılgan noktalarıydı.
Ve gelinen aşamada; Çin ekonomisi geçen yıl yüzde 11,9 büyümeden, dünyada resesyon başlayıp ihracatlar ve yatırım azalınca, büyüme oranları bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 9'a düştü. Çin'de, Dünya Bankası tahminlerine göre gelecek yıl büyüme oranının yüzde 7,5 olması bekleniyor. Bu, dünya çapında genel ortalamaya göre yüksek bir rakam olsa da, Çin ekonomisi için son 20 yılın en yavaş büyüme oranı olacak.
Çin'in merkez bankası olan Çin Halk Bankası ise, iki gün önce faiz oranlarını Eylül ayında bu yana dördüncü kez düşürdüğünü açıklamıştı. Faiz oranları, yüzde 6,66'dan, yüzde 5,58'e indi. 1997'deki Asya krizinden beri Çin'de borçlanma ilk defa bu kadar ucuzluyor.
Çin tekelleri ise; ekonomideki krize doğru giden yavaşlamanın faturasını Çin'li emekçilere kesmeye başladı bile. ABD'deki dev oyuncak markaları Mattel ve Disney'i üreten Smart Union adlı Çinli şirket, 6 bin işçisinin işine son verdi. Dongguan'da faaliyet gösteren şirketin işçilerin işlerine son verme nedeninin
"ABD'deki mali kriz nedeniyle siparişlerin azalması" olarak açıkladı. Çinli demiryolu yetkilileri istasyonların küresel ekonomik kriz nedeniyle işlerini kaybeden ve kırsal kesimdeki evlerine dönen işçilerle dolduğunu bir açıklama ile duyurdu.