Stalin'e yönelik yeni saldırı dalgası ve Göebels'in anıları

GÜNCEL
Cumartesi, 25 Şubat 2006 (20 yıl 7 ay önce)

NOT: Bu metin elimize email yoluyla ulaştı. Yayınlıyoruz.

Kruşçev'in Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin 20. Kongresi'nde (25 Şubat 1957) yaptığı o kötü ünlü konuşmasının 50. yıldönümü dolayısıyla batı burjuva basınında yeniden Stalin karşıtı bir kampanya başlatıldı.

Kampanyanın Avrupa Birliği Parlementosu'na iki İsveçli Parlamenterin verdiği "Komünizmin suçlarını kınama" tasarısından kısa bir süre sonrasına denk gelmesi de oldukça ilginç.

Billindiği gibi bu iki Parlamenter gerekçelerinde eski sosyalist ülkeler sosyalizme olan ilginin tekrar arttığını Stalin'in popülaritesinden bir şey kaybetmediğini tüm bunlardan dolayı bir önlem olarak komünizmi kınamak gerektiğini söylemişlerdi.
"Bütün çabalara karşın bugün Rusya'da Stalin'e olan saygı artıyor... Eski ismi Stalingrad olan şehirde Stalin Müzesi kuruluyor.. Rusların büyük çoğunluğu onu ulusunun refahı ve iyiliği için çalışan bir kahraman olarak görüyor..." Bu sözler Alman burjuva devletinin saygın ve etkin gazetesi Süddeutsche Zeitungun 25-26 Şubat tarihli makelesinden alınma.

Gazete bütün karşı kampanyalara rağmen Stalin'in saygınlığının sürdüğünü ve buna karşı önlem almak gerektiğini öneriyor. Ayrıca Putin yönetimini de Stalin karşıtı kampanyaya yeterince destek vermemekle suçluyor.

Yine İsviçre'de devletin ve sermaye kesiminin görüşlerini yansıtan Der Bund gazetesi de aynı içerikli uzun bir yazı yayınladı. Diğer Batı burjuva basınında da aynı içerikli yazılar yayınlandı.

Bütün karalama kampanyalarına karşı tarih ve gerçekler Stalin konusunda başka konuşuyor.

Örneğin Stalin'in ve sosyalizmin can düşmanı Nazi Almanyasının ünlü Propaganda Bakanı Göebels savaşın sonlarına doğru tuttuğu anılarının bir yerinde şöyle yazar: "... Bütün Sovyet yönetimi zafer kazanacağına dair cesaretini ve umudunu kaybettiği halde tek bir kişi cesaretini, sinirlerini ve zafere olan inancını kaybetmedi o kişi Stalin'di. O ısrarla ve inatla direnişi savundu ... yoksa Rus cephesinde savaşı kazanırdık ... General Maslawla bunları ayrıntılı konuşuyorum..." (14 Mart 1945 Almanca baskısından çeviri).

Oysa Kruşçev konuşmasında Stalin'in zeferde payı olmadığını söylüyordu. Bu kısa alıntı dahi Stalin karşıtı sistemli ve bilinçli kara burjuva propagandanın temelsizliğini, yalanlarını gösteriyor.

Son olarak eklemem gerekir ki ben bir Stalinci değilim ama gerçekelere inanan bir marksist olarak Stalin karşıtı bir çoğu yalanla dolu ve gerçeği çarpıtan propaganda yazılarını okuyunca bu yazıyı yazma gereğini duydum.