'Alınterimle Buradayım' kampanyası bitirildi

Yaşanacak Dünya Gazetesi’nin başlatmış olduğu Alınterimle Buradayım kampanyası Avrupa Parlamentosu önünde yapılan eylemle bitirildi.

DÜNYA
Pazar, 14 Aralık 2008 (17 yıl 8 ay önce)

Yaşanacak Dünya Gazetesi’nin başlatmış olduğu Alınterimle Buradayım kampanyası 13 Aralık’ta Strasbourg’daki Avrupa Parlamentosu’nun önünde yapılan basın açıklaması ile bitirildi. Çeşitli bölgelerden gelen 70 gazete okuru ve dostunun katıldığı basın açıklamasından sonra, çalışmalar süresince toplanan 3000 imza içeriye verildi.

Basın açıklaması hazırlıkları yaklaşık 1,5 ay önce başladı. Hazırlık çalışmaları da yeni bir kitle çalışmasına dönüştürüldü. El ilanı ve afişlerle yapılan yazılı propaganda çalışmalarının yanı sıra, ev ve işyeri ziyaretleri ile kampanyanın amaçları yeniden anlatıldı. Tüm bunların kriz koşullarında nasıl bir karakter kazanacağı dile getirildi. Görüşülen tüm insanlara önümüzdeki dönem hem göçmen işçi ve emekçilerin kendi sorunları temelinde örgütlenmelerinin, hem de yerli işçi ve emekçi kardeşlerimizle işyerinde, okulda, sokakta ortak sorunlar zemininde bir araya gelip, mücadele etmenin yaşamsal önemi anlatıldı. İlişkide bulunduğumuz, kampanya süresince ilişki kurduğumuz insanların basın açıklamasına taşınması için ısrarlı bir çaba harcandı. Bu çaba olumlu sonuçlar yarattı ve kampanya süresince tanışılan yeni insanların katılımı ile somut ürünlere de dönüştü.

alinterimle buradayımAlınterimle Buradayım kampanyasının içeriği, bundan sonra krizin ortaya çıkaracağı sonuçlarla birleşik olarak güncellenip devam edecektir. Çalışmalarımızın özünü “Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği” şiarı oluşturacaktır. Buna uygun bir eksen yaratılmadığı sürece önümüzdeki dönem Avrupa metropollerinin özelde göçmen işçi ve emekçiler, genelde tüm işçi ve emekçiler açısından gerçek bir cehenneme dönüşeceğini biliyoruz! Tüm faaliyetlerimizi buna uygun bir bilinç ve kararlılıkla yürüteceğiz.

avrupa parlamentosu

Eylemde okunan basın açıklaması metni:

Gazetemiz Yaşanacak Dünya’nın 1,5 yıl önce başlattığı Alınterimle Buradayım Kampanyası’nı çalışmalarımız boyunca topladığımız imzaların muhataplarına teslim edilmesi ile şimdilik noktalıyoruz. Kampanya çalışmalarımız Almanya, Fransa, İsviçre başta olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinde yaşayan gazete okurlarımızın katılımı ile yürütüldü. Bu süre boyunca sesimizin en geniş kesimlere taşınması için çeşitli dillerde on binlerce afiş yapıldı. Yine on binlerce el ilanı ve bildiri dağıtımı gerçekleşti. Çeşitli kentlerde paneller düzenlendi. Sokaklarda bilgilendirme standları açıldı. Kampanya gündemli geniş katılımlı geceler organize edildi. Tüm bu çalışmalar, çeşitli talepler içeren metinlerimizle ev ev, sokak sokak imza toplanması ile birleşik yürütüldü. Çalışmalarımız boyunca binlerce insana ulaşıldı, yüzlerce ev ve işyeri ziyaret edildi. Ulaştığımız her insana çalışmalarımızın amacı anlatıldı. Avrupa metropollerinde yaşayan biz göçmen emekçiler üzerinden oynanmak istenen oyunlar anlatıldı, bu oyunları bozacak güce sahip olduğumuz ifade edildi. Gücümüzü birleştirmemiz ve çeşitli eylem biçimleri ile tepkiye dönüştürmemizin hangi sonuçları yaratacağı dile getirildi. İşçi ve emekçi kardeşlerimiz, gençler, emekçi kadınlar yeni çıkan göç yasaları konusunda sadece aydınlatılmadı. Bunların yarattığı/yaratacağı sonuçlar konusunda bilgilendirilirken, aynı zamanda gücünü birleştirmeye davet edildi.
alinterimle buradayım
Kampanyamızı Avrupa metropollerinde esas gündem haline getirilerek hedefe çakılan göç ve göçmenlik sorunu üzerinden oynanan oyunlara dur demek için başlattık.

-Yerli işçi ve emekçi kardeşlerimize asalak olarak sunulmamıza karşı, asıl asalağın sermaye olduğunu anlatmak istedik. Bize yöneltilen "asalak“ söyleminin hiç bir maddi karşılığının olmadığını, çünkü bizim buradaki varlığımızın emeğimizle, alınterimizle olduğunu bir kez daha hatırlatmak istedik. 45-50 yıl önce başlayan göç hikayemizin de asıl olarak sermayenin ucuz işgücü ihtiyacına dayandığını göstermek istedik. Aynı sermayenin şimdi bizim kalifiye olmayan işgücümüze ihtiyaç duymadığı için bizi hedefe çaktığını söyledik!

-Son yıllarda ardı ardına çıkarılan yeni güvenlik yasalarının Avrupalı emekçiler nezdinde meşrulaştırılması için bizim tehlike olarak gösterilmemize karşı; “Tehlikeli olan biz değiliz, asıl biz tehlikedeyiz!“ dedik. Çünkü Avrupalı devletler çıkardıkları tüm yeni güvenlik yasalarını topluma kabul ettirmek için bizim varlığımızı potansiyel tehlike olarak öne çıkardılar. Bununla hem ırkçılığın toplumsal güç kazanmasına neden oldular. Hem de işçi ve emekçileri Avrupalı-göçmen şeklinde ayrıştırarak karşı karşıya getirmeye çalıştılar. Ortak sorunlarımız için birlikte mücadele etmemizi engellemek için! Bu yüzden, “Terörle mücadele” adı altında çıkartılan baskı yasaları iptal edilsin dedik!

-Avrupalı kardeşlerimizin işlerini kaybetmesinin, yoksullaşmalarının, sosyal haklarını kaybetmelerinin nedeninin bizim varlığımız olarak sunulmasına karşı “İşsizliğin nedeni biz değiliz biz de işsiziz“ dedik. İşsizlik ve yoksullaşmanın asıl nedeni emek gücünün fiyatını en alt sınıra çekmeye çalışan kapitalist üretimin kar mantığıdır dedik! Sermayenin amacının aklımıza gelebilecek tüm araçları kullanarak işçi ve emekçileri en kötü koşullara mahkum etmeye çalışmak olduğunu anlatmak istedik! “Herkese iş, herkese insanca yaşam hakkı!” talebini yükselttik.

- “Herkese eşit, parasız-bilimsel eğitim!” talebi ile “sorun ve suçlu“ olarak gösterilen göçmen gençlerin yaşadıkları sorunlara parmak basmak istedik. Ayrımcı-elemeci eğitim politikaları ile nasıl dışlandıklarını, eğitim görenlerin bile iş bulmakta nasıl zorlandıklarını göstermek istedik.

- Yeni göç yasalarının yaratacağı sonuçlara parmak basmak istedik. Asimile olmayı dayatan entegrasyon yasaları ile, aile birleşimini bile ortadan kaldırarak pek çok aşağılayıcı uygulamayı meşrulaştıran yeni göç yasalarına karşı, “Alınterimizle buradayız, bizi böyle aşağılayamazsınız“ dedik! “Saldırgan göç yasaları iptal edilsin!” talebini yükselttik!

Şimdi tüm dünyayı sarsan ekonomik krizle birlikte göçmenlerin daha fazla hedefe çakılacağı günlere giriyoruz! Yerli-göçmen ayrımı yapmaksızın tüm işçi ve emekçileri bekleyen daha fazla işsizlik-daha fazla yoksullaşma ve daha fazla özgürlük yoksunluğudur! Sermaye kendisinin yarattığı bu yıkıma karşı gelişecek tepkinin kendisine yönelmemesi için işçi ve emekçileri bölüp-parçalayacak her türlü yöntemi kullanacak! Bunların başında geleni ise göçmenlerin varlığı üzerinden ırkçılığın körüklenmesidir! Tüm işçi ve emekçileri birleşik mücadeleyi örerek bu oyunları bozmaya davet ediyoruz bir kez daha. İşyerinde, okulda, sokakta her yerde birleşik mücadeleyi örelim! Yükselen ırkçılığa karşı; “Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!” diye haykıralım!