Aleksandra Kollontay

Feministler: Kadın sorunu 'hak ve adalet' sorunudur. Proleter kadınlar: 'Bir parça ekmek' sorunudur

GÜNCEL
Cuma, 24 Şubat 2006 (20 yıl 8 ay önce)

“Feministler, kadın sorunu 'hak ve adalet' sorunudur diyor; proleter kadınlar ise, kadın sorunu 'bir parça ekmek' sorunudur diye yanıtlıyorlardı. Uyanan, özel gereksinim ve istemlerinin farkına varan kadın, bağımsız emekçiler ordusunun bir parçası haline gelecektir.

Tek başına kadın sorunu diye bir şey yoktur; kadın sorunu günümüzün toplumsal sorunlarının ayrılmaz bir parçası olarak vardır. Toplumun bir üyesi, bir işçi, bir birey, bir anne, bir eş olarak kadının kurtuluşu bu nedenle sadece genel toplumsal düzenin köklü bir dönüşümüyle çözümlenir.”


Böyle diyordu Kollontay 1908 Aralığında Birinci Tüm Rusya Kadın Kurultay'ında yaptığı konuşmada.

Sovyet Devrimi'nin, kadın ve aile sorununda olduğu gibi, devrimin diğer sorunlarında da komünist çaba ve emeğiyle göze çarpan simalarından Kollontay'ın yaşamında Anti-Marksist sapma ve savruluşların da belirgin bir yeri oldu. Menşevik-Bolşevik saflaşmasında uzun süre yalpaladı. Önceleri Menşevik'ti sonradan Bolşevik oldu.

Kadın sorununda da, özellikle cinsel özgürlük anlayışında zaman zaman bu kez ters yönde savruluşlar sergiledi. Ekim Devrimi sonrasında “işçi muhalefeti” saflarında yer alışı, onun bir bütün olarak değerlendirildiğinde komünist yaşamında bir diğer önemli lekedir.

Devrimci ajitatörlüğü nedeniyle “eteklikli Jaures”, “devrimci Virago” ve “korkunç Bolşevik” olarak anılan Kollontay, Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı patlak verdiğinde Almanya'da siyasal sürgündü. 2. Entelnasyonal oportüzminin başını çeken Alman sosyal demokrasisinin o kokuşmuş ortamında Liebnecht ve Rosa'yla birlikte savaşa karşı baştan uzlaşmaz tavır aldı ve bu yönde yorulmak bilmez bir çalışma yürüttü.

Onun Sovyetlerde kadın ve aileye ilişkin yasal ve eğitimsel düzenlemelerin yapılmasında önemli katkıları oldu. 1920'lerde, “Kadın ve Aile”de vurguladıkları, bugünde özlemi çekilen hedeflerdir:

“Eski ailenin enkazı üzerinde yepyeni bir biçimin yükselmekte olduğunu göreceğiz- kadınlarla erkekler arasında eskisinden alabildiğine farklı ilişkiler öngören ve komünist toplumun, her ikisi de bağımsız, her ikisi de özgür, her ikisi de işçi ve her ikisi de eşit iki üyesinin birliğinden ibaret olan bir aile...”

9 Mart 1952 tarihinde ölen Kollontay'ı 54. ölüm yıldönümü ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde saygıyla anıyoruz.