İtalya’da muhalefet Dalga'sı

İtalyanlar neoliberal reformlara tepkili; öğrenciler ve işçiler genel greve hazırlanıyor

DÜNYA
Çarşamba, 10 Aralık 2008 (17 yıl 8 ay önce)

Kaynak: libcom.org
Yazan: Elios
20 Kasım 2008, İtalya


İtalyan öğrenciler: Sizin krizinizin faturasını biz ödemeyeceğiz


İtalyan öğrenciler, Eğitim Bakanlığı tarafından kısa süre önce yapılan reformlar aleyhinde gösteriler düzenlemeye devam ediyor.

Kısa adı Dalga olan ve bakan Gemlini’nin eğitim reformuna muhalefet eden İtalyan öğrenci hareketinin sloganı, "Bu krizin faturasını ödemeyeceğiz”.

Geçen Cuma günü yani 14 Kasım 2008 tarihinde, 300.000 insan Roma meydan ve caddelerinde yürüdüler. Amaçları, bilgi aktarımı ve üretimini yanlış bir kavram olan “meritokrasi”ye dayandırmak şeklindeki hiyerarşik ve anakronik fikrin desteklendiği 133 ve 169 sayılı kanunlara yönelik öğrenci muhalefetinin devam edeceğini göstermekti. 14 Kasım günü, dört otobüs dolusu CGIL sendika üyesi; üniversite öğrencilerinden, kolektif ve fakülte derneği üyelerinden oluşan bir tren dolusu insan ve bireysel olarak gelen yedi tren dolusu vatandaş, Roma’da toplandı. 13 Kasım’da öğrenciler reformun içerdiği çifte saldırıyı protesto amacıyla Roma’da trafiği bloke etti: bu yasalar, harcamalara getirdikleri kısıntılar sebebiyle akademik araştırmayı hem kendileri hem de öğretmenleri için imkânsız kılacak nitelikte.

La Sapienza Üniversitesi eylemlerin gerçekleştiği başlıca kurumlardan biri ama bütün İtalya’daki üniversite, lise hatta (11–14 yaş arası) “Orta Okul”lardan öğrenciler gösterilerde yer alıyor. Bütün talep ettikleri, eğitime erişimin, devletle şirketler arasındaki anlaşmalar tarafından değil, halkın istek ve ihtiyaçları tarafından belirlenmesi. Öğrenciler, hükümetin bir yandan bankaları kurtarmak için yatırım yaparken, öte yandan da eğitim ve araştırma sektörlerinde kesintiler yoluyla tasarrufa gitmeye fazlasıyla istekli olmasına dikkat çekiyorlar ve bu iki tutumu karşılaştırıyorlar.

Reformları savunanlar mevcut sistemde çok fazla israf, çok fazla kayırmacılık olduğunu ve eğitim sisteminin etkin olmadığını söylüyor. Fakat ya açıklanamaz ölçülerde para kazanan üst düzey yöneticilere, bürokrasideki savurganlıklara, bankalar ve sigorta şirketleri dünyasını ayakta tutan akıldışı temsil masraflarına ne demeli?

İtalya’da eylemler COBAS’ın çağrısıyla gerçekleştirilen ülke çapındaki eylemle 17 Ekim’de başladı. Bir başka önemli tarih de İtalya’nın her yerinde yerel eylemlerin yapıldığı 7 Kasım’dı. Ardından “Siamo in Onda” (Dalga’nın İçindeyiz) adlı büyük gösterinin gerçekleştirildiği 14 Kasım ve 18 Kasım geldi. Halen işgal edilmekte olan fakültelerden öğrenciler ve 25 sanatçı, La Sapienza Üniversitesi’nin hemen arkasındaki sahnede konuşmalar yaptı (işgalin devam ettiği bu fakülteler Fizik, Edebiyat, Siyasal Bilimler ve Jeoloji fakülteleri). Gösterinin amaçlarından biri de grev günü olan 12 Aralık’ta gerçekleştirilmesi umulan büyük eylem için hazırlık yapmak. Fakat grev gününden yani 12 Aralık’tan önce, 28 Kasım’da öğrenciler tekrar sokaklara çıkacak. Ve bakan Maroni, derslerin normal işleyişle sürmesini sağlamak için gerekirse güç kullanılacağı tehdidini savururken, Demokrat Hukukçular Derneği işçilere ve öğrencilere parasız yasal destek vermeyi öneriyorlar.

İki büyük İtalyan sendika konfederasyonu CISL ve UGL, işçilerin dört saatliğine iş bırakmasının ve FIOM’un ülke çapında bir gösteri düzenlemesinin beklendiği 12 Aralık’taki greve katılmayacaklarını açıkladılar. Bu sendikalar bakan Gelmini’yle yapılan görüşmelerin sürdürülmesini istediklerini belirterek, Gelmini’nin açıklık işaretleri verdiği görüşünde olduklarını söylediler. Diğer büyük konfederasyon olan CGIL, 11 Kasım’da yapılan ve başbakan, Confindustria, CISL ve UGL’nin katıldığı ‘gizli’ toplantıya Berlusconi’nin kendilerini davet etmemesi üzerine eyleme katılma kararı aldı.

Dalga, üniversiteyi belirsizliğin yeniden üretildiği, bilginin safdışı bırakıldığı ve derebeyi tarzındaki güce itaatin esas olduğu bir yere dönüştürme fikrine karşı olan bir öğrenci hareketidir. Bu hareketin üyeleri kendilerini, kimilerinin arzu ettiği gibi metalaştırılmış bir eğitimi satın alan müşteriler olarak değil, gerçek üretici güce eklemlenmiş özneler olarak varetmek isteyen kişilerdir.


Eylem dalgası


29 Kasım 2008, İtalya


İtalyanlar neoliberal reformlara tepki göstermeye devam ediyor; öğrenciler ve işçiler ortak bir çabayla eğitime yönelik saldırılara karşı mücadele veriyorlar.

Roma’da, kendisine ‘Dalga’ adını veren hareketin üyesi 500 öğrenci, La Sapienza Halk Üniversitesi’ndeki ders yılı açılışı sırasında amfiyi bastı.

Öğrenciler tarafından, protestoları kınamak ve kamu eğitimiyle araştırma fonlarında kesintiye dayanan yeni eğitim reformlarını desteklemekle suçlanan Rektör Luigi Frati, "Yazıklar olsun!", "İstifa et!" tezahüratlarına hedef oldu ve sonunda amfiyi terk etmek zorunda kaldı. Bay Frati, bu ani saldırıyı yapanların faşist olduklarını söyleyerek, "Çünkü faşist bir kişi, başkalarının konuşmasına izin vermez" ifadesini kullandı; sanki genellikle konuşma hakkı bulamayan kendisiymiş gibi (acaba kendisine mi faşist diyordu?).

Öğrenciler, amfiye "Kamu harcamalarındaki kesintiler yüzünden artık kimse ölmesin: utanın!" sözleri yazılı bir pankart astılar. Pankart, geçen hafta Torino yakınlarında bir lisenin çatı katındaki sınıfta tavanın çökmesi sonucu 17 yaşındaki Vito Scafidi’nin ölmesi olayına gönderme yapıyordu. Olay derhal, ülkedeki kamu okullarının çoğunun güvenlik bakımından ne kadar yetersiz olduğu konusunda geniş bir tartışma başlamasına yol açtı. Gelmini reformunun öngördüğü kamu harcamaları uygulanmaya başladıktan sonra durum elbette daha iyiye gitmeyecek. Berlusconi olayın kader olduğunu iddia ediyor; oysa eğitim sistemine ayrılan bütçedeki kesintilerle ilgili iddiaları dikkate almayan kendisiydi.

"Reform" faşizm menşeli


Bu arada reform Senato tarafından onaylandı ve şimdi oylama sırası Kamara’ya geldi (Senato ve Kamara, İtalyan parlamentosunu oluşturan iki kurum). Reform iktidar partileri tarafından (Lega Nord and PDL) onaylandı, PD ve IDV ise aleyhte oy kullandı.

Reformlar, (İtalya’daki faşizm dönemi boyunca kullanılmış olan) zorunlu öğrenci üniformaları ve davranış gelişimi gibi ıvır zıvır konulara yaptığı gülünç vurgunun ötesinde, yabancı kökenli öğrencileri, örneğin Roma’daki Çingene toplumundan olanları, yerli İtalyan öğrencilerden ayrı, özel sınıflara ayırmayı da içeriyor.

Bu politikalar, hükümetin suç oranını azaltmak gerekçesiyle yürürlüğe sokacağı, Romalı çocukların parmak izlerini almak gibi diğer uygulamalarla paralellik içeriyor; oldukça ayrıcalıklı olan siyaset sınıfının mensupları, ülkeyi eski haline geri götürmek için, kendilerini her türlü kanuni yaptırımdan muaf tutacak yasalar yapmayı amaçlıyorlar.

Eylemler


Ekim’in başından beri, hatta 15 Kasım’dan sonra bile, Dalga Hareketi, kamu okullarında ve üniversitelerde oturma eylemleri ve işgaller düzenliyor ve hiçbir geri adım belirtisi de göstermiyor.

16 Kasım’da üniversite öğrencilerinden oluşan ülke çapında (binlerce kişiden oluşan) bir grup, Roma’da La Sapienza Üniversitesi’nde bir araya geldi. Bu organizasyonun amacı, Bakan Gelmini’nin reform tasarısını iptal ettirmek, taslak halinde yeni bir tasarı hazırlayarak öğrencilerin reformun amacının farkında olduklarını göstermek ve protestoları hiçbir siyasi partinin düzenlemediğini açıklığa kavuşturmaktı. "Öğrencilerin Kendi Reformu" adını verdikleri bu metin, piyasa mantığının güdümünde olmayan ve gelişim yöntemlerine saygı duyan bağımsız araştırma ilkesine vurgu yapıyor. Öğrenciler başka birçok konunun yanı sıra, kayıt sayısı sınırlandırmasının ve derslere devam zorunluluğunun kaldırılmasını talep ediyorlar.

21 Kasım’da Dalga Hareketi bir dizi eylem programı açıkladı: bu eylemlerin amacı öğrenci mücadelesiyle emek mücadelesini birleştirmek; zira bu iki kategori birbiriyle sıkı sıkıya ilişkili ve birbirine bağımlı.

10 Kasım’da CISL ve UIL sendika konfederasyonlarının genel sekreterleri ve işverenler federasyonu başkanı, İtalya için yeni bir düzen (bir ‘new deal’) oluşturmak amacıyla gizli bir toplantıda bir araya geldi.

Bu seferki 2002’dekinden bile daha kötü; yeni bir taşeronluk modeli ve grev hakkını sınırlayan tepkisel bir yasa teklifi içeriyor. 11 Kasım’da, CGIL’in genel sekreteri, 12 Aralık tarihinde ulusal çapta bir grev yapılması çağrısında bulundu; bu greve işçilerle birlikte öğrencilerin de katılması ve Berlusconi’nin sağcı, aldatıcı ve zalimce politikalarından duydukları derin hoşnutsuzluğu dile getirmeleri bekleniyordu.

Ancak grev, açıklandığı günden itibaren sendika bürokrasisinin bitmek bilmez ayrıntılarına takılıyor, dolayısıyla da ulusal grevin günün belli saatlerine sıkıştırılmış bir "küçük grev"e dönüşme olasılığı var. Umalım ki İtalyan işçi sendikaları arasındaki diyaloga zarar veren bu "karmaşık durumlar" öğrenci ve işçilerin mücadele ve inisiyatiflerinin (bugüne kadar hep üst düzeyde olan) önemini ve etkisini azaltmasın; maaşları ve istihdamı aşağı çeken, eğitimi kalitesizleştiren, zenginle yoksul arasındaki uçurumu derinleştiren ve açık faşizme yeni bir ivme kazandıran bu tepki hükümetini ortadan kaldırma amacını engellemesin.